Bruce Willis'e niyet Mel Gibson'a kısmet!

Bruce Willis'e niyet Mel Gibson'a kısmet!
Bruce Willis'e niyet Mel Gibson'a kısmet!

Zor Ölüm 5 ekibi, Willis in resminin önünde.

Türkiye'de geçen cuma gösterime giren 'Ölmek İçin Güzel Bir Gün'ün Los Angeles'taki galasında neler oldu? Keith Kurman oradaydı...
Haber: KEITH KURMAN - kkurman@gmail.com / Arşivi

Aslında ‘Zor Ölüm’ (Die Hard) serisinin beşinci filmi ‘Ölmek İçin Güzel Bir Gün’ü (A Good Day To Die Hard) izleme planım yoktu ama gösterim 20th Century Fox stüdyolarında yapılacak ve anti kahraman John McClane’in yeni bir epik duvar resminin açılışı yapılacaktı. McClane’i canlandıran Bruce Willis serinin 25’inci yıldönümü için oradaydı. ‘Zor Ölüm’ kahramanının daimi duvar resmi, Century City’deki Fox stüdyolarının 8 numaralı ses geçirmez hangarının cephesine resmedilmişti. Van Hecht-Nielsen’in elinden çıkan 11 metre yüksekliğindeki resimde Willis biraz korkunç gözüküyordu.
Fox’un kodamanlarından Jim Gianopulos, “Burası her biri stüdyonun tarihine damga vurmuş klasik kültürel mülkiyetler olan ‘Yıldız Savaşları’nın, ‘Simpsonlar’ın, ‘Neşeli Günler’in duvar resimleriyle çevrili” diye seslendi. “Şimdi bunlara kendine özgü ve payidar mirası olan bir başka ikonik film katılıyor.” Devasa resmi örten perdenin önünde duran Willis “Gerçekten çok hoş” dedi: “Fox’ta 20 numaralı hangarda başlamıştım. Çok onurlandım.” Fox’un anons müziği çalmaya başlayınca havai fişekler eşliğinde perde düştü, 1988’deki orijinal filmden, Willis’in oynadığı New York polis memurunun havalandırma borusunda sürünen ikonik imgesi ortaya çıktı. “25 yıl... Nasıl geçti, hiç anlamadım. Dikkatimden kaçmış olmalı” dedi Willis. Kimsenin dikkatinden kaçmayan ise resmin, Willis’ten ziyade Mel Gibson’a benzemesiydi. Duyduk ki Willis de bu işe pek şaşmış!
Parti , ilk filmin çekildiği, bahtsız Nakotami Plaza’da düzenlendi. Rus temalı yiyecek-içecekler vardı, başka ne beklenirdi ki? Stroganoff ve votka, tatlı olarak puf böreği.

‘Twilight’a rakip çıktı

‘Muhteşem Yaratıklar’ için verilen partiyle bağlantılı olarak gösterimine katıldık. Bu ergen korkusu ve kendini keşfe dair büyüleyici gotik masal, ‘Alacakaranlık’ fenomeninin yerini alırsa şaşırmam. Film, çok daha inandırıcı karakterleriyle ve meseleleriyle ‘Alacakaranlık’ serisinden daha derin bir yaklaşım benimsemiş. Kasabayı terk etmekten başka bir şey istemeyen uyumsuz oğlan Ethan Wate’i Alden Ehrenreich oynuyor. Kendisini efsunlayan Lena Duchaness’i de Alice Englert... Lena yatılı okuldan döndüğünde zorlu aile meseleleriyle uğraşıyor, tüm soyu sopu gibi kendisinin de büyücü olması gibi… Lena’nın öcümsü dayısını canlandıran Jeremy Irons, uzun bir frençayz ihtimalinin keyfini çıkarır gibiydi. ‘Zor Ölüm 3’teki rolünden söz açıp “Bazı açılardan faydalıydı, insanların seni farklı düşünmesini sağlıyor” dedi. Aktörlüğünün ciddiye alınıp alınmaması gerektiğinden emin olmadığını da söyledi: “Eninde sonunda aktör olarak metinin götürdüğü yere gidersiniz.”
‘Muhteşem Yaratıklar’ kitap dizisini yazan Kami Garcia ile Margret Stohl’un, talihsiz genç aşıklarda vücut bulan ve fantezi ile gerçeklik arasında gidip gelen yabancılaşma ve kendini keşfetmeye dair bu masal dizisinin yapısını nasıl kurduğu öğrenmek ilginç oldu. Margret, hikâyeleri ergen kızlarına okuyor ve onların ilgisini kılavuz alıp öyküleri geliştiriyormuş.
Muhteşem Yaratıklar Türkiye ’de 1 Mart’ta vizyona giriyor.