Bir 'süt kafa'nın adımları renklendirme girişimi...

Bir 'süt kafa'nın adımları renklendirme girişimi...
Bir 'süt kafa'nın adımları renklendirme girişimi...
Sütkolik bir tasarımcının ayakkabılarınızı şirin canavarlarla donatmasını ister miydiniz? Kulağa tuhaf geliyor, kabul. Fakat bu işi yapan Nur Teker'in tasarımlarının özgünlüğü ve başarısı tam da bu 'tuhaflıktan' besleniyor
Haber: SÜHEYLA DEMİR / Arşivi

25 yaşındaki Nur Teker, ‘Milkyhead’ takma adıyla çıktığı tasarım yolculuğunu markaya dönüştürmüş yeni nesil başarılı bir tasarımcı. Kariyerinin başlangıcını “Hiçbir zaman istediğim ayakkabıyı bulamayınca ben de ayakkabıları boyamaya başladım” sözleriyle özetleyen Teker’in çizim tutkusuysa eli kalem tutar tutmaz başlamış.
Küçükken boyama kitapları ve defterlerle başladığı macerasını ilerleyen zamanlarda evlerinin duvarlarını çizip boyayarak sürdürmüş ve en sonunda asıl tutkusunun ayakkabıları boyamak olduğunu keşfetmiş. Cıvıl cıvıl, renkli, birbirinden sevimli canavarların süslediği ayakkabı tasarımları büyük beğeni toplayınca da çalışmalarını internetten satışa çıkararak herkesle paylaşmaya karar vermiş.
Önce kendi derdine derman olma kaygısıyla işe koyulan Teker, sıradanlıktan şikâyetçi olan ve farklılık, özgünlük isteyen birçok kişinin de isteklerine cevap veriyor. Yöntemiyse aslında çocukken boyama kitaplarında yaptığımızdan pek de farklı değil. Ama işin sırrı zihnindeki sonsuz sayıdaki illüstrasyonlarda ve bunlara can veren boyama kalemlerini hünerle kullanmasında.
“Tasarım tamamen bana bırakılmışsa iş biraz zorlaşıyor ve süreç uzuyor. Çünkü kafamdaki sonsuz fikirden seçim yapmak zorunda kalıyorum. Bitene kadar bile, ‘Şunu da yapmalıyım, bunu da yapmalıyım’ diye yerimde duramıyorum. Bitmiş halini görmek için çıldırıyorum ama bir yandan da hiç bitsin istemiyorum” diyor. 

Fiyatlar 100-200 TL
Sipariş veren kişinin aklında belirli bir tema varsa işler daha kolaylaşıyormuş. “Çok sevmesem de yönlendirilmek bazen işimi kolaylaştırıyor” diyor ve özel siparişlerde karşı tarafla ‘Nasıl yapalım, neler olsun’ diye uzunca düşündüklerini, temayı kesinleştirdikten sonra da yine kendinden bir şeyler ekleyerek işe koyulduğunu söylüyor.
Tasarımlarına ‘renk ve can’ veren materyallerse yüksek kalitedeki akrilik boyalar. Boyalar suya dayanıklı olsa da el yapımı olan bu tasarımları kullanırken özenli olunması gerektiğini söylüyor. Bir tasarımın ortalama iki haftada tamamlandığı ürünlerin fiyatları da 100-200 TL arasında değişiyor.
Titiz çalışmalar sonucu topuklu ayakkabılar, bez ayakkabılar, babetler hatta çoğu kişinin antipatik bulduğu Ugg’lar bile Nur Teker’in sevimli illüstrasyonlarıyla bambaşka bir kimliğe bürünüyor.
Farklılığı, özgünlüğü benimseyen Teker, koleksiyonunu sık sık değiştiriyor. Tasarımlar sadece ayakkabıyla sınırlı değil tabii, Milkyhead markasıyla sunulan koleksiyon hayli zengin. İçinde cüzdanlar, çantalar, şemsiyeler, defterler, kutular, hatta telefon ve bilgisayarlar bile var. Yani istediğiniz her şey Teker’in zihnini kurcalayan canavarların, hatta sevdiğiniz çizgi film karakterlerinin, roman kahramanlarının illüstrasyonlarıyla donatılabilir
Kendisi bu durumu şöyle açıklıyor: “Ürün sınırı koymuyorum kendime. İstenen her şeyi boyayabilirim. Asıl amacım insanların hayal güçlerini harekete geçirmelerine yardımcı olup sıradanlıktan kurtulmalarını sağlamak...”
İnterneti aşıp mağazalara da girmeyi başaran çalışmalarının böyle yoğun ilgi görmesi aslında beklediği bir şeymiş. Zaten kendi ayakkabılarını boyamaya başladığından çevresinden gelen ‘Hani bana?’ serzenişleri ona doğru yolda olduğunu göstermiş.
Teker’in tasarımları konusunda da kendine güveni tam. Öyle ki güzel sanatlar fakültesi sınavlarını ‘yeterince yetenekli olmadığı’ nedeniyle geçememesi bile onu pek etkilememiş. “Kabul edilmedim, yeteneğimi keşfedemediler. Zaten bu işin okulunu okumanın o kadar da şart olmadığını düşünüyorum” diyor gülerek. Yaptığı işin okulunu okumasa da şu an Celal Bayar Üniversitesi’nde iktisat eğitimi görüyor. 

‘En her şey süt...’
Teker’in tasarımlarından başka, sıradışı bir özelliği daha var: O bir ‘sütkolik’! Süte duyduğu ‘aşkını’ “Sütsüz bir dünya düşünemiyorum” diyerek anlatıyor. Peki süt nereden çıkmış? Teker, “Çünkü süt en büyük mucize” diye cevap veriyor, “Dünyaya gözlerini açmandan gözlerini kapatana kadar süt... En masum şey, en duru şey, en beyaz şey, en eğlenceli şey, en romantik şey, en her şey süt...”
Markasının adı Milkyhead de kendini sütle ifade edişinin bir yansıması zaten. Teker, kendisine “Nasılsın?” diye sorulduğunda hep “Süt kafayım” cevabını verirmiş, bundan dolayı da markasının adını seçmek zor olmamış.
‘Milkyhead’ Nur Teker’in sanal âlemdeki adı da aynı zamanda. Milkyhead’in tasarımlarına Galatasaray’daki Lazy mağazalarından ya da internette www.milkyhead.com sitesinden de ulaşabiliyorsunuz.