Bizim sol kesim çok tutucudur, üzerine bir çarpı attılar mı yandın

Bizim sol kesim çok tutucudur, üzerine bir çarpı attılar mı yandın
Bizim sol kesim çok tutucudur, üzerine bir çarpı attılar mı yandın
Türkiye'deki protest müziğin efsane ismi Selda Bağcan, 40'ıncı sanat yılını 40 şarkılık seçme bir albümle kutluyor. Hâlâ sözünü kimseden hiç sakınmıyor... Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'in söyleşisi...
Haber: CANSU ÇAMLIBEL / Arşivi

Dünya müzik piyasasında en çok tanınan Türk sanatçılardan biri, belki de en çok tanınanı. Uluslararası müzik otoritelerinden Hollywood yıldızlarına kadar hayranı bol. Aralarında Edith Piaf, Maria Callas, Mercedes Sosa gibi isimlerin de olduğu ‘Dünya Müziğinde Efsane 81 Kadın’ listesinde performansıyla üst sıraları zorlamış bir isim. Tek kelime Türkçe bilmeyen insanlara ezbere şarkılarını söylettirmeyi başarıyor. Türkiye’deki yaşamı ise yasaklar ve hapisle geçti. Çoğunluğun Kürt kelimesini yüksek sesle söylemekten dahi imtina etti yıllarda Kürtçe şarkı türkü söylemeye cesaret eden de o, son yıllarda “Türklüğümle övünç duyuyorum” dediği için milliyetçiliğe evrilmekle eleştirilen de...1971’den bugüne kadar 400 şarkı söylemiş. 40 tanesini ’40 yılın 40 şarkısı’ adıyla bir seçki albümünde topladı. Hepsi 40’ar seçkiden oluşan beş albüm daha yolda. Fonda müzik, başrolde politika , etrafta sayısını hatırlamadığım kedileri ve vokalde Ferhan’la kreşendosu çok bir söyleşi oldu. 40 yılın hatırına... Bol köpüklü koyu bir bayram kahvesi kıvamında bir Selda Bağcan’a buyrunuz efendim.

CHP KONSERLERİNE GİDİP HDP’YE OY VERMEK OLMAZDI
Üç yıl önce katıldığınız bir televizyon programında ‘Ben Türküm, Türklüğümle gurur duyuyorum. Kürt olsaydım Kürtlüğümle, Alman olsaydım Almanlığımla gurur duyardım’ dediniz. Bu sözleriniz üzerine size ‘milliyetçi’ yakıştırması yapanlar oldu. 
Milliyetçiyim demedim. Herkes kendi milletiyle övünsün dedim. Türksem bundan övünç duyarım ama Kürt olsaydım onunla övünç duyardım. Aksi eşyanın tabiatına aykırı. Kürtçe türküleri söylemeye ilk cesaret eden benim.

Türkiye’de ilk Kürtçe türkü söyleyen isimler arasındasınız. Duraklayan çözüm süreci için ne düşünüyorsunuz?
Kürt açılımına herkes olumlu baktı, ben de olumlu baktım. Bu iktidar Mehter Marşı gibi; bir adım ileri iki adım geri. Bunlar da seçim zamanları özellikle geri adım atıyorlar. Ta ki birileri yeniden öldürülünceye kadar hiçbir adım atmıyorlar.

HDP’nin 7 Haziran seçiminde yüzde 13 alması denklemi nasıl etkileyecek sizce?
Valla ödünç oylar tabii ki. Ben CHP’ye oy vermesem HDP’ye verirdim.

HDP’ye oy vermeyi ciddi ciddi düşündünüz mü yoksa pek çokları gibi Demirtaş profilini beğendiğiniz için mi böyle söylüyorsunuz?
Düşündüm, düşündüm ama CHP konserlerine gidip HDP’ye oy vermek olmazdı yani (Kahkahalar). Ama çevremdeki çok aileden bir kişi CHP’ye verdiyse bir kişi HDP’ye verdi. Çünkü onların baraj altında kalması Türkiye’yi felakete götürecekti. Şu anda en düzgün parti onlar. Çok tasvip etmemekle birlikte onlar.

EVET, SİLİVRİ KORKUSU DİYE BİR ŞEY VAR
Bir yandan ‘en düzgün parti’ diyorsunuz madem HDP’de tasvip etmediğiniz nedir?
Tasvip etmiyorum çünkü onlar da oynuyorlar. Selahattin Demirtaş’ın Gezi olaylarında başta neler söylediğini biliyoruz. Gezi bence Türkiye’de bir dönüm noktası. Dolayısıyla bugünkü yönetimin… Bir kişiden değil, yönetimden bahsediyorum çünkü bir kişiden bahsedince ibre Silivri’ye doğru dönebiliyor.

Sanatçılar için de Silivri korkusu diye bir şey var, öyle mi?
Tabii tabii. Bilmem kaç kişi Cumhurbaşkanı’na hakaretten durduk yere içeri atıldı. 

Sizin neden böyle bir tedirginliğiniz olsun ki?
Olur çünkü kimsenin gözyaşına bakmıyorlar. Sizin duruşunuz ya da sanatçı oluşunuz önemli değil. Belki bir şey söylesem yallah Silivri’ye. Ben sonuçta bunları hiç tasvip etmiyorum. Bunlar dediğim... Belki hilafet artıkları desem çok ağır bir tabir olacak. Ama hiçbir şekilde tasvip etmiyorum. Hiçbir zaman da ‘yetmez ama evet’çi olmadım.

Olan dostlarınız var ama değil mi?
E var, etrafım onlarla dolu.

Sezen Aksu da onlardan biri mi?
(Kahkahalar) Ben Sezen Aksu’yu çok seviyorum, bir de bir hukukumuz var. O da o zamanlar pek çok aydın gibi öyle düşünüyordu. Bu insanlara bir kredi vermek istedi herkes. Ama maalesef Gezi’deki 8 kişinin ölümüyle o krediyi tükettiler.

Fotoğraf: Levent KULU

SEKİZ KİŞİNİN KATİLİ BİR YÖNETİMİN YEMEĞİNE GİDİLMEZ
Sanatçıların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iftar davetine katılması eleştirilecek bir şey mi sizce?
Ben asla gitmem. Zaten çağırmazlar da. Beni sadece Cumhurbaşkanı Özal çağırmıştı. Ona da gitmedim ki onu beğenir ve severdim ben. Öldüğü gün çok üzüldüm. “Biz şimdi mahvolduk” dedim. Hakikaten de ben mahvoldum döviz kredisiyle ev almıştım, döviz fırladı. Üzüntümde haklıymışım. (Kahkahalar)

Erdoğan’ın davetini kabul edenler arasında sizi en çok şaşırtan kim?
Orhan Gencebay her zaman muhafazakâr kesimden oldu, daha önce ANAP’lıydı sonra Doğru Yol’cu oldu. Onun açısından yadırganacak bir şey değil. Ama bir de soldan sağa evrilenler var, o çok fena. İsim söylemek istemiyorum. Ama 8 kişinin katili olan bir yönetimin yemeğine gitmem ben.

AK PARTİLİ BELEDİYENİN DE KONSERİNE GİTMEK İSTERİM
Özgürlüğüne ve özgünlüğüne düşkün bir sanatçı olarak bugün CHP’li belediyelerin konserleriyle anılmak sizi rahatsız etmiyor mu?
Aslında AK Partili ve MHP’li belediyelerden de talep geliyor. Van’da bir kasabanın AK Partili belediye başkanı telefonda hayranlıktan ağladı, çağıracağını söyledi. Sonra tabii Kültür Bakanlığı ona ödenek vermedi, gidemedik. Aslında ben tüm belediyelerin konserlerine gitmek isterim çünkü belediye halkındır, o partinin bu partinin elinde olması önemli değil. Bir sanatçı her konsere gidebilmeli. Bizim sol kesim deseniz, sağdan daha tutucudur. AK Partili belediyenin konserine gittiniz mi yandınız demektir. Üzerine bir çarpı attılar mı yandın ömür boyu kurtulamazsın, o artık milat olur. (Kahkahalar)

KENDİNE ULUSALCI SOL DİYENLER GARİBAN AMERİKAN ASKERLERİNE ÇUVAL GEÇİRDİLER.... AYIP!
Siz 2015 itibarıyla kendinizi Türkiye’deki sol yelpazenin neresinde konumlandırıyorsunuz?
Şimdi bakın ulusalcıları solda görmüyorum. Ben Ulusal Kanal’ı seyrederdim. Evrildiler, peki evrilin bakalım. Ama Dolmabahçe’de iki tane gariban Amerikan askerinin başına çuval geçirmek doğru bir davranış mı? Böyle şeyleri çok yanlış buluyorum. Sıkıysa ne yapacaksan git Amerika’da yap ya da devletin yapsın. Ama sen iki gariban Amerikan askeri sivil kıyafetle dolaşırken başına çuval geçirirsen bu koskoca bir ayıp. Bunlar da bunu televizyonda sitayişle anlatıyorlar. O günden beri o kanalı seyretmiyorum zaten. Gerçi ben hiçbir zaman kendimi ulusalcı sol diye nitelendirmem. İster sosyalist deyin, ister komünist deyin. Ama bunlar bizim bilmediğimiz şeyler çünkü Türkiye’de yaşamadık. Sovyetler’de yaşandı ama sonunda politbüro egemen oldu, halkı ezdi. İnsan hakları ve hümanizma temelli şarkılar söylemek lazım.

İdeoloji sizin müziğinizin neresinde duruyor?
Her yerinde. İdeoloji derken kuru kuruya ideoloji değil, insan hakları. Vanessa Redgrave şöyle söylemiş; “Terörün tek nedeni dünyadaki adaletsizlik”. Ben buna katılıyorum. Sesimde şarkı söylerken benim bile farkında olmadığım bir isyan var. Bu tamamen adaletsizliğe isyan. Ben ne şucuyum ne bucuyum, hümanistim. İnsan hakları temelli bir müziğim var. Şarkılarımın sözlerine de bakarsanız boş yok.

Bugün en çok isyan ettiğiniz adaletsizlik nedir?
Mesela şu Çinlilere çekik gözlü diye yapılan. Böyle bir şey olabilir mi! Bahçeli’nin söyledikleri....

SİZ HİÇ DENİZ GEZMİŞ’LE ÇIKTINIZ MI?
Sizi neden ısrarla Deniz Gezmiş’in sevgilisi diye yazmışlar bir dönem?
Ben hep söylüyorum “Yok öyle bir şey” diye. Yalan söylemeyi hiç beceremem, ruhum da müsait değil. Olay şöyle; 1971’de “Mapushanelere güneş doğmuyor” derken bunlar içerdeydi. Meğerse tevatür olmuş “Sevgilisine söylüyor bu türküyü” diye. Tam bir halk efsanesi. Ama benim bu tevatürden ta 1976’da haberim oldu. Şaşırdım. Hep böyle bir şey olmadığını söyledim ama bu söylenti hiç bitmedi. 90’lı yıllarda bir gün konserimden sonra küçük bir kız kulise geldi şöyle dedi; “Ben size bir şey soracağım. Siz hiç Deniz Gezmiş’le çıktınız mı”. (Kahkahalar) Kızım çıkmadık! Tanışmıyorduk bile.

Yolumuz kesişmedi çünkü ben eylemci değildim. Ben hiç mitinge gitmedim, doğru eve gider ders çalışırdık. Benimkisi manevi destek.

TAYYİP BEY 3 AY YATTI, BEN 4.5 AY YATTIM, DAHA BÜYÜK KAHRAMANIM..!
Bizim ülkemizde hapse giren kahraman oluyor. Tayyip Bey de 3 ay yattı ya...Ben daha çok yattım; 4.5 ay. Ben daha büyük kahramanım. (Kahkahalar)

FRODO BENİ BEĞENİYOR DİYE GENÇLER BENİ BEĞENMEYE BAŞLADI
Ekşi Fest’te Frodo, (Elijah Wood) ile aynı sahnede yer aldık. Benden önce çıktı. Beni beklemiş, sarıldık kucaklaştık. O nasıl hayran bakışlar bana! Annesine bakar gibi; hürmet, saygı, hayranlık ve aşk dolu bir bakış. Ve sırf Frodo beni beğeniyor diye insanlar beni beğenmeye başladılar. Gençler arasında beni Frodo yüzünden ilk kez duyanlar olmuş.

DEMET AKALIN’I DA SEVERİM SERDAR ORTAÇ’I DA
Sizin 70’lerdeki şarkılarınız elektronik müzik yapılan kulüplerde çalınıyor, biliyor musunuz?
Hiç kulüplere gitmediğim için bilmiyorum. Serdar Ortaç’a fark atacak mıyız? (Kahkahalar) Kulüpçü biliyorsunuz Serdar Ortaç. Şarkılarını da ben severim. Bizim sol kesim hiç sevmez ama ben severim. Bazıları yürekten vuruyor. Bizim sol kesimin nefret ettiği ne kadar şarkıcı varsa ben severim. Demet Akalın falan. Dımtıs dımtıs (Kahkahalar)

DÜNYA MÜZİK PİYASASINDA FENOMEN
- Amerikalı ünlü oyuncu ve rap şarkıcısı Mos Def,  2010 yılında Grammy Ödülleri’ne en iyi rap ve performans dallarında aday olan ‘The Ecstatic’ albümünde yer alan ‘Super Magic’ adlı şarkıda Selda Bağcan ile düet yaptı.
- ABD’deki popüler 90210 Beverly Hills dizisinin 2008 versiyonunda Bağcan’ın kendi sesinden ‘İnce İnce’ şarkısı kullanıldı.
- Avustralyalı hip-hop grubu Curse Ov Dialect’in ‘Wooden Tounges’ albümünde Selda Bağcan’ın sesinden ‘Gitme’ var.
- Avustralyalı dünyaca ünlü Tame Impela grubu en çok etkilendikleri sanatçılar arasında saydıkları Selda Bağcan’a tüm konserlerinde selam yolluyor.