Bir filmi 15 kez gösterme hakkımız yok

Bir filmi 15 kez gösterme hakkımız yok
Bir filmi 15 kez gösterme hakkımız yok
İstanbul Film Festivali Direktörü Azize Tan, Filmekimi'nde yaşanan gösterim ve bilet problemlerine ilişkin eleştirileri yanıtladı.

Lale üyeleri tüm biletleri bitiriyor diye bir algı var. Kimdir bu Lale üyeleri ve gerçekten de biletlerin hepsini bitiriyorlar mı?

Lale üyeleri kimdir derseniz, İKSV'nin düzenlediği festival ve etkinliklerin büyük destekçileri. Lale üyeleri sadece erken bilet almıyor, bu etkinliklerin yapılabilmesi için vakfa sürekli bir kaynak gelmesini sağlıyor. Lale Kart, İKSV'nin bütçesine yıllık %6’lık bir katkıda bulunuyor ki bu ciddi bir oran. Üyelerimiz için bilet alım limiti var, üye satışı ve genel satış için ayrı kontenjan ayrılıyor. Pek çok üyemiz bilet almasa da desteğini sürdürmeye devam ediyor. Burada, asıl üzerinde durmamız gereken konu düzenlediğimiz etkinliklerin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyduğumuz bireysel ve kurumsal destek.

Biletleri tükenen filmlere ek seans koyuyorsunuz; neden daha fazla ek seans koymuyorsunuz?
Çok ilgi görüyor diye bir filmi 15 kez gösterme hakkımız yok. Uluslararası Film Yapımcıları Derneği FIAPF, filmlerin gösterim sayısını düzenleyen kurallarla bağlıyor festivalleri. Neticede festivaller, filmin tanıtılması ve duyulması amacını güden sınırlı süreli etkinlikler, asıl hedef filmlerin vizyonda iş yapması. Tabii salonların giderek küçülmesi de bu sorunu derinleştiriyor. Eskiden Emek'te bir filmi 2 seans gösterince 1800 kişiye ulaşabiliyorduk, mevcut sinemalarla bu mümkün değil. Bu da gösterim sayıları sınırlı olduğu için ulaşılan seyirci sayısının azalmasına neden oluyor. Tabii asıl sorun bu gösterilen filmlerin festivaller dışında normal vizyonda dağıtımda yaşadığı zorluklar, ya salon bulmakta zorlanıyorlar ya da çok kısa süre vizyonda kalıyorlar. Festival seyircisi festival zamanları dışına sinemaya gitme alışkanlığından vazgeçti, DVD ya da internetten izlemeyi tercih ediyorlar. Bunun için dünyanın her yerinde olduğu gibi bu tip filmleri yıl boyu gösteren ve izleyici kitlesi yaratmayı başaran özel salonlar olmalı. Böyle salonlar oluşturmak için bağımsız dağıtımcıların yaptığı ve bizim de desteklediğimiz bir çalışma var. Filmekimi'nde bilet bulamadıkları filmlerin büyük kısmı sezonda vizyona giriyor, tabii ki filmleri erken görmenin cazibesini anlıyorum ama nihayetinde amaç filmi görmekse takip edip vizyonda yakalamaya çalışabilirler.

Çok ilgi gören bir etkinlik, biletleri hemen tükeniyor; niye daha fazla salon kullanmıyorsunuz? Kadıköy yakasına geçmiyorsunuz? Salonları neye göre seçiyorsunuz?
Filmekimi bundan 12 yıl önce başladığında tek sinemada, bir haftada 20 film gösteriyorduk. 8 yıl sorunsuz bir şekilde bu formülle devam ettik. Amacımız yeni başlayan sinema sezonunu kutlamak ve Nisan ayındaki büyük festivale kadar beklemeden çok yeni filmleri izleyiciyle buluşturmaktı. 8 yıl sonunda kapasite nedeniyle sinema ve dolayısıyla film sayısı artırmış olsa da amacımız hala aynı; Nisan’daki kadar büyük bir festival yapmak değil. Kadıköy yakasına geçmeme nedenimiz de bu, her şeyi biraz sınırlı tutmaya çalışıyoruz. Sinemaları seçerken Beyoğlu'nda kalan sinemaları desteklemek amacıyla Atlas ve Beyoğlu'nu kullanıyoruz. Nişantaşı'nda da başka bir kitle oluştu yıllar içinde, hem hala Beyoğlu Nişantaşı arasında bir filmden diğerine gitmek mümkün.

Film başladıktan sonra seyirci almıyorsunuz. Bu durmdan hayıflanan oluyor mu?
Hem İstanbul Film Festivali'nde hem Filmekimi'nde salon doluluk oranları çok yüksek. Koltuklar da numaralı olduğu için geç gelen izleyicinin yerine oturma çabası salonun büyük kısmını rahatsız edebiliyor. Geç gelen izleyiciyi içeriye aldığımızda da salondan büyük şikayetler alıyorduk. Artık film başında uzun reklamlar da göstermiyoruz, o nedenle başlama saati belli. Nasılsa reklamlarda içeri girerim diye düşünüp öyle bir pay bırakmayıp seans saatinde gelinirse bir sorun kalmıyor. O gün trafiği etkileyen anormal bir durum olursa da (mesela nisanda polis bayramı gibi) bir iki dakika esneklik göstermeye çalışıyoruz ama aynı hassasiyeti izleyicilerimizden de bekliyoruz.

5 TL’ye film izlemeyi seviyoruz lakin Biletix’e bukadar yüksek hizmet bedeli vermek istemiyoruz. Neden satışınızı Biletix üzerinden yapıyorsunuz? Bir alternatifi olabilir mi?
Hem İstanbul'da hem de İstanbul dışında satış ağı olan ve bu kadar yoğun bilet satışını kaldırabilen bir sistem kullanmak durumundayız. Bilet satış rakamlarını anında görmek, gerekirse ek seanslar koymak için bu bilgilere ulaşmak çok önemli. Hizmet bedeli ödemek istemeyenleri anlıyorum, o nedenle biletlerini sinemadan alanlar için hizmet bedeli koymuyoruz. Bu yıl İstanbul dışı şehirlerde on satışı sadece online olarak başlatınca tepkiler oldu, seneye bunun için bir alternatif düşüneceğiz.

Son 3 yıldır İstanbul dışında gösterimler yapıyorsunuz. Filmekimi bu sene de İzmir, Bursa, Ankara , Trabzon, Gaziantep ve Diyarbakır’a gidiyor. İstanbul dışındjki gösterimlerle ilgili nasıl tepkiler alıyorsunuz? Seyircilerin ilgisi nasıl?
Filmekimi'nin 10. yılında İstanbul dışına çıkmaya başladık. Avrupa Birliği Media projesi desteği ve Saraybosna, Sofya ve Transilvanya Film Festivalleriyle işbirliği içindeyiz. Önce şehir değiştirerek gidiyorduk, sonra aynı şehirlerde ısrar ederek orada bir kitle yaratmaya başladığımızı gördük. Filmekimi adının İstanbul dışında da çok bilindiğine şahit olduk. İzmir, Ankara ve Diyarbakır gibi şehirlerde bazı seansların biletleri tükeniyor, ek seanslar koymaya orada da başladık. Ayrıca şehir dışı etkinliklerini hafta sonuna denk getirdiğimiz için komşu şehirlerden de o şehre gelenler oluyor. Tüm şehirlere gidip tepkileri değerlendirmeye ve bu programı geliştirmeye uğraşıyoruz. Her şehirde dijital sinema bulmak kolay olmuyor. İstanbul dışına 3 günlüğüne gittiğimiz için İstanbul’daki programın tümünü götüremiyoruz, her şehre farklı bir program yapıyoruz, aynı hafta sonunda iki ayrı şehre gittiğimiz için kopya trafiğini de gözetiyoruz. Gecen yıldan beri de İstanbul Film Festivali'nde ulusal yarışmayı kazanan filmi programa koyuyoruz ve çok ilgi görüyor. Yani gördüğünüz gibi bu filmlere ilgi var festivaller artık neredeyse bir dağıtım kanalı gibi çalışıyor.