Bir film, bir ruh hali

Mark Pellington, Hollywood'un nicesini barındırdığı senaryo ve stüdyo kurbanı yönetmenler kervanına katılmaya aday gözüküyor.

Mark Pellington, Hollywood'un nicesini barındırdığı senaryo ve stüdyo kurbanı yönetmenler kervanına katılmaya aday gözüküyor. Son filmi The Mothman Prophecies
/Gecenin Nefesi, gerilim türünde aranabilecek
kimi erdemlerden hallice barındırıyor. Ele aldığı hikâye ise, şu haliyle genişlemeye pek müsait değil. Son zamanlarda vizyona giren çoğu film gibi, Gecenin Nefesi de gerçek olaylara dayanan bir bestseller'dan uyarlanmış. Söz konusu gerçekler (iddialar), doğanın üst katmanlarıyla alakalı. West Virginia - Point Pleasant denen yerde, bir ara halk, pervaneye
benzeyen, kırmızı gözlü tuhaf bir yaratığın habire oradan buradan çıkıvermesinden ve daha bir sürü açıklanamayan olaydan yaka silker hale gelmiş. Sonra hepsinin arasında türlü bağlantılar kurulmuş. Kısacası durum, bizdeki
'öğlen 12.00'de ölüp 14.00 sularında tavla oynamaya gelen teyze' hikayelerinden pek farklı değil ya da bir gömlek üstü diyelim. Alacakaranlık kuşağının vasat bir bölümüne benzediği de söylenebilir.
Zaafları kapatmak
Gecenin Nefesi'nin olumsuz eleştiri aldığı noktalardan biri, tonla yer verdiği açıklanamayan olaya açıklık getirmeyi bizzat kendisinin de reddetmesiydi. Ancak bunu filmin zaafı olarak görmek de pek makul sayılmaz. Zira net bir açıklama çabası, muhtemelen film boyunca tırmandırılan gizem unsurunun bir anda ve epey abuk biçimde yok edilmesine tekabül edecekti. Gecenin Nefesi'nin senaryosundaki asıl sorun, hikâyeyi tuhaf olaylar dizisi olmaktan sıyırmaya yeltenmeyişinde, daha doğrusu fazla işlenmemişliğinde yatıyor gibi. İyi bir yorum, mevcut malzemeyi genişletme harekâtı, olan biteni daha içine girilir hale getirebilirdi. Hatta çok da hayırlı olurdu. Çünkü Pellington, gerilim yaratma konusunda kaydadeğer bir beceri sergiliyor. Sırtını baştan sona ses efektlerine dayamadan, yer yer kaydığı video klip estetiğini, stilize görüntü yönetimini Lost Souls / Kayıp Ruhlar'daki görgüsüzce önümüze savurmadan, gerilim tonunu genel atmosferiyle yakalıyor. Müzikten de, açık kapatmaktan çok iş görür biçimde yararlanılmasıyla, Gecenin Nefesi atmosferik gerilimin başarılı bir örneği olmaya adaylığını koyuyor. Ama başarıyla yansıtılan tek bir ruh hali ve onun ancak tek atımlık barutu olan kaynağı, iki saatlik filmi taşımakta haliyle yetersiz kalıyor. Senaryo zaaflarını maksimum düzeyde kapatmak içinse, Mark Pellington da değil, Dario Argento olmak gerekiyor.