Bırakın 'Ermeni' kalsın

''Ogüne kadar Musevi olduğunu hiç fark etmediğim ya da dinini önemsemediğim biri daha vardı hayatımda; Charles Aznavour.

''Ogüne kadar Musevi olduğunu hiç fark etmediğim ya da dinini önemsemediğim biri daha vardı hayatımda; Charles Aznavour. 7-8 yaşımdan itibaren şarkılarını duymaya alıştığım, bütün parçalarını ezbere bildiğim ve hala keyifle dinlediğim bu şarkıcı, Türkiye aleyhine bir açıklama yaptığında işte aynen böyle ruh durumları içindeydim."
Sabah Yazı İşleri Müdürü Balçiçek Pamir'in, 14 Aralık tarihli Sabah Cumartesi ekindeki köşe yazısından bir alıntı. Pamir, Charles Aznavour'un Musevi olmadığını bilmiyor olabilir mi? Diyelim ki insanlık hali, bilmiyor, es geçmiş, karıştırmış. Devam ediyoruz okumaya...
"Hayal meyal hatırlıyorum ne kadar sinirlendiğimi. Bu adam nasıl olur da Museviler ve Türkler arasında böylesine soğukluk yaratmaya cüret edebilirdi. Çok yakın bir Musevi kız arkadaşımla söz vermiştik: 'Bir daha Aznavour dinlemeyeceğiz!' diye. Bir süre gerçekten de Aznavour dinlemedik. Benim sinirim geçmemişti."
Anlaşılan o ki Pamir'in çok yakın Musevi kız arkadaşı da Aznavour'un Ermeni olmadığını bilmiyor. Belki de kendini Ermeni sanıyor. Bir diğer ihtimal de bu arkadaşın her şeyin farkında olması ama Pamir'i daha fazla sinirlendirmemek için ağzını açmaya korkması... Derken iki kafadar oturup Aznavour'a bir mektup döşeniyorlar. Kısaca "Siz nasıl olur da Musevilerle Türklerin arasını bozarsınız?" diyorlar. Ancak yanıt alamıyorlar. Pamir yazısında "15 yıl geçti ama ben hala cevap bekliyorum," diyor. Pamir bu konuyu kendine misyon edinmiş olacak, geçmeyen sinirinin de verdiği motivasyonla Aznavour'un La Boheme şarkısını dinliyor, bir yandan da kendi deyimiyle olaylara daha asi yaklaşıyor ve 'Herkese inat ben de bir Musevi ile evleneceğim,' diyor. Hatta uzun, ateşli makaleler yazıyor, kendi başına çıkardığı duvar gazetesinde yayımlıyor. Ama hala Aznavour'un Musevi olmadığını fark etmiyor. Muhtemelen Musevi arkadaşları da onu kırmamak için bir şey söylemiyor.
Aradan yıllar geçiyor, Pamir büyük bir gazetenin yazıişleri müdürü oluyor. Bu dönemde Atom Egoyan isimli Ermeni asıllı Kanadalı bir yönetmen Ararat isimli bir film çekiyor ve Aznavour'un da rol aldığı film Türkiye'de çok tartışılıyor. Pamir'in bu noktada her şeyi anlamış olmasını bekliyoruz biz de. Ama hayır. Bakın bu konuda Pamir ne diyor: "Bugünlerde Charles Aznavour'a bir mektup daha yazmayı düşünüyorum. Diyeceğim ki ben hala şarkılarınızı dinliyorum, siz gelin vazgeçin şu Ararat filminden, benim elimde daha iyi bir senaryo var; Nefes Nefese, siz bile hayran kalırsınız..." Söz konusu olan Ayşe Kulin'in Yahudi bir gençle Türk kızının hikayesini anlatan romanı Nefes Nefese. Bu durumda anlaşılan o ki Pamir'in bilmediği Ermeni asıllı Fransız şarkıcı Charles Aznavour'un etnik kökeni ya da dini inanışı değil, Musevi kelimesinin anlamı. Biz onun adına sözlüğe baktık. Araştırmamızın en yalın sonucu şudur: Musevi: Musa dininden olan, Yahudi.
Kürşat Bumin 17 Aralık tarihli Yeni Şafak gazetesindeki Kronik Medya isimli köşede konuyu ele almış. Yazının başlığı "Aznavour'u 'o mektup'tan uzak tutmalıyız." Bumin şöyle diyor: "Artık bayağı yaşlanan bu şarkıcının aklı ve kalbi bu ikinci mektubu kaldıramaz; oracıkta düşüp kalabilir..." ve ekliyor: Bu değerli sanatçının bir Ermeni olarak ölmesine izin verin; büyüklük sizde kalsın, o da Musevi olmayıversin canım, o kadar önemli mi?" Bize de söyleyecek söz bırakmıyor doğrusu...