Bir Yunan lezzeti

25 yıllık geçmişiyle Selanik'in klasikleşmiş restoranlarından Ta Nisia'nın geçtiğimiz haftalarda İstanbul Asmalımescit'te bir şubesi açıldı.
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

25 yıllık geçmişiyle Selanik'in klasikleşmiş restoranlarından Ta Nisia'nın geçtiğimiz haftalarda İstanbul Asmalımescit'te bir şubesi açıldı.
İstanbul'da da Selanik'te ulaştığı başarıyı yakalamak amacıyla menüsünü, kullandığı malzemeleri ve bu malzemeleri bir araya getirme tılsımlarını aynen koruyan Ta Nisia'nın sahibi Yannis Aleksiu'nun davetlisi olarak Selanik Ta Nisia'da farklı menülerden oluşan bir akşam ve öğle yemeği yedik. Tatlar bizim damağımızda kaldı, gelelim sizin ağzınızı sulandırmaya...
Akşam yemeğinin teması deniz mahsulleri ve balıktı. Marine ve ızgara hamsi, taramalı sebze köftesi, bizim çoban salatasının iri doğranmışı ve beyaz peynirlisi olan Yunan salatası, süzme yoğurttan yapılan koyu bir cacıkla servis edilen, içi bizim Ege usulü kavrulmadan yapılmış yalancı dolma gibi iştah açıcıların yıldızı hiç tartışmasız ızgara ahtapottu. Izgara olmasına rağmen ağızda eriyecek kadar yumuşak ahtapot, sarımsaklı ve zeytinyağlı nefis bir sosla tatlandırılmıştı.
Ara sıcaklar akvaryum balıkları kadar minik ve saydam gümüş balıklarının tavasıyla başladı. Doğrusu yemeye kıyamadık ilk başta, ama bir kez tadınca da çekirdek gibi hepsini yedik. Sonra beyaz soslu beyaz peynirli midye güveç ve kabuklarıyla yine şaraplı ve zeytinyağlı bir sosta pişirilmiş midye geldi. Maydanoz, beyaz şarap, kereviz, sarımsak, limon ve zeytinyağından oluşan bu sosa yatırılınca mükemmelleşmiş midyeler midye sevmeyenlerin bile geri çeviremeyeceği kadar lezzetliydi.
Yürek işi yemek
Gelelim ana yemeklere, daha doğrusu ana balıklara. Tartar soslu kılıç şiş, palamut gibi takoz kesilmiş büyük mezgit balığı Bakaleus ızgara ve Galeos yani yavru köpekbalığı (camgöz) buğulama. Hepsi son derece lezzetli ve evet, köpekbalığı da yumuşak beyaz etli, zeytinyağlı sosla buğulanmış pek de leziz bir balık. Ayrıca o bizi yiyorsa biz onu neden yemeyelim canım!
Ertesi günkü beyaz ve kırmızı et temalı öğle yemeğine geçmeden önce Ta Nisia'nın kurucusu Yannis Aleksiu'yu biraz tanımakta yarar var, çünkü yemeklerini bu kadar lezzetli yapan onun çok küçük yaşlarda bu işe koyduğu yüreği. Bay Yannis, Skopelos adasında bir çiftçinin oğlu olarak doğmuş. Yemek yapmaya ise komi olarak çalışmaya başladığı Selanik lokantalarında merak salmış. Komilik yaparken mutfakta çalışanları kıskanır, aşçıya "Bari bana da soğanları doğratın," dermiş. Babasını erken kaybedince aşçı, isteğini ve merakını görerek onu yanına almış ve Bay Yannis'in onu soğan doğramaktan Selanik'in en sevilen restoranlarından birini açmaya götüren yolculuğu başlamış. Yemeğin her şeyden önce bir yürek işi olduğuna, sadece yürekle yapılan yemeğin lezzetli olacağına inanıyor. Mutfaktan çıkan her yemekle en ince ayrıntısına kadar bizzat kendisi ilgileniyor.
Öğle yemeğinin lezzetleri arasında patlıcan salatalı muska böreği, kremalı lahana dolması, beyaz peynirli domates soslu patlıcan-biber, tarama, sarı mercimek favası, portakal soslu kaz ve çocukluğumuzun köftelerinin lezzetinde ızgara köfte vardı. Kahvenin yanında ise yine Skopelos adasının özel günler spesiyalitesi karanfilli badem lokumu. Biz ona anneanne lokumu adını taktık. Tattığımız her şey, yediğimiz her lokma sunuş ve lezzet açısından kusursuzdu.
Fakat bu lezzetler için Selanik'e kadar gitmeniz gerekmiyor. Asmalımescit Ta Nisia'da hepsinin aynısı var. Anneanne lokumundan yok bir tek.
Tel: (0212) 292 55 16