Bir yıl nasıl geçti?

Radikal yazarları bir yıl boyunca, siyasetten, ekonomiden, spordan, sanattan bahsettiler... Ama 2002'nin kendileri için nasıl geçtiğinden, en büyük hayal kırıklıklarından, hatalarından, en iyi alışverişlerinden, en büyük keşiflerinden söz etmediler. Yılın son Cumartesi ekinde hepsini ve daha fazlasını bulacaksınız.

Huzurlarınızda Radikal'in 2002 yıllığı...
RUHİ SANYER
Şubat tailinde kızım ve eşim ile birlikte yaptığım 12 günlük Burma seyahati en iyi seyahatimdi.
Benim gibi mükemmmel bir adamın hiçbir hatası olamaz. Esasında bu soruyu bana yöneltmek büyük hata.

En büyük hayal kırıklığım doğum günümde az hediye gelmesi.
Kendimle gurur duyduğum olay o kadar çok ki...
Para harcamayı sevmem. Ama sık sık iddiaya girip ihtiyaçlarımı para harcamadan gideririm. Bu sene cebimden tek kuruş çıkmadan ayakkabı ve birkaç gömlek sahibi oldum. En iyi alışverişim onlardır.
En büyük keşfim kızımın en çok beni sevdiğini anlamam.
Ben anlamadım da o itiraf etti. 2002'den bana kalan ise yorgunluk.



SEVİN OKYAY

Pek bir yere gitmiyorum ama, bu yıl on beş yıl boyunca doğru dürüst tatil yapmayışımı bir yüz karası sayan Elif'in zoruyla gittiğim Magic Life Kemer tatili, benim için başlı başına bir olay oldu. Meğer böyle yerlerde sıkılmamak mümkünmüş.
Aşağıdaki cevaplarla da yakından ilgili olaylar nedeniyle bu yılki en büyük hatam, bir yakınımdan borç almam. Bir türlü ödeyemedim, kendisi de olgunluk gösterip bütün bütün sinirimi bozdu.
En büyük hayal kırıklığım J.K. Rowlings'in tuzu kuru bir tavır içine girerek tembellik etmesi ve Harry Potter'ın 5'inci kitabını yazmaması. Bu sorumsuzca davranış, bütçemi altüst etti.
Kendimle gurur duymak, en beceremediğim şeylerden biridir. Bu yıl içinde de böyle bir gurura yol açacak bir olay hatırlamıyorum.
En iyi alışverişim şu anda oturduğum ev. Ucuz ve küçüktü. "Concept artist"imiz Mehmet Atak'ın çabalarıyla, aynı zamanda çok sevimli bir ev haline geldi. Onu Harry Potter parasıyla alarak, iş tarihime "çeviri parasıyla ev almak" şeklinde eşsiz bir sayfa ekledim.
Yılın en iyi keşfi, Ankara'da Phoenix diye bir yayınevini, bir arkadaş vasıtasıyla keşfetmem. Bu sayede dört kitabım çıktı, iyi bir yayınevine, sıkı dostlara sahip oldum.
2002'den bana kalan tek başına yaşamanın hiç de kötü bir şey olmadığını öğrenmem. İnsanlarla normal ilişkilerinizi de sürdürerek kendinize ait bir nefes alma mekanına sahip olmak iyiymiş aslında. Belki de bu yüzden, hiçbir somut nedeni yokmuşa benzeyen tatmin ve huzur duyguları içindeyim.


CAN BARSLAN

2002 yılı benim için önceki yıllar gibi, patates burunlu adamlar ve komik olabilmek için uğraş veren yazılar arasında geçti. Bu arada tabii ki, iyi niyetli ama yıpratıcı bir iki polemik de yaşadım. Az kalsın çok ünlü olacaktım ama yabaniliğim yüzünden (sayesinde) ucundan döndüm. Kişisel olarak, 'eeh işte, normal, zararsız' bi yıldı. Toplumsal olarak uzun hikaye. Krizden çıkış debelenmeleri yıla damgasını vurdu. Ve bir de seçimler tabii... 2003 yılından beklentim ise; Ortega dönsün...


MURAT ÇELİKKAN

Bu yıl en iyi seyahatim DEHAP mitingleri vesilesiyle ilk kez gittiğim Van'a ve Hakkari'ye oldu. En büyük hatam neyse, ne. Saymakla biter mi? En büyük hayal kırıklığım savaş. En gurur duyduğum şey ise 32 yıl sürekli içmiş olduktan sonra bir yıl süreyle sigarayı bırakmış olmam. Son birkaç gündür tekrar başlamış olmam. Her zaman Kerem Can. En iyi alışverişimi söylesem vallahi yasal takibe uğrayabilirim. Bu yılın en büyük keşfi, Ali'yle birlikte, büyüyen bir bebeği yeniden keşfetmek oldu. 2002'den bana kalan ise kilolar.


HALUK ŞAHİN

En büyük kaybım, en iyi okurumu, babamı 2002'nin başında kaybetmem. O, ilk yazımdan itibaren, garantili tek okurumdu. Artık yazılarım karanlığa fırlatılmış taşlardır.
Çiçek çiçek, bitki bitki ilgilenerek oluşturduğum bahçeyle gurur duyuyorum. Kıbrıs'tan gelen iki karabiber fidanı, adaya gitmek üzere, yılın transferi olarak İstanbul'daki evde gün sayıyor.
En güzel gezim, Amsterdam'da çiçek fuarında geçirdiğim gün.
En unutulmaz sabah 10 Ağustos sabahı, Homeros'un İliada'sını okumaya başlamadan güneşin Troya'nın üzerinde doğmasını beklediğimiz dakikalar.
En güzel yolculuğum Bozcaada'ya yaptığım yolculuklar.
En büyük hayal kırıklığım asıl yazmam gereken kitapları yazmaya başlayamamak.
2002'den kalan, elde var hüzün.


SERHAN ADA

2002 başında çalışma odamın kapısında kayıp bileğimi kırdım. En iyi seyahatim yıllardır sağ elle sürdürdüğüm yazı serüvenini, engebelerle dolu ve bir trophy kadar zorlu bir güzergahtan geçerek sol elime taşımak zorunda kalmaktı. En büyük hatam acele etmemenin öğrenilebilir bir şey olmayıp bir "tabiat-i insani" olduğunu unutmaktı. Bileğim kırıldı, hatamı ödedim, korkarım hala öğrenebilmiş değilim. Solak olmayan biri için sol elle bir şiiri baştan sona yazmış olmak gurur vesilesi ise, eh ben de duyabilirim. En iyi alışverişim, zamanında bana bir şiir sipariş eden ve siparişini teslim ettiğim dostum ressam Amadeo Penalver'den bir baskı almamdır. En büyük keşfim Venedikli besteci Vivaldi'nin çağdaşı Benedetto Marcello'dur. 2002'den içinde bir sürü iki olan tarihler barındıran günler kalmadı, hepsi geldi ve geçti.


TUĞRUL ERYILMAZ

Bütün seyahatlerim içinde en iyisi her zaman Londra'ya yapmış olduğumdur. Piccadilly Circus, South Bank, Highgate Village ve Notting Hill beni her zaman 70'lerdeki "Swinging London" ruh halime geri götürür.
En büyük hatam artık iyiden iyiye orta yaşın ortasına geldiğimi kabul etmem oldu. Bütün suç benim.
En büyük hayal kırıklığım ise yakın çevremin benim bu hatamı hemencecik kabul etmesi oldu.
"Senden baba olmaz," diyenlere oğlumun bu yıl aldığı üniversite diplomasını göstermek en gurur duyduğum olaydı. Diploma töreninde tek façam babaların çoğu gibi gururla göğsümü kabartmak yerine, annelerin çoğu gibi ağlamam oldu.
Tam tekmil The Rolling Stones koleksiyonumun yanına tam tekmil Lou Reed ve Marianne Faithfull koleksiyonlarımı da kattım.
Kalkan'ın Bodrum'dan daha güzel ve afrodizyak olduğunu keşfettim.
2002'den geriye kalan savaş nefreti ve deprem korkusu.


İSMET BERKAN

Taa yılın başlarında yaptığımız Atina seyahati, yılın en iyisiydi. Sabahlara kadar eğlence, güzel yemek, güzel hava ve arkadaşlarla birlikte 'içeriden' Atina havası...
Birbiriyle bağlantılı iki hata... Dönüş Yok filmine gitmek, sonra da filmin ortasında çıktığım için beni eleştiren Hıncal Uluç'a köşemde cevap vererek filme katkıda bulunmak.
İnsan ne kolay unutuyor... Dakikalardır en büyük hayal kırıklığımı hatırlamaya çalışıyorum ve bulamıyorum...
Radikal'in 2002 yılında kar etmesi gurur vericiydi.
Daha geçenlerde nihayet eve bir makarna tenceresi aldım.
24 ve Band of Brothers dizilerini keşfettim bu yıl.
2002'den bana hala veremediğim fazladan 15 kilom. "Kriz stresi yüzünden aldım," diye kendimi avutuyorum ama artık mazeretim de kalmadı.


HAKKI DEVRİM

Gün olsun, hafta, ay, mevsim veya yıl olsun, durup geçmiş zamanı düşünmek bende hep kabahat işlemişlik duygusu uyandırır. Çok niyetlendiğim birçok şeyi mutlaka yapamamışımdır. Örnek mi diyorsunuz? 2001 yılı sonunda bir karar almıştım: Cihannüma'da artık "Kitap Kulübü" ve "Plak Dolabı" köşeciklerini ("Köşe içindeki köşe" demektir, Dil Yâresi gibi, Telaynak gibi) başlatacaktım. Bende, siz de okuyun, dinleyin demek ihtiyacı uyandıran kitaplardan, kasetlerden, CD'lerden söz edecektim okurlarıma. Bütün bir yıl geçti, hala başlayacağım.
Gazetelerde çıkan imzalı ilk haberlerimden, yazılarımdan derlenmiş bir arşivim, yazık ki yok. Bir günlük gazetede ilk yazım Son Saat'te yayımlanmıştı. Ne üzerineydi ve hangi tarihte, hatırlamıyorum. 1953 tarihli bir kesik buldum; daha öncesi de olacak... 1951 mi, 1952 mi?
Şu sona ermek üzere olan yıl boyu bir kütüphaneye gidecek, bulursam fotokopisini çektirecek ve:
- Yaşasın, 2002 yazarlığımın 50'nci yılı diye tezahürat yapacaktım...
Bu hevesten vazgeçiyorum. Artık anladım ki gazeteciliğimin 50'nci yılını kutlamak bana nasip olmayacak.


PERİHAN MAĞDEN

En iyi seyahatim yok valla. Seyahate çıkmıyorum mümkün olduğunca. Tutkallandım şehrimize. Bir tek yere gittim, o iyi değildi mesela. Yazlığa gidişim en iyi seyahatimdi bu sene. Zira kızımla gökyüzünden çalınmış bir ay geçirdim deniz kenarında.
Benim öyle EN BÜYÜK HATAM olmuyor hayatta. Hataları küçük küçük parçalara ayırıp bütün güne yayıyorum. Her Allah'ın günü onlarca hata yapmaktayım. Böyle küçük parçalar halinde sindirmek hataları, çok daha katlanılır oluyor: Tavsiye ederim.
Büyük hayal kırıklığım olmadı herhalde. HAYAL'le filan pek de işim yok benim. Oportünist/materyalist/ciddi bir yaşlı kadın söz konusu burada.
Gurur duyduğum olay romanımı bitirmem! Söz verdiğim tarihten azıcık çekiştirerek. Ama hep yapamayacağım/edemeyeceğim zannederek geçirilmiş cehennem azabı ayların sonunda, yazdım bitirdim romanımı: Kendimle iftihar ettim yani. Sonra hiç okuyamadım korkumdan, beğenmem etmem diye: O, ayrı.
En iyi alışverişim yok herhalde. Yok, buldum. Tardu'dan aldığım yemek masası. "Üstünde torunların dahi sıçrar" dedi.
Keşfim: Annemle babam beni çingenelerden çalmış. Ama üzülmeyeyim diye söylememişler. Bir hurdacıda bulduğum madalyon, her şeyi ortalığa saçıverdi: Metanetle karşıladım: Ağır seanslar filan. Her ikisini de bağışlıyorum.
2002'den kalan, romanım. Romanım. İnşaat faaliyetlerim. Çok çalışmalı, çok çok çalışmalı bir yıl: Fenaydı dersem ayıp etmiş olurum.


MİNE G. KIRIKKANAT

Siz hiç sırayı bozup araya sızan, öne arkaya geçen, saygısız bir yıl gördünüz mü? Ben de görmedim. Bütün yıllar çok disiplinlidir. "Üç"ün gelişi, "iki"nin gidişinden bellidir. Hepsi sırasını bekler, gelince geçer giderler. Ama hiçbir yeni yıl eli boş gelmez. Eli boş da gitmez zaten. 2002'yi de durduramadık, işte. Kimine iyilikler, kimine kötülükler getirdi, kimilerini de birlikte götürdü. Ben 2002'den hoşnutum, cenazesinde "İyi bilirdik!" diyebilirim. İtalya'nın Amalfi körfezinde bir haftalık bulutsuz bir mutluluk yaşadım. Sanırım yıllık hata yapmadım. Hayal kırıklığına da uğramadım sayılır; iyi kötü beklediğimi getirdi, beklediğimi götürüyor 2002. Uğurlar ola. Yine bekleriz de diyemeyeceğim, çünkü hayatımızın dönüşü olmayan tek boyutu, zaman. 2002, beni sevip kolladı. Yenebileceğim zorluklar çıkardı karşıma, sınadı ve kötülüklerden, mucize diyebileceğim rastlantılarla korudu. 2002'ye şans borçluyum, umarım 2003'e daha çok şans borçlanırım.


UĞUR VARDAN

2002'nin benim için en farklı yanı, artık futbol maçlarını geçmiş yıllarda seyrettiğim yerin tam karşısından seyretmekti. Kapalı'dan basın tribününe geçiş yani. Farkını sorarsanız; oturarak seyretmek mümkün ama son 20 dakikada gazeteye yazı geçme telaşına girildiği için hiçbir maçın sonu rahatça izlenmiyor. Üstelik Saracoğlu ve Sami Yen'in basın tribünlerinden hiçbir şey gözükmüyor. Spor yazarları genelde zaten gördüklerini yazmaktan acizler, bir de önlerine kolon koymuşlar.
Yıl boyunca en iyi değil ama en ilginç seyahatimi de Trabzon'a gerçekleştirdim. Uçak korkusundan dolayı Trabzonspor - Fenerbahçe maçına otobüsle gittim. Cumartesi gecesi saat 21:00 dolayı yola çıktım, ertesi gün 14:00 suları Trabzon'daydım. 19.00'da başlayan maçı seyredip 22:30 civarı tekrar otobüse bindim. Pazartesi akşamı evimdeydim... Bir de geçen yıl içinde, eve giren hırsız bir tek videoyu çalmıştı (sinemasever miydi, yoksa çalmaya değer başka bir şey bulamamış mıydı, hala çözemedim), bu yılın ortasında DVD'im oldu, sevgili hırsızıma duyururum.


MURAT YETKİN

2002 tek kelimeyle yordu. Maalesef bu yıl da siyasi krizlerden, Ankara'nın bitmek bilmeyen kavgalarından kendime ayıracak zamanı bulamadım. Alacaklıyım ama, kimden tahsil edeceğimi de bilemiyorum.
Yani, örneğin geçen yıl seyahat filan olamadı doğru dürüst. Yazın bir on gün koparabilmiştim, o da DSP'nin bölünmesiydi, Derviş'in YTP'yle kavgasıydı derken, susmayan telefonlarla burnumdan geldi. Hayal kırıklıklarım ve üzüntülerim bile, inanmayacaksınız ama siyasi oldu. Yani işte, Ecevit'in öyle içler acısı rahatsızlığı, sahte ermişler, sahte peygamberler, sahte umutlar, belki de hep gelişmelerin ortasında yaşamaktan üzerimize sinen o "Bir çıkış olmayacak mı?" sorusu.
2002'de yapmak istediklerimin çoğunu salt işkolik bir Ankara gazetecisi olduğum için yapamadım. Klarnet derslerim önce seçime, sonra da AB trafiğine kurban gitti. Oysa Ahmet ve Ekrem ile ne güzel tam örgütlenmiştik. Neyse ki kendimi paralarcasına çalışmanın bir faydası, AB konusunda bir kitap çıkarmak oldu; Bekleme Odasında. Bu sıkışıklıkta belki bu bir başarı mıdır?
Bir de, geçen sene yemek pişirme konusunda ciddi ilerleme kaydettim. Bakın bununla gurur duyabilirim. Tamamen yeni bir makarna pişirme yöntemi geliştirdim. Balık tabaklarını daha rafine hale getirmeye gayret ediyorum. 2002'ye ait en iyi anılarım arasında uluslararası bir gurme zincirinin toplantısına davet edilmek var, mesela.
En iyi alışverişim, vücudumu daha da çürütmemek için balkona koymak üzere hem ayakta, hem de oturarak pedal çevirmeye izin veren çift fonksiyonlu bir ev bisikletini ucuzluğa denk getirip yarıya yakın bir fiyata almak oldu. Zamansızlıktan yüzmeyi ve yürümeyi çok ihmal ediyordum ama, bunu da etmeye başladım.
En büyük keşfim, kendimi helak etmeden de çalışabileceğim oldu galiba. Ama ne zaman uygulamaya başlarım bilmiyorum.
2002'nin en büyük tesellisi, hayatımda ve çevremde büyük trajediler, büyük kazalar, hastalıklar, ölümlere şahit olmadan bu yılı bitiriyor olmak.
2002'den geriye kalan ise, "Artık bitse de gitsek" duygusu.


UĞUR GÜRSES

Radikal ekonomi şefi "mükemmel insan" Ruhi Sanyer'in öğlen saatlerinde
"Bil bakalım niye aradım?" diyerek telefon açmasının anlamı, "Yazıyı hemen gönder," anlamına gelir. Bu "baskı" nedeniyle, O'na bir gün olsun sürpriz yapıp şaşırtmak için, yazıyı geceden yazmaya karar verdim. Gece yarısı 03:00 gibi yazıyı tam bitirmiş "Keh keh," derken, dışarıdan "Güüüm," diye bir çarpma sesi geldi. Pencereden dışarı baktığımda gözlerime inanamadım, bir otomobil dört tekeri yukarıda ters dönmüş, cadde ortasında yatıyordu. Benim gibi gürültüyü duyanlar, yardım için sokağa fırlamışlardı. Ben de caddeye inmeye karar verdim. Devrilen araçtakilerde hiçbir şey yoktu, sadece üzgün ve şaşkındılar. Nasıl devrildiğini anlamaya çalıştığımda, üzülme sırası bana gelmişti. Hiçbir araca değil, sokağa park ettiğim benim arabama çarpmışlardı! Onlara "Geçmiş olsun," demekten başka yapılacak bir şey kalmamıştı.
Arabam bir ay gibi uzun bir süre tamirde kaldı. "Ruhi Bey'i sevindirmek" isterken üzüldüm ama, en büyük kazancım, arabamın ne kadar sürede servisten çıkacağına ilişkin olarak Ruhi Sanyer ile iddiaya girmemiş olmaktı!


ERDAL GÜVEN

En iyi seyahatim Aralık'ta Yunanistan'aydı: Güzel yemek, güzel müzik, güzel şarap, az turist... En büyük hatam Fenerbahçe üzerine akçeli iddialara girmemdi. En büyük hayal kırıklığım, mitolojinin beşiği Olimpos Dağı'nın dibine kadar gidip hava muhalefeti nedeniyle Tanrıları göremeden dönmekti. Kaybettiğim bir dostu yeniden kazanmamla gurur duydum. En iyi alışverişim New York'tan aldığım homeless şapkalarıydı. En büyük keşfim Çin (Pekin, Şanhay, Şian). 2002'den kalan, tatlı bir yorgunluk.


NUR ÇİNTAY A.

2002'yi bir iş güç senesi olarak hatırlayacağım galiba. Bağcılar'daki gazete binasına 'Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli' diyerek yazıları evden yollamaya başladıktan sonra ani bir Hadımköy daveti aldım. Eylülden beri bir aylık dergiyle oynaşmaktayım. Valla bütçe toplantısına bile girdim burada; hani neredeyse kariyer kadını olacağım!
En iyi seyahatim olarak her gün düzenlediğimiz Selamiçeşme - Hadımköy turlarını sayabilirim. Mete'yle 'dünya turu'; yolluk olarak da Aydın beyin hanımının kuzinede yaptığı poğaçalar.
En büyük hayal kırıklığım böyle çift vardiya çalışmama rağmen hâlâ hanlar hamamlar dikememiş, ancak güç bela babama olan kredi kartı borçlarımı temizlemiş olmam.
Kendimle gurur duyduğum olay, burada ekmek arası şekerpareyle beslenmemize karşın, hala patlamamış olmam. Şahane bir bünye, ne kadar kilo alırsan al, patlamıyor. Müthiş tahammüllü.
Alışverişte favorim Pelit'in fabrikası. Hadımköy'de Evren Oto Sanayi'nin içinde; tüm ürünlerin dumanı üstünde. Hepinize oranın vişneli mekikleri lezzetinde bir 2003 dilemek isterim.


UĞUR CİVELEK

2002 yılında, Antalya - Side bölgesinde bir tesiste eşim ve arkadaşlarımla yaptığım tatil en iyi seyahatimdi. Gerek ülkemi gerekse dünyayı daha iyi tanımak ve anlamak için daha fazla zaman ayıramamak en büyük hatam olabilir. Türkiye genelinde güven bunalımının aşılması yönünde yeterli mesafe kat edilememiş olması en büyük hayal kırıklığı idi. Hataları ve hayal kırıklıklarını azaltmaya yönelik yaklaşımlarım bana gurur veriyor. Bilgi, daha fazla güvenilir bilgi en iyi alışverişimdi. Yeni olmasa da beynime yatırım yapmak ve aklımı kullanma becerimi geliştirmekten başka şansım olmadığını bir kere daha görmek, varsayımları sorgulamaya devam etmek en büyük keşif sayılabilir. Olumsuz gelişmelerden alınan dersler ve daha iyiye doğru mücadele kararlılığı 2002'den bize kalanlar olarak nitelenebilir.


FUNDA ÖZKAN

Gönlümce ve harika bir tatil yaptım. Nerede mi? Bodrum'da. Süresi konusunda bir şey söylemeyeceğim, çoğunu kıskandırır.
Elçin bu soruları "Hadi cevapla" diye elime tutuşturduğundan beri en büyük hatamı düşünüyorum, düşünüyorum. Bulamıyorum.
Türkiye düze çıkacak, özellikle yolsuzlukların üzerine gidilecek diye umud ediyordum. Hayal kırıklığına uğradığım yetmediği gibi, girdiğim bir sürü iddiayı da kaybettim. Yemek alacağı olanlar sıraya girsin.
Murat Demirel'e karşı tazminat ve ceza davası açmış olmamla gurur duyuyorum. Devletten önce ben tahsil edersem, demeyin keyfime.
Benim bütün alışverişlerim en iyidir.
En büyük keşfim, gülünce hayat daha kolay oluyormuş.
Bu yıllar tek tek bir anlam ifade etmiyor. Üçü beşi bir araya geldiğinde bir şeyler size kalıyor veya gidiyor.