Bir parça 90'lar dramı

Bir parça 90'lar dramı
Bir parça 90'lar dramı
12 yılın ardından gelen Suede albümü 'Bloodsports'ta Brett Anderson'ın benzersiz sesi hâlâ şaşırtıcı şekilde güçlü. Büyük oranda melodiler ve parça yazımı da.
Haber: SEDA NİĞBOLU - twitter.com/sedanigbolu / Arşivi

Bir parça 90’ları bugüne taşıma fikri kulağa oldukça nostaljik ve güzel geliyor. Alternatif rock’ın türlü türlü rengine girişini o dönemde yapanlar; dönemin kişiselliğini, formülden uzak deneysellik tutkusunu, ön plandaki performansçı, hikâye anlatıcısı ve sahne personalarını özleyenler için en azından... Ama söz konusu olan ‘zamansız’ bir müzik değilse geçmişteki gibi tınlamak illa iyi bir şeye işaret etmeyebilir. ‘Bloodsports’ı hemen iyi ya da kötü olarak nitelemeden evvel biraz kafa ve duygu karışıklığı yaşatan da bu. Suede 2002 tarihli kimliksiz ‘A new Morning’ ile tatsız bir şekilde kayıplara karıştığında kimse bir geri dönüşü aklına getirmemişti herhalde. İşin doğrusu yaptıkları zamansız değil de belli bir zaman ve ruh halini yansıtan bir müzik olduğundan buna ihtiyaç duyan da çok olmadı. ‘Bloodsports’un 12 yılın ardından gelişi bu yüzden beklenmedik ve albümü dinleme deneyimi büyük beklentilerden uzakta gerçekleşiyor.
Yeni bir Suede beklemiyor insanı ‘Bloodsports’ta, albüm daha çok ilk dönemlerinin albümlerini sahiplenmiş kitleye “Hâlâ bizim gibiler var” dedirten bir hediye gibi. ‘Hit Me’ ve ‘Snowblind’ gibi pop hitleri ve sondaki üç görkemli baladıyla müzikal olarak en çok ‘Coming Up’ı andırıyor.
Zamanlar ve dinleyicinin ruh hali değişti; Suede asla o dönemdeki heyecanı uyandırmıyor ve bunun yaşattığı belli bir trajedi hissi var insana. Ama trajedi Suede’in -Bowie’nin androjenliği, Morrissey’in kırılganlığı ve glam’in görkemini çok özel melodiler ve vokalle taşıdığı- müziğinde her zaman önemli bir faktör oldu ve bugün bu albümü dinlemek hem geri gelmeyecek zamanın trajedisini yaşatıyor hem de biraz durup geçen 20 yıl içinde nelerin değiştiğini düşündürtmesiyle duygusal bir deneyim yaşatıyor.
‘Bloodsports’ ismi tesadüfi değil, kanlı ve zorlu bir sürecin ardından gelen bir albüm bu. Brett Anderson’ın benzersiz sesi hâlâ şaşırtıcı şekilde güçlü, büyük oranda melodiler ve parça yazımı da. Ve son dönemde uyuşturucu etkisiyle çokça eleştirilen sözlerinin yerini (ne mutlu ki) hâlâ ergen heyecanını taşısa da aşka, ilişkilere, kaybetme korkusuna dair daha insani, daha olgun sözler almış. Yaşattığı büyük bir heyecan değil ama ‘Bloodsports’u bir daha asla eskisi gibi olmayacak hissine kapılıp bir kenara atmadan evvel hislerin ortaya çıkmasını beklemek için biraz zaman tanımak lazım.


    ETİKETLER:

    Rock

    ,

    Müzik

    ,

    Hediye

    ,

    Bugün

    ,

    Sözler

    ,

    ruh

    ,

    zaman

    ,

    Uzak