Bir piyano dostu

"O koca gövdesine bakıp aldanmayın sakın. Piyano çalgıların en hassasıdır" diyor 32 yıllık piyano tamircisi Balatlı Mustafa usta.
Haber: GÖKSAN GÖKTAŞ / Arşivi

İSTANBUL - "O koca gövdesine bakıp aldanmayın sakın. Piyano çalgıların en hassasıdır" diyor 32 yıllık piyano tamircisi Balatlı Mustafa usta. "İlk başladığımda karmakarışık bir şeydi gözümde. Ama şimdi iyi geçindiğimi halinden anladığım bir dost piyano. Dilinden, derdinden anlamak için sabır ve sevgi gerekir her şeyden önce."
Çamaşır iplerinin cumbalı, köhne ahşap binaları birbirine bağladığı Balat'ın ünlü Vodina Caddesi'nde eski bir dükkân... Hali vakti yerinde ailelerin salonlarının baş köşesini süsleyen neredeyse 100 yıllık kuyruklu ve konsol piyanolar sakin sakin yatıyor, 'tedavi' için sıra bekliyor bu dükkânda. O havalı, aristokrat hallerinden eser yok. Belki de bu yoksul semtin dokusunu bozmamak için duruma ayak uyduruyorlar. Dükkânın camında 'Modern Piyano' yazıyor. Sağında ayakkabı solunda ise televizyon tamircisi dükkânı var.
Taşıması ayrı bir sanat
Dükkânın sahibi Mustafa Bardakçı, mavi 'usta' önlüğü ve gözünün altına düşürdüğü kalın çerçeveli gözlüğüyle kapının eşiğinde karşılıyor bizi.
Hemen girişte sağ ve sol köşelerinde birer şamdan olan bir konsol piyano var. Usta bizi bilgilendirmeye kapıda başlıyor "1930 Otto Marguard. Belki hatırlarsınız 'İkinci Bahar' dizisinde Vakkas'ın karısı Sakine kullandı bu piyanoyu bir bölümde. Bizden kiralamışlardı."
Piyanoları kiralıyoruz dediniz. Peki aklınız kalmıyor mu enstrümanda?
Kalmaz olur mu. Piyanoyu taşımak ayrı bir sanattır. Sürekli başında dururuz piyano taşınırken. Bu işleri bilmeyen bir hamal size en baştan tamirat işi çıkartır. Küçük bir çizik bile yeter. Bütün cilayı baştan yapmak zorunda kalırsınız.
Biraz başa dönsek... Siz çıraklıktan başladınız haliyle bu işe. O zamanlara gitsek...
1967'de kardeşlerimi yanıma alıp
İnebolu'dan İstanbul'a teyzemlerin yanına geldik.
Eniştem Türkiye'nin sayılı piyano tamircilerindendir. Şişhane'de onun dükkânında başladım çıraklığa aynı yıl. Piyano nedir diye sorsalar cevap bile veremezdim. Öyle hemen piyanoya dokunamadık. Takımları çıkar, kaldır derken 1967' den, 74'e kadar eniştemle çalıştım. Kalfalığa onun yanında geçtim. Akabinde evlendik. İşte Fener'de Modina Caddesi'ndeki bu dükkânı açtık. Tam 32 sene oldu. Doktoru olduk artık piyanonun. Çalmasını bilmem ama derdinden dilinden, hastalığından anlarım. Parçalara ayırıp yeniden birleştiririm icabında. Ama en önem- lisi verniktir piyanoda.
Hangi bölümleri vernikleniyor piyanonun?
Piyanonun içinde tiz, çelik teller, solda bas, bakır teller vardır. Bu tellerin karşısında ses çıkmasını sağlayan göğüs ve armoni tahtası bulunur. Piyanonun iç kısmında tellerin gergi yapıldığı yerin tam karşısında armoni tahtası dediğimiz bölüm var. Teller gerildiğinde o yankı armoni tahtasına çarpıp dışarı ses veriyor. Armoni tahtası ne kadar iyi verniklerinirse o kadar iyi ses verir piyano.
Ailenizde müzikle uğraşan, piyano çalan var mı?
Çocuklarım çalsınlar çok isterdim ama olmadı. İnşallah torunlarımız öğrenir ileride.
Piyanonun iyisi nasıl olur?
En iyileri Alman piyanolarıdır. Piyanonun anavatanı orası zaten. Amerikan piyanolarının sesi daha çok caza yatkın. Benim gönlüm en az 70-80 yıllık el yapımı kuyruklu piyanolardan yana. Çünkü onlar kulağı okşayan daha doğal bir sese sahip. Seri üretim piyanoların sesi daha metalik, ruhsuz. İşçilik, el emeği olmayınca sesteki o duygu da kayboluyor...
Tel: 0 (212) 531 93 12