Bu albüm bebeğim gibi

Bu albüm bebeğim gibi
Bu albüm bebeğim gibi
Özge Eyüpoğlu üç şarkıdan oluşan albümü 'Meftun' ile Türk Sanat Müziği ve cazı bir arada sunuyor. 'Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim' şarkısına çektiği klip ortalarda dönerken sanatçı ile buluşup sohbete koyulduk.
Haber: MUHSİN TOPYILDIZ / Arşivi

Nereden çıktı ‘Meftun’?
Son beş yıldır Bodrum’da yaşıyordum. Bodrum’da bir sanat derneğimiz var ve Nevzad Atlığ’ın sanat yönetmenliğinde barok dönemi eserleri seslendirdiğimiz konserler veriyorduk. III. Selim’den, Dede Efendi’den, IV. Murat’tan eserler okuyordum. Ne ben söylediğimi anlıyordum ne de dinleyen ama o müzik insanı alıp götürüyordu. Yapımcım Emre Irmak ile bir araya gelince albüm fikri ortaya çıktı. Ercüment Vural ile tanıştık ve enerjilerimiz tuttu. Sanat müziği ve caz üzerine yaptığı birkaç işi dinletti. Ercüment bu şarkıları okuyacak solist arıyordu ve birden işe giriştik.
Sanat müziği ve caz... Bir arada duyduğunuzda afallamadınız mı?
Ben başta çok şaşırdım aslında. Türk müziği, komalardan oluşuyor ve belli disiplinleri var. Caz ise tamamen emprovizasyon. Daha sonra düşününce bu çelişki benim kişisel yapıma da benziyordu. Benim de katı kurallarıma rağmen içimden geldiği gibi hareket etmişliğim vardır.
Projeyi kabullenip işe koyulduktan sonra neler oldu?
Ben piyasa için yeni bir solist olduğum için üç parçalık bir maxi single hazırlamaya karar verdik. Bu kararı verdikten sonra şarkıları seçmeye başladık. Şarkı seçimleri yapıldıktan sonra Ercüment Vural’ın TRT’den aldığı notaları birebir okuyarak şarkıları oluşturduk. Türk Sanat Müziği’nin ağır hocalarından şarkıları bozduğumuza dair bir eleştiri almaktan hep korkmuştum. Ben de Türk müziğinin üslubunu ve ağzını bozmadan yaşatılması gerektiğini düşünenlerdenim.
Türk Halk Müziği ile cazın buluşması Özdemir Erdoğan’lara, Tülay German’lara kadar gidebiliyor. Fakat Türk Sanat Müziği ile böyle bir kompozisyon hiç oluşturulmamıştı...
Albüm benim bebeğim gibi. Bebeğin babası da Ercüment. En çok babası uğraştı albümle. (Gülüyor) Yıllar boyu piyasanın içinde olan insanlarla çalışmak benim en büyük şansım oldu. Beni çok doğru yönlendirdiler. Kayıtları yaparken bir ses kaydında sesini kendine benzetemeyen insanlar gibi oldum. “Bu sese güzel mi diyorsunuz” diye defalarca sordum. Albümde hep bir hata aradım. “Şurada detone olmuşum” deyip defalarca okudum aynı şarkıları.
Enteresan bir kompozisyonla ortaya çıktığınız kesin. Ne yapmak istiyorsunuz?
Ben bu yolda kalıcı izler bırakmak istiyorum. Küçük bir ürün çıkarıp ortaya attık. Olumlu ve güzel sonuçlar alabilirsek daha dolu bir repertuvarla yeni albüme girişeceğiz.
Başka tarz müziklere de kayacak mısınız yeni albümde?
Hayır, sanat müziğini yeni bir formla birleştirmek üzerine çalışacağız yine. “Sanat müziğini denedik, şimdi türkülere el atalım, sonra da tangoya bakarız” gibi bir mantıkla hareket etmeyeceğim. Bu işe gönlümü koydum ve inanıyorum. Henüz Türk müziğinde de cazda da öğreneceğim bir sürü şey var. Kendimi geliştirerek yoluma devam etmek istiyorum.
Bu albümden önce cazla aranız nasıldı?
Sadece dinleyiciydim. Luis Armstrong, Miles Davis gibi herkesin dinlediği insanları dinliyordum.
‘Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim’ şarkısına oldukça sade bir klip çekmişsiniz...
Klip yönetmenliğini Anıl Tütüncüoğlu yaptı. ‘Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim’e klip çekmeyi çok istiyordum. Şişli’de bir stüdyoda bir gün boyunca sabahtan akşama kadar uğraşarak çektik. Tamamen yönetmenin ellerine bıraktım kendimi. “Özge şöyle bak, Özge böyle yapacağız” dedi, ben de ona uydum.
Albümden önce Özhan Eren’in ‘120’ filminde şarkı söylemişsiniz. Nasıl gerçekleşti bu ‘120’ serüveni?
Benim ilk profesyonel stüdyo deneyimim olmuştu. Ben üniversite öğrencisiyken Özhan Eren ile tanışmıştık. Filmi çekeceği zaman benim şarkı söylememi istedi. Ben deneyimim olmadığı için biraz çekindim ama beni yüreklendirdi. Filmde söylediğim şarkı için bir buçuk yıl kadar çalıştık. Üst üste tekrar tekrar okudum şarkıyı. Senaryoyu okuduktan sonra son halini verebildim.