Boğaziçi'nin 'çapulcu' cazcıları

Boğaziçi'nin 'çapulcu' cazcıları
Boğaziçi'nin 'çapulcu' cazcıları

Koro, Gezi Parkı ndaki gazlı şiddete ilk tepkisini, İstanbul Lisesi nde konsere gaz maskesiyle çıkarak göstermişti.

'Çapulcu musun Vay Vay' ve 'Çapulcular Oldu mu?' türküleriyle direnişin neşe kaynaklarından biri olan Boğaziçi Caz Korosu ile birlikteyiz...
Haber: ECE ÇELİK - ece.celik@radikal.com.tr / Arşivi

Gezi Direnişi’nin pankartlardan şarkılara, yaratıcılığa katkısı malum. Eylemlere destek vermek için pek çok şarkıcı ve grup da çok sayıda şarkı yaptı. En çok sevilenlerin Boğaziçi Caz Korosu’nun çoksesli bir şekilde söylediği ‘Kızılcıklar Oldu mu?’ ve ‘Entarisi Ala Benziyor’ şarkılarının ‘çapulcu’ versiyonları olduğunu söylesem abartmış olmam. 2007’den beri koronun şefliğini yapan Masis Aram Gözbek ve ‘çapulcu’ türkülerin yaratıcısı Kürşat Duygulu ile şarkıların öykülerini ve Gezi Direnişi’ni konuşmak üzere buluştuk.
Boğaziçi Caz Korosu’nun hikâyesini özetlesek mi önce?
Masis Aram Gözbek: 2007’de koronun şefliğini devraldığımda koro müzikalite ve bilinirlik anlamında çok iyi bir durumda değildi. Ufak bir kadroyla başladık, sonra sayımız çoğaldı. 2011’de metro videosuyla tanınırlığımızı arttırdık. Daha çok uluslararası yarışmalara katılmaya çalıştık. Hem caz hem de koro müziğini elit kesimin takip ettiği bir olmaktan çıkarmaya çalışıyoruz. Halk dinlesin diye müzik yapıyoruz ve o mesafeyi kırdığımıza inanıyoruz.
Hem caz hem pop hem türkü söylüyorsunuz değil mi?
Kürşat Duygulu: 2008’de yarışmalara katıldığımızda caz ve pop kategorisinde yarışıyorduk. O yarışmada bir de türküyü çoksesli olarak seslendirmiştik. Türkçe eserlere çok büyük ilgi olduğunu görmemiz aklımızda yer etti. O noktadan sonra repertuvarımıza pek çok türkü ekledik.
Gezi Parkı eylemlerinin başında Boğaziçi Caz Korosu ne durumdaydı?
Gözbek: Olaylar başladığı zaman benim de içinde olduğum koronun bir kısmı Fransa’ya 10 günük bir konser turuna gitmişti. Tabii ki duyduklarımıza inanamadık. İçimiz içimizi yiyordu. Pazartesi İstanbul ’a döndüğümüzde İstanbul Lisesi’nin kültür etkinliklerinde bir konserimiz vardı. Tepkimizi göstermek için konsere gaz maskeleriyle çıktık. O günden beri de parktayız.
Duygulu: Çalıştığım için Fransa’daki konsere gidememiştim. İşten fırsat bulduğum her an Gezi Parkı’na desteğe gittim. Aklım sürekli eylemlerde olduğundan işe tam konsantre olamadığım çok oldu. Grup dönünce Boğaziçi Caz Korosu olarak Gezi’de bir şeyler yapmak istedik.
Çapulcu türkülerinin ortaya çıkış öyküsünü dinleyebilir miyiz?
Gözbek: Haftalık çarşamba provasını Gezi Parkı’nda yapalım dedik. Taksim Dayanışma ile konuşup o akşam konser verme kararı aldık.
Duygulu: İş çıkışı konsere gidecektim. Bu ‘Everyday I’m çapuling’ esprileri çıktığı zaman ben de “Repertuvardaki şarkılara uyarlayabilir miyiz” diye düşünmeye başladım. Sonra türküler geldi aklıma. Repertuvarımızda ‘Kızılcıklar oldu mu’ türküsünün çoksesli versiyonu vardı. İşyerinde toplantıdaydım. Toplantıyı ‘Kızılcıklar oldu mu’ türküsüne uygun söz bulmakla geçirdim. Sonra arkadaşlara türküyü uyarladığımı söyledim, sözleri yolladım, çok beğenildi. Akşamki konserde söyleme kararı aldık. İşten çıktıktan sonra Anadolu Yakası’ndan Gezi Parkı’na konsere doğru yola çıktım. Yolda kaza oldu, trafik 45 dakika kilitlendi. O trafik sırasında da ‘Entarisi Ala Benziyor’u uyarlayayım” dedim. Yarım saat kadar uğraştıktan sonra ‘Çapulcu musun vay vay’ın sözlerini de korodakilere yolladım. Gezi’ye ulaştığımda koro sahnedeydi, son şarkıya yetişebildim. O gece geç kaldığım ve prova yapamadığımız için konserde ‘Çapulcu musun vay vay’ı söyleyemedik. Gece boyu bulabildiğim arkadaşlara şarkıyı çalıştırdım. Gece 3 gibi çadırlar kurulurken kendi kendimize şarkılarımızı söylerken etrafımız kalabalıklaştı.
Gözbek: Biz de ‘Çapulcu musun vay vay’ı söyledik. Bir arkadaşım videoya çekti, YouTube’a koydu.
Duygulu: Sabaha karşı videonun epey ilgi gördüğünü gördük.
Geçen pazar mitingdeki verdiğiniz konser seslendiğiniz en büyük kitleydi sanırım...
Gözbek: Muhtemelen öyleydi. 100 bin civarında insan vardı sanırım. Sahneden kalabalığın nerede bittiğini göremiyorduk. Sahneye çıkmadan “Bu kalabalığa nasıl seslenmeli” diye telaşlandım. Bizim Boğaziçi Caz Korosu’nun çok keskin bir siyasi görüşü yoktur. Farklı görüşlerden insanlar var. Sahneden çok acı tecrübelerle dahi olsa bizi bize hatırlattıkları için devlet büyüklerine teşekkür ettim. Bu olaylar bizlere dayanışmayı, yardımlaşmayı, selamlaşmayı sevgiyi hatırlattı. Biz de şarkılarla, en samimi duygularımızla direnişe destek verdik. İnsanlar da samimiyetimizi algıladı. Bizim şarkılar binlerce kişinin meydanda söylemeye çalıştığı şeylerin en sade ve sempatik özeti oldu. Şarkılar eylemlere destek vermeyenlerin bile ağzına takıldı, onları bile gülümsetti. Onları biraz olsun düşündürebildiysek ne mutlu bize. Bu arada türküleri düzenlemiş olan değerli hocalarımız Muammer Sun ve Hakan Önsöz’e de kocaman teşekkürler! Onlar olmasa ne bu türküleri söyleyebilir, ne de bu şekilde sesimizi duyurabilirdik.