Bu bir Google Yayınları kitabıdır

Bu bir Google Yayınları kitabıdır
Bu bir Google Yayınları kitabıdır
Google ilk kitabını yayımladı. www.20thingsilearned.com adresinden ulaşabileceğiniz kitap internet ve internet kullanımıyla ilgili ipuçları içeriyor
Haber: ZEYNEP HEYZEN ATEŞ - heyzen@mail.org / Arşivi

Google, sonunda ilk e-kitabını yayımladı: ‘20 Things I learned About Browsers and Web’ ( İnternet ve Arama motorları Hakkında Öğrendiğim 20 Şey). Kitaba gelmeden önce Google Yayınları projesinden bahsetmek gerekiyor. 2010’un Mayıs ayında Wall Street Journal, Google’ın Google Yayınları’nı kurma ve Google Dijital Kitapçısı açma planından bahsetmiş, haziranda projenin hayata geçeceğini duyurmuştu. Buna göre Google herkesin her yerden her kitabı satın alabilmesini sağlayacak, zaten ‘her yerden al, her yerden oku’ sloganıyla lanse edilen ve milyonlarca kitabın satılacağı bir dijital kitapçı açacaktı. Proje aynı zamanda Google tarafından basılacak ‘yeni’ kitapları da içeriyordu.
Kitapçı fikri şimdilik hayata geçmedi ama yazının başında da belirttiğim gibi Google ilk kitabını yayımladı. www.20thingsilearned.com adresinden ulaşabileceğiniz kitap internet ve internet kullanımıyla ilgili ipuçları içeriyor. Kapakta beliren yan notta özetlendiği üzere: “Cookie nedir? İnternette kendimi nasıl korurum? Ve en önemlisi: Bir kamyon laptopumun üzerinden geçerse ne olur? İnternetle ilgili bilmek istediğiniz ama sormaya çekindiğiniz her şey.” Önsözdeyse kitabın internetin nasıl bugüne geldiğini, bulut bilişim olayını ve internet sitesi tasarımı gibi pek çok konuyu ele aldığı söylenmiş. Bu noktada şunun altını çizmek gerekiyor: Google’un kitapları –bu kitap da dahil olmak üzere- diğer e-kitaplar gibi bilgisayara indirilmiyor. İnternete bağlanıp okuyorsunuz. Bağlantınız yoksa okuma şansınız yok. Şimdilik sadece ilk dört bölümü okudum, kitap çok güzel, konuyla ilgileniyorsanız ve İngilizce biliyorsanız mutlaka göz atın derim.

Neil Gaiman, Stephen King’i değerlendiriyor
Kitap hâlâ elime geçmediği için kitabın kendisi üzerine yazamıyorum ama Stephen King’in “öyle yazılmaz böyle yazılır” diyerek tüm ıvır zıvır vampir yazarlara ders niyetine yazdığı ‘Full Dark, No Stars’ (Zifiri Karanlık) yayımlandığı tüm ülkelerde büyük ilgi gördü. Son olarak Neil Gaiman’in kitapla ilgili enfes bir makalesi yayımlandı. The Guardian’da çıkan yazıyı özetlersek: “Stephen King dört novelladan oluşan ilk kitabını yazalı otuz yıldan uzun süre geçti. (Altın Kitaplar’ın ‘Kuşku Mevsimi’ adıyla yayımladığı Türkçe çeviride künyeden gördüğüm kadarıyla bu sayı üçe düşmüş) O zamanlar kariyerinin şafağındaydı. İçerdiği dört öyküden üçü sinemaya uyarlanan kitap aslında bir novella olan ama eklenen yorumlarla romana dönüştürülen Carrie’nin hemen ardından yayımlanmıştı. Ustaca kaleme alınmış, karanlık hikâyelerdi. Stephen King’in dergiler yazdığı öykülerden uzun ama listelere giren romanlarından kısaydılar. İkinci novella dörtlüsü 20 yıl sonra geldi. ‘Gece Yarısını Dört Geçe’, Stephen King’in kariyerinin öğleden sonrasında yazdığı hikâyelerden oluşuyordu ve daha az dikkat çekiciydi. Artık kariyerinin akşam vaktine ulaşmış olan King son bir dörtlüyle karşımızda (gerçi artık 63 yaşında olan ve sürekli emekli olmaktan bahsetse de bir türlü kalemi bırakamayan King’in yirmi yıl sonra yeni bir dörtlüyle karşımıza çıkması mümkün): ‘Full Dark, No Stars.’”
Kitabın konusuna gelecek olursak: İlk novella, 1922, on dört yaşındaki oğlunu kendine yardım etmeye ikna ettikten sonra karısını öldüren Nebraskalı bir çiftçinin hikâyesi. İkinci novella ‘Big Driver’ –iri sürücü- ise bir intikam macerası, başroldeyse King’in kullanmayı sevdiği türden bir yazar karakteri var. Üçüncü hikâye ‘Fair Extension’ –adil uzatma- ise klasik şeytanla anlaşma olayı. Kanserden ölmekte olan John Collier, Bay Elvid’le yaptığı anlaşma sonucunda on beş yıl kazanır ama her zamanki gibi işin içinde bir bit yeniği vardır. Son novella, ‘Good Marriage’ –iyi evlilik- ise Gaiman’ın tabiriyle “mükemmel anlatılmış, sade bir hikâye.” İyi bir evliliği olduğunu zannederken kocasının seri katil olabileceğini keşfeden bir kadını konu alıyor.

Salman Rüşdi’nin favori fantastikleri
Harry Potter sinemalarda gösterilmeye başladığında fantastik edebiyatın yeniden canlanması kaçınılmazdı. Bir süredir gazeteler bizde yayımlanmamış ve büyük ihtimalle yayımlanmayacak fantastik kitaplara ve yazarlara yer veriyor. Bir de aktörlere, yazarlara vb. en sevdikleri fantastik kitapları soruyorlar. ‘Entellektüeller’ özellikle de çocukları yoksa ya da büyümüşse çoğunlukla yaptıkları listelere Rowling’i almıyorlar. Son olarak Salman Rüşdi’ye Wall Street Journal tarafından böyle bir liste yaptırılmış.
Yazarın seçimleri şaşırtıcı olmaktan uzak ama açıklamaları ilginç. İşte liste:
‘Alice Harikalar Diyarında’: İngiltere ’nin meşhur yatılı okulu Rugby School’a giden biri olarak, okulla ilgili söyleyebileceğim tek güzel şey Lewis Carroll’un da oraya gittiğidir. İki Alice kitabı da çocuklar için harikadır ve hatta fazla harika oldukları bile söylenebilir. İlk kitap başlangıçta eleştirmenler tarafından beğenilmese de kısa süre sonra klasikler arasındaki yerini alır. İkinci kitap ‘Aynanın İçinden’ ise çok daha takdire şayandır çünkü Alice, Harikalar Diyarı’na dönmez; Carroll kahramanı için ilki kadar başarılı yeni bir hayali dünya yaratır.
‘Peter Pan’: Peter Pan önce bir tiyatro oyunuydu ve oyun hali roman halinden iyidir. Ama hiç büyümeyen çocuk fikri Disney’leştirmenin bile mahvedemeyeceği kadar güzel.
‘Yüzüklerin Efendisi’: J.R.R. Tolkien’in üçlemesiyle on beş yaşındayken tarih öğretmenim sayesinde tanıştım. Tolkien okumak için mükemmel yaştır.
‘Altın Pusula’: Tanrı’nın ölümüyle başlayan her kitaba sempatim var. Pullman’ın iblisler, sihirli tozlar ve garip bir Oxford’dan uçan kovboyların arasına yapılan yolculukları içeren ‘laik’ kitabı pek çok çocuğun ve yetişkinin hayal gücünü ele geçirmiştir.
‘Süper İyi Günler’: Asperger sendromu olan birini, hele bir çocuğu tanıyorsanız onların yakınlarında olmanın ne kadar zor olabileceğini bilirsiniz. Mark Haddon’ın ‘Süper İyi Günler’indeki gibi bir çocuk tanıyorum ve örneğin pinpon oynayalım mı diye sorduğumda “Salman çok yaşlı ve işe yaramaz, onu mahvederim” gibi yanıtlar verdiği halde onu çok seviyorum.