Bir nevi Güzin Abla

Zamanında Cheers dizisini kaçırmayanlar, dizinin geçtiği barın müdavimlerinden Dr. Frasier Crane'i hatırlayacaklardır.
Haber: MELİS ÇELEBİ / Arşivi

Zamanında Cheers dizisini kaçırmayanlar, dizinin geçtiği barın müdavimlerinden Dr. Frasier Crane'i hatırlayacaklardır. İnsanı bir yerin parçası olmaya özendiren dizi sona erdikten sonra Dr. Crane, serüvenini Frasier dizisinde sürdürdü.
Seattle'ın radyo istasyonlarından birinde kendi programını sunan Fraiser'ı Kelsey Grammer canlandırıyor. Dinleyicilere bir nevi Güzin ablalık yapan Frasier, her gün onlarca kişinin derdine deva olduğu yetmezmiş gibi, işten eve gittiğinde de kendi ailesinin bitmeyen isteklerine yetişmeye çalışıyor. Dizideki diğer karakterlerle kıyaslandığında, Frasier oldukça sıradan kaçıyor ancak şimdiye dek iki kez evlenip boşanan doktorun kaotik aşk hayatı, diğerlerininkini geride bırakacak cinsten.
David Hyde Pierce'in canlandırdığı Niles Crane de abisi Frasier gibi bir psikiyatrist. Ancak iki kardeşin mizaçları birbirinden oldukça farklı. Frasier, kendini beğenmiş ve oturaklı bir insan portresi çizerken, Niles'ınki biraz nörotik ve obsesif bir tipleme. Ancak konu eksantrik olmaya gelince, ne Frasier ne de Niles babaları Martin Crane ile yarışabilir.
Arkadaşları arasında Marty diye anılan eski polis Martin, iş kazası geçirip emekli olunca Frasier'ın Seattle'daki dairesinde yaşamaya başlar. Böylece Frasier'ın 'kaliteli' ve huzurlu ev yaşamı kökten sarsılır. Martin, kendi gelmekle kalmaz, sinir bozucu köpeği Eddie'yi ve Amerika'da yaşamak uğruna anavatanı İngiltere'yi bırakıp gelen bakıcısı Daphne'yi de beraberinde getirir. Frasier'in esas katlanamadığı, ne aksi babası, ne de aklına geleni vicdanının süzgecinden geçirmeden söyleyen Daphne. Onu en çok çileden çıkaran, babasının Frasier'ın göz okşayan mobilyalarla salonunun ortasına koymakta direttiği, yıllar boyu köpeği Eddie'nin hışmına uğramış eski püskü koltuğu. İşte Martin vaktinin çoğunu, elinde birası bu koltukta oturup maç seyrederek geçiriyor. Tabii bu da, maç seyretmektense entelektüel sohbetler etmekten hoşlanan Frasier'ı delirtmeye yetiyor. Frasier için babası ile yaşamak ne derece zor ise, Martin için de kibirli entel oğlu ile yaşamak o kadar zor. Yine de Martin bu durumdan o kadar da şikayetçi değil. Yıllar sonra oğlu ile yakınlaştığı için memnun.
Ekibin belki de en ünlü elemanı Florida asıllı terrier cinsi köpek Moose. Hollywood'a taşındıktan sonra Frasier dizisindeki Eddie rolünün elemelerini kazanan Moose, o günden bugüne çok sayıda reklamda rol aldı; Life Magazine, TV Guide ve Entertainment Weekly gibi dergilere kapak oldu. Bunun yanında, talk şov dünyasının ağır toplarından Jay Leno ve David Letterman gibi isimlerin programlarına konuk oldu. Bu da yetmezmiş gibi Moose'un, My Life as a Dog / Köpek Olarak Hayatım isimli otobiyografisi de yayımlandı.
Amerika'da dokuzuncu sezona merhaba diyen dizi, bugüne dek 21 Emmy'nin sahibi olurken; En İyi Müzikal ve Komedi Dizisi ile En İyi Oyuncu (Grammer) dallarında Altın Küre ödüllerine de layık bulundu. Geçen sezon 15.9 milyon izleyicinin takip ettiği dizi, 28.6 milyon kişinin izlediği 24 Ekim 2000'de yayınlanan, sezonun gala niteliğindeki bölümüyle kendi rekorunu kırdı. Türkiye'de rating oranı ne civarda olacak bilinmez ama, aile hayatını konu eden diziler sürüsüne yeni bir alternatif görevi görecek Fraiser'ı izlerken kahkaha atarak yuvarlanmasanız da, yüzünüzden tebessümün eksik kalmayacağına şüphe yok.