Bir otel odası rüyası

Bir otel odası rüyası
Bir otel odası rüyası

Dantel işlemeler, çiçekli sabahlıklar, ipek gecelikler, incecik askılar defileye bir sabah mahmurluğu havası katmıştı.

Dün sona eren Paris Moda Haftası, kapanış defilelerinden birinde dün sabah nefes kesen bir şova ve nefis bir geri dönüşe ev sahipliği yaptı. Kate Moss 2004’te veda ettiği podyumlara, yakın arkadaşı Marc Jacobs’ın 2011’den sonraki ilk defilesinde görünmüş oldu. Louis Vuitton defilesi, lüks bir Fransız otelinin lobisine dönüşmüştü. Duvar kâğıtlarına kadar titizlikle hazırlanan şov izleyicileri, mahrem ve seksi bir anın içine çekti. Alacakaranlıkla sabah saatleri ya da kuşluk vaktiyle gece arasında bir yerde olmalıyız. Sıra sıra dizili kapılardan uykudan yeni kalkmış modeller çıkıyor. 70’li yılların filmlerindeki Fransız kadınları andırıyorlar kâkülleri ve kırmızı rujlarıyla.
Çiçekli sabahlıklar incecik deri kemerlerle bele oturuyor, incecik spagetti askılar, dantel işlemeler uyumaya giden ya da sabah yataktan kalkmış kadınların mahremine girmiş gibi hissediyorsunuz. Marc Jacobs kombinezonlar, ipek gecelikler, sabahlıklar, çiçekli pijamalara benzer ceketler, baby-doller’den kurulu bir boudoir’a götürüyor bizi. Upuzun paltoların içindeki uzun, ipekli gecelikler, kürk manşetli sabahlıklar yan yana dururken asla kitsch’in yanına yaklaşmıyor. Tabii bu şiir gibi defilede Kate Moss’u görmek de işin kreması...
En son Marc Jacobs kırmızı çiçekli pijamalarıyla ortaya çıkıyor, kalabalığı selamlıyor. Resmen oradakileri dünyanın başka bir köşesine fırlatmış olmalı. Twitter ’a defileden çıkanların ağız birliği etmişçesine nefes kesici yazması tesadüf olamaz...


    ETİKETLER:

    Twitter

    ,

    Kate Moss

    ,

    Sabah

    ,

    Moda

    ,

    Lüks

    ,

    Gece

    ,

    Kırmızı

    ,

    Şiir

    ,

    mahrem