Bir siren misali

Bir siren misali
Bir siren misali
Sıla yine yapacağını yapıyor. Yeni albümünü sadece kış ve ilkbahara değil, tüm seneye damgasını vuracak şarkılarla donatıyor.
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

1800’lerin sonlarına doğru New Jersey’de yaşayanların büyük saygı duyduğu stenograf ve avukat Edward Easton’ın, dâhice planı sonucunda, bir grup yatırımcıyı da ikna etmesiyle kurulan ‘The Columbia Phonograph Company’nin tüm zamanların en güçlü, en büyük, en tutkulu ve en sevilen endüstrilerinden birinin fitillerini ateşlemesinin hikâyesi başlı başına bir kitap konusu. O günden bugüne sayısız ismin ışığını parlatan ya da dilediği zaman söndüren müzik endüstrisinde zaman zaman işleri tersine çevirebilen isimler de olmuyor değil. Yani kendi kariyerini, kendi dizginleriyle yöneten yıldızlar güçlü bir alkışı hak ediyor doğrusu. Tıpkı 2007’den beri yaptığı müzikle denizcileri kayalıklara çeken bir siren misali, bizleri peşinden sürüklemeye devam eden Sıla Gencoğlu gibi.
2010 tarihli ‘Konuşmadığımız Şeyler Var’, neredeyse kusursuz prodüksiyonuyla beklentilerimizi öylesine yükseltmişti ki, heyecanımızı biraz olsun yatıştırmak için gelen Joker’den kısa süre sonra yayımlanan ‘Vaveyla’yı tam olarak beklediğimizi bulamamış olmanın burukluğu ile kucaklamış, haliyle yine bu sayfalardan birazcık yüklenmeyi de ihmal etmemiştik. Bunun sonucunda ‘Yeni Ay’ı biraz gergin bekledik. Ta ki albümün müjdecisi ‘Vaziyetler’e kadar. Sıla değişmez partneri Efe Bahadır ortaklığında bir kez daha yapacağını yapıyor. ‘Vaziyetler’, sadece kış ve ilkbahara değil, önümüzde uzanan uzun yaz mevsimine de damgasını vuracak gibi görünüyor. Halk müziğinin coşkulu öğelerinden beslenen bu fazlasıyla enerjik şarkıyı dinlerken yerinizde sabit durmanız imkansız. Üstelik sevseniz de sevmeseniz de...
‘Yeni Ay’, tıpkı ‘Vaveyla’da olduğu gibi yeni ve farklı bir kulvara yönelmiyor. Sıla yine güvenli sularda. Ancak bu kez biz pes ediyoruz. Zira onu bu haliyle dinlemekten fazlasıyla mutluymuşuz meğer. Neredeyse tüm düzenlemeleri müziklere de imzasını atan Efe Bahadır’ın yaptığı albümde açılışı yapan ‘Yeni Ay’ın yönetimi aynı zamanda davulun da başına geçen İskender Paydaş’a teslim edilmiş. İddiasız, mahcup bir açılış bu; yine de üçüncü dinlemeden sonra favoriler arasına yerleşiyor. Bu albümde Sıla’nın insanın içine işleyen tarzını en iyi örnekleyen şarkılar ise ‘Yeter’, ‘Merhabalar’ ve ‘Saki’. Keyifli bir dost meclisinde kadehlerin havada uçuşacağı ‘Sevgili Kaybım’ ve adı üzerinde ‘Doldur’ ise kısa sürede ezberlenebilecek şarkılar. Sıla’nın stüdyo sürecinde kaydedilen çok sayıda demoyu da ‘kazan doğurdu’ misali eklediği Yeni Ay’ı biz pek sevdik. O halde şimdi ‘Sıla’nın şerefine!’...