Biraz sansür, çokça otosansür

Televizyona aşina tiplerin ya da Hırsız - Polis dizisinin tiryakilerinin yakından tanıdığı iflah olmaz bir serseriyi, Arıza'yı oynayan Murat Daltaban, Türkiye'de tiyatro dünyası için bir kazanç.
Haber: ŞULE ÇİZMECİ / Arşivi

Televizyona aşina tiplerin ya da Hırsız - Polis dizisinin tiryakilerinin yakından tanıdığı iflah olmaz bir serseriyi, Arıza'yı oynayan Murat Daltaban, Türkiye'de tiyatro dünyası için bir kazanç. Daltaban'ın kurucusu olduğu Tiyatro Dot, bu sezonda üç farklı oyunla Donmuş, Aşk ve Anlayış ve Sansürcü ile tiyatronun bazılarının dediği gibi 'demode' olmadığını nasıl da güzel ortaya koyuyor. Dot'un son oyunu Sansürcü, aşk, cinsellik ve sansür kavramlarını sorgulayan insanı afallatan bir oyun; baştan söyleyelim, 'yaşlı' ve muhafazakâr olanlara göre değil.
Beyoğlu'ndaki tarihi Mısır Apatmanı'nın bir dairesi tiyatro salonuna dönüştürülmüş. Tavan, taban, duvarlar... her yer siyah. Seyirci ile oyuncu arasına mesafe koyan bir sahne yok. Seyirci ile oyuncular arasında en fazla bir buçuk metrelik bir mesafe ya var ya yok. Sabit koltuklar yerine açılır kapanır sandalyeler var. Zaten salonda en fazla 100 kişi oturabilir. Ama asıl hoş olan tiyatronun kurucularından Murat Daltaban'ın seyirciyi kapıda karşıması, kapının girişinde bilet satması, oyun saati gelince de seyircileri salona buyur etmesi, biletleri kesmesi. Numaralı koltuk da yok tabii, dilediğiniz yere oturabilirsiniz. Sonuçta avuç içi kadar bir salondasınız. İçeri girer girmez oyuncuların yerlerini almış olduğunu görüyorsunuz.
Anthony Neilson'ın yazdığı Sansürcü'yü daha önce performans, dekor tasarım ve ilginç projeleriyle tanınan Naz Erayda yönetiyor. Bu sert metne hayat veren oyuncular ise, Uğur Polat, Güneş Berberoğlu ve Almıla Uluer.
Oyun, karanlık bir bodrum katında sert porno filmleri sınıflandıran bir sansürcü ile çektiği porno filmini sansürden kurtarmaya çalışan bir kadın yönetmen arasında geçiyor. Oyunun üçüncü kişisi olan sansürcünün karısı ise video görüntüler üzerine bindirilmiş iç sesiyle sahnede kendisini hissettiriyor. Kadın yönetmen, sansürcüyü filminin aslında bir aşk hikâyesini anlattığını ikna etmeye çalışırken, seksapelini kullanarak sansürcüyü baştan çıkartıyor, bu fiziksel / ruhsal yakınlaşma sırasında sansürcü bilinçaltından dökülenleri sansürleyemez hale geliyor. Oyununun finalinde bir bakıyorsunuz ki, aslında siz de oyuna kaptırıp kendi sansürcünüzü mat etmişsiniz. Bizden hatırlatması.
Hem bilinçaltınızı ayaklandıran bir tekst, hem tıkır tıkır bir reji, hem lezzetine doyulmaz bir oyunculuk... Sansürcü'yle cesaretinizi test edebilirsiniz.
Tel: (0212) 251 45 45