Böyle karın kası olmaz olsun!

Böyle karın kası olmaz olsun!
Böyle karın kası olmaz olsun!
Hem gösterişli hem seksi hem romantik hem de çocuksu... Yakında İstanbul'a gelecek Jennifer Lopez, 22 Aralık'a kadar dur durak bilmediği bir dünya turnesinde. Sarp Dakni, turnenin Oberhausen ayağından bildiriyor
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

Yaklaşık 2 saat boyunca sahnede kendini oradan oraya atan, dans eden ve şarkı söyleyen o değilmiş gibi sahne arkasında karşıma olanca güzelliği ve sakinliği ile geçince biraz bozuldum açıkçası. Jennifer Lynn Muñiz pardon (resmi olarak yeniden) Lopez, bir seri üretim mucizesi değil kuşkusuz. Ondan sadece bir tane var. Yani öyle olmalı... Sahneden inmesi ve hemen önümüzdeki 2 metre arkalıklı beyaz koltuğa oturması arasında geçen sürede terini ne zaman kuruttuğu, saçlarını ne zaman taradığı, nefesini ne zaman düzene soktuğu ve makyajını ne zaman tazelediği meçhul. Burnu büyük, ukala ve tepeden bakan birine pek benzemiyor. Sahnede ısrarla iddia ettiği gibi sıradan ‘bir mahalle kızı’ havalarında. Onu dinlerken aklıma nedense Alpay’ın ‘Fabrika Kızı’ şarkısı geliyor. Bir yandan söylediği şeyleri aklımda tutmaya çalışıyor, bir yandan da beynimde çalmaya başlayan şarkıyı susturamadığımı fark ediyorum. ‘’Gün doğarken her sabah... Bir kız geçer kapımdan... Köşeyi dönüp kaybolur... Başı önde yorgunca...’’ Jenny tütün sarmıyor belki ama hemen her gece farklı bir şehirde sahne aldığı dünya turnesi 22 Aralık’a kadar durmaksızın devam ediyor. J.Lo kızımız aslında bu yüzden yorgun. Ama bu tatlı bir yorgunluk olsa gerek. Zira halinden son derece memnun görünüyor.
Keyfi hiç kaçmayacakmış gibi görünürken peş peşe sorduğumuz soruları olanca sakinliği ile yanıtlıyor. Sabaha kadar dip dibe oturacakmışız gibi rahat. Ama ne yazık ki sayılı dakikamız var. Geçen ağustos ayında yine bu sayfalarda fazlasıyla hatta ‘zevkle’ hırpaladığım toplama albümüne koymadığı ‘Play’ kendine turnede de yer bulamamış. ‘’Neden?’’ diye ısrar ediyorum. ‘’Ne oldu Allahaşkına bu ‘Play’e?’’ Gülerek ‘’Tüm şarkılarıma yer vermeme imkân yok. Bir seçim yapmak zorundaydım.’’ diyor. Gerek albümde gerekse turnede kullanılacak şarkıları da bizzat kendisi seçmiş. Sonra da ekibiyle son düzenlemeleri yapmışlar. ‘Dance Again’ onun ilk dünya turnesi. Geçen yaz yayımladığı aynı adlı ilk toplama albümünün tanıtımı için yapılıyor. Purple Concerts ekibi de bu pastadan 3 gecelik koca bir dilim almış. 16 ve 17 Kasım biletleri göz açıp kapayıncaya kadar bitti. 14 Kasım için hâlâ şansınız var. Türkiye ’de bir pop konserinin bu kadar tutacağı ve bilet satacağı 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi doğrusu.
Madonna’nın çok sayıda turnesinin koreografı olarak dünya çapında şöhrete kavuşan Jamie King’in, Lopez’in son sevgilisi olarak ünlenen dansçı Casper Smart ile birlikte yönettiği turnenin kostümleri Lübnanlı tasarımcı Zuhair Murad imzalı. Şovu izledikten sonra şunu anladım: Jennifer’ın da ışıltı ve tüy takıntısı konusunda Kylie Minogue’dan bir farkı yok. İnsanın gözlerini yuvalarından eden bir Las Vegas gösterisi hissi bu şovun da hemen her yerine sirayet etmiş. Murad’ın tasarımları için söylenebilecek tek şey neredeyse kusursuz oldukları. Eğer yanlış saymadıysam 6 kez kıyafet değiştiriyor. Sürprizli yumurta kıvamında olan kostümü bile var. Jennifer sahnede nasıl görünmesi gerektiğini iyi biliyor. Ne kadar inkâr etmeye çalışsam da bu böyle. Aynı anda hem gösterişli hem seksi hem romantik hem de çocuksu görünebilmeyi başarmak her baba yiğidin harcı değil. Ah, bu arada atlamadan geçmemeli, Madonna’ya da son yıllarda iyice sirayet etmiş olan hem yakışıklı hem de küçük yaştaki sevgili ile gövde gösterisi yapma hastalığı Jennifer’a da bulaşmış. Şovun bir bölümünde dev ekranlardan ikilinin romantik dakikalarını izliyoruz bir süre...
Oberhausen’da bulunan König Pilsener Arena’yı dolduran izleyicinin yaş ortalaması düşündüğümden daha yüksekti. Anlayacağınız kendimi hiç yalnız hissetmedim. Yine de hakkını verelim küçücük çocuklarını ellerinden tutup getirmiş anne-babalar da vardı. Yani hem ‘If You Had My Love’cılar hem de asla benimseyemeyeceğim euro-trash klasiği ‘Papi’ciler bir aradaydı. İstanbul ’da da benzeri bir görüntüyle karşılaşacağımıza şüphe yok. Jennifer’a laf arasında hem latin/pop hem r&b hem de euro-dance müziği peş peşe deneyip hepsinde nasıl olup böylesine patlayabildiğini de sordum; ‘’Bu işin sırrı ne?’’ Aldığım cevap beni şaşırtmadı: “İşini severek yapmak ve çok çalışmak!” Kuşkusuz doğru. Ama o bu işin ‘gerçek’ sırrını bana söylemeyecek kadar da akıllı biri. Bu arada işini çok severek yaparken harika karın kasları yapılabileceğini de öğrenmiş oldum. Jennifer’a 43 yaşında iki çocuk annesi bir kadın demeye bin şahit ister. Ben de işimi seviyorum ama ‘6-pack’ bir türlü olmuyor, olamıyor arkadaş...
Jennifer Lopez 16, 17 Kasım Ülker Sports Arena konserlerinin biletleri tükendi, ama 14 Kasım Ataköy Atletizm Arena için hâlâ şans var.