Bir bardak ayranın kaç yıl hatırı var!

Bir bardak ayranın kaç yıl hatırı var!
Bir bardak ayranın kaç yıl hatırı var!
Başbakan Erdoğan'ın ayranı 'mili içecek' ilan eden açıklamasının etkileri sürerken sıcakların bastırdığı şu günlerde ihtiyacını hissettiğimiz milli içeceğimizle ilgili küçük bir araştırma yaptık ve sizin için en pratik tarifi hazırladık. Şerefe... Pardon, yarasın!
Haber: ŞAHİN ÇAKIROĞLU / Arşivi

Ayrandan bahsetmeden önce onun ana maddesi olma özelliğini taşıyan bir diğer ‘milli yiyeceğimiz’ yoğurttan bahsetmek, ayran yapımı için hayati önemde. Günümüzde artık pek çok ülkede tüketilen ve hayli yararlı bir besin olan yoğurdun kim tarafından ne zaman ve nerede yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte genel kanı bir Türk keşfi olduğu yönünde. Orta Asya milletlerinin göçebe ve hayvan odaklı bir yaşam tarzına sahip olması, hayvansal bir ürün olan yoğurdun keşfinin onlar tarafından gerçekleştirildiği kanısını güçlendiriyor. Tarihsel verilere göre sütün yoğurda dönüşmesi için gereken kimyasal reaksiyonu sağlayan mayanın ilk olarak karınca yumurtalarından sağlandığına inanılıyor. Toplanan yumurtaları ezildikten sonra sütün altına koyarak, fermantasyon için gerekli olan kimyasalı sağlamışlar. Süt kaynadıkça da ısı yardımıyla reaksiyon sağlanmış ve bu durum sonucunda da yoğurt elde edilmiş. İsmini ‘yoğurmak’ eyleminden alan ve eylemden isim türeten ‘-t’ ekiyle son haline kavuşan yoğurt, çoğu yabancı ülkede Türkçe kökenli orjnal ismiyle kullanılıyor.

İlaç olarak yoğurt
Amerika’da 70-80 yıl öncesine kadar bilinmeyen yoğurdun tarihi Avrupa’da daha eski bir geçmişe sahip. Halk arasında yaygınlığının yanında, saray mutfağının da vazgeçilmez bir parçası olan yoğurdun ilk olarak Avrupa’ya Fransa kralı François’ya iyileşmesi için ilaç olarak Kanuni Sultan Süleyman tarafından gönderildiği rivayet ediliyor. Ateşli bağırsak hastalığına yakalanan François rivayete göre şifasını yoğurtta bulmuş. Bu olaydan sonra da zamanla tüm Avrupa’da tüketilen bir yiyecek haline gelmiş. Hatta bir dönem Amerika’da eczanelerde ilaç olarak bile satılmış.

Ayran tesadüfen keşfedildi
Orta Asya Türklerinin tesadüf sonucu keşfettiği ve tarihi milattan sonra 500’lü yıllara dayanan ayranı ise ilk olarak Göktürklerin ekşiyen süte su ilave etmeleri sonucu ortaya çıkardıkları iddia ediliyor. Bugün dünyada ayranı en çok tüketen ülkenin Türkiye olmasının yanında; Ortadoğu , Balkanlar ve Asya’nın bazı bölgeleri için de ayran önemli ölçüde tüketilen bir içecek. Hatta tüm dünyada yaygın olan fastfood markalarından Burger King ve McDonald’s geçenlerde Türkiye’deki şubeleri için mönülerine ayranı da eklediler.

Susurluk ve yayık ayranı
Ana maddesi yoğurt olan ayranın bölgelere ve yörelere göre birbirinden farklı tarifleri mevcut ancak en iyi ayranın yağlı, doğal koyun sütünden üretilen yoğurttan yapıldığı da aşikâr. Ülkemizde tüketilen en ünlü iki ayran ise tartışmasız yapılışı ve lezzetleri farklılık gösteren Susurluk ve yayık ayranı. Balıkesir’in Susurluk ilçesinin adıyla anılan Susurluk ayranı, ayranın elektrikli motor ile kabından çekildikten sonra ince bir borudan geçerek tekrar aynı kaba boşaltılmasıyla elde ediliyor. Yayık ayranı ise daha farklı olarak, yoğurdun yayık içinde dövülerek yağının çöktürülmesi sonucu oluşan bir içecek.

İyi ayran nasıl yapılır?
Elbette damak zevkinize göre çeşitli ilavelerle ayranınızı farklılaştırabilirsiniz ama en yaygın ve pratik tarif şöyle: İhtiyacımız olan malzemeler oldukça basit; iki su bardağı yoğurt, iki su bardağı su ve bir çay bardağı süt! İlk olarak derin bir kaba boşaltıyorsunuz. Kaşık ya da mikser yardımıyla yoğurt iyice sıvı hale gelince sütü ekliyorsunuz. Son olarak da homojen haldeki yoğurt-süt karışımına iki bardak suyu ekliyoruz, tercihen tuz eklemeniz damak zevkinize bağlı. Ayranınız hazır!
Doğal, ev yapımı yoğurttan yapmanız ayranın tadı için önem teşkil ediyor. Eğer farklı bir şey denemek istiyorsanız süt yerine soda kullanmanızı tavsiye ederiz. Bir de taze nane bulursanız bardağınızın içine atarak Kıbrıs usulü olarak da bilinen ayranı elde edebilirsiniz.
Yudumlamadan önce ‘şerefe’ demeyi sakın unutmayın!