Bir masalın sonu

Londra'nın paralı kesiminin yaşadığı Chelsea'nin göbeğindeki 'Voyage' adlı butik 31 Ocak'ta tasfiye edildi.

Londra'nın paralı kesiminin yaşadığı Chelsea'nin göbeğindeki 'Voyage' adlı butik 31 Ocak'ta tasfiye edildi. İyi de bundan bize ne diyenlerdenseniz, Voyage'ın namından haberiniz yok demek ki. Voyage açıldığı 1991 yılından beri, raflarında dizili giysilerden çok, kapısından içeri alınmayan Naomi Campbell, Madonna ve Julia Roberts spekülasyonlarıyla ün saldı.
Moda dünyasının Addams'ları
Dünyanın en snob butiğinin sahipleri, moda dünyasının Addams ailesi Mazzilliler'in, kameradan çekindikleri pek de söylenemez. Tiziano ile karısı Louise'in, Voyage'ın reklam kampanyası için Vanity Fair ve Vogue'da sayfalarca pozları yayımlandı. Eski posterler, şamdanlar ve efsanevi Paris gece kulübü Lido'dan alınma objelerle süslü mekân, bir mağazadan çok Josephine'in yatak odasını andırıyordu. Başarıyı bohem şıklığı başlatan 'vintage' tarzı tasarımları ile yakaladı. Bu dönemde kokoşlar, zamane modasından oldukça sıkılmışlardı ve Voyage'ın egzantrik olmakla beraber şirin alternatifleri hayatlarına güneş gibi doğdu. Ama Mazzililer'in açıkça moda kavramının değişkenliğinden haberleri yok ki, o gün bugündür aynı tarzı devam ettirme gafletinde bulunuyorlardı.
Butik mi, özel kulüp mü?
1997'de özel kulüp politikasını başlattılar. Londra'da birçok gece kulübünde uygulanan ve içeriye sadece üye olanların alındığı bu sistemi butiklerine taşımanın eğlenceli bir fikir olduğunu düşünen Rocky Mazzili'ye gülmemek elde değil. Eğlenceli mi? Komik desek daha doğru olur. Eğer butiğin üyelik kartı sahibi, ayrıcalıklı 4 bin müşterisinden biri değilseniz, kapıda kartvizitinizi göstermeniz isteniyordu. Kartvizitinizde titriniz Türkçe ise, çok üzgünüz ama büyük ihtimalle Voyage'ın sınırları içine giremeyecektiniz. Üye olun olmayın içeriye girerken kapı zilini çalmanız gerekiyor. Kapı zili, orjinal tasarımlarını kopyalamak isteyen rakiplerine karşı bir önlemmiş. Bu da iyi.
Tabii her İngilizce kartviziti olanı aldıkları da söylenemez. Paranız var mı, siz ondan haber verin. Olduğunu düşünüyor olabilirsiniz ama söylesenize, tişörte 2 bin 500, paltoya da 10 bin pound verecek kadar var mı? Kapı görevlisi insan sarrafı olmalı ki size bakıp bunu anlayabiliyor. Madonna ve Julia Roberts'a kapılarının açılmaması, Naomi'nin de tezgâhtarlara kabalık ettiği gerekçesiyle dışarı atılması bizim gibi
'sıradan' insanların gururunu da okşamıyor değil. Nitekim, onların Hollywood yıldızlarını umursadıkları söylenemez. Müşterileri arasında Nicole Kidman, Jennifer Lopez ve Britney Spears gibi isimler yer almasına rağmen, onların tercihi bu kaprisli kitleden çok, zengin kibar kesimdi.
Bon Voyage
1970'lerin modasının kralı Halston, bir keresinde 'Olsa olsa giydirdiğiniz insanlar kadar iyisinizdir' demişti. Kariyerinin sonunda giydirdiği kimse kalmamıştı. 3 milyon pound'un altında ezilen Voyage'ın sonu da moda dünyasında üzüntü yaratırken garip de bir haz kaynağı oldu. Düşenin dostu olmazmış, hele düşen kibirli mi kibirliyse hiç olmaz. Bon Voyage, Voyage...