Bu da engelli Taksim maratonu

Bu da engelli Taksim maratonu
Bu da engelli Taksim maratonu
Yayalaştırma çalışması için Taksim Meydanı'na çıkan engelli asansörü süresiz olarak kapatıldı. Tekerlekli sandalyeyle Taksim'de metrodan inip meydana çıkmamız tam 61 dakika sürdü!
Haber: ELİF İNCE - elif.ince@radikal.com.tr / Arşivi

Yayalaştırma çalışması için Taksim Meydanı’na çıkan engelli asansörü süresiz olarak kapatıldı. Tekerlekli sandalyeyle Taksim’de metrodan inip meydana çıkmamız tam 61 dakika sürdü! Simto Alev, “Buz pisti bile düşünülüyor ama engelliler söz konusu olunca sorumluluklar unutuluyor” diyor. Taksim ‘yayalaştırma’ projesi süresince meydana çıkan engelli asansörünün kapatıldığını Simto Alev’in Twitter ’dan attığı “8 ay evimde mi oturayım?” mesajından öğrenince durumu birlikte teftiş etmek için yola koyulduk. Alev, 28 yaşında bir arayüz/web geliştiricisi, aynı zamanda engelli hakları üzerine mücadele eden bir aktivist. İlkokul 2. sınıfta geçirdiği bir kazadan beri tekerlekli sandalye kullanıyor.



16:48: Simto Alev ve kardeşi Nur’la evlerinin yakınındaki Şişli metrosunda buluşuyoruz. Yolculuk öncesinde Ulaşım AŞ’yi aradığımızda yetklili “PTT önüne çıkan engelli asansörü çalışma süresince kapalı, Gezi Parkı’ndaki çıkışı kullanın” diyor. “Peki Gezi Parkı’ndan meydana nasıl çıkacağız, her yer kapalı” deyince de “Görevli arkadaşlar yardım eder” cevabını alıyoruz.

17:00: Taksim durağında iniyoruz.

17: 02: İlk asansöre önümüze dolu şan insanlardan dolayı giremiyoruz. Simto, “Hep başıma geliyor. Neredeyse hiçbir zaman yol veren yok” diyor.

17:08: Simto’nun her zaman Taksim’e çıkmak için kullandığı asansör ‘yayalaştırma çalışmaları’ nedeniyle kapalı. Sürekli bozulan asansörlere ‘engelli engelli asansörü’ adını takmış.

17:17: Gezi Parkı çıkışına ulaşmak için iki ayrı asansöre biniyoruz. Simto, asansördeki kat butonu çok yüksekte olduğu için sandalyesinden erişemiyor. Gezi Parkı’na çıkıyoruz.

17:20: Cumhuriyet Caddesi’ne çıkış barikatlarla kapalı.

17:25: Yayalar için ‘ayrılan’ geçiş yoluna kaldırım çok yüksek olduğu için tekerlekli sandalyeyle giremiyoruz. Esnaf Talimhane’den meydana ulaşabileceğimizi söylüyor. Simto, arnavutkaldırımları sandalyesini çok sarstığı için oldukça rahatsız. Ortalamadan daha küçük olduğunu söylediği sandalyesi kaldırımdaki bariyerlerle kafelerin balkonlarının arasına zar zor sığıyor, sarmaşıklar sandalyesine takılıyor. Bir servis aracı Simto’ya çarpmasına ramak kala frene basıyor.

17:34: Talimhane çıkışındayız ama Tarlabaşı tarafı kapalı. Yayalar emniyet şeridinin üzerinden atlıyor. Biz ise daha önce giremediğimiz barikatlanmış yaya yoluna girerek tekrardan Gezi Parkı’na doğru dönüşe geçiyoruz. Simto’nun sabrı taşmak üzere, “Tekerlekli sandalyem şarjlı, bu kadar yol gidemeyebiliriz” diyor.

17:47: Görevlilerden bizi kapalı caddeye almalarını istiyoruz fakat “Buradan da çıkış yok,
diğer taraftan dolanın” cevabını alıyoruz. Bir yetkili aradığımızı söyleyince “Burada kimse yok” diyorlar.

17:52: Gezi Parkı’ndaki kırık kaldırımlarla mücadele başlıyor. Bazen Simto’nun kardeşi Nur, bazen de tanımadığımız insanlardan yardım alarak parkta güç bela ilerliyoruz. Araçlardan dolayı AKM tarafından dolanmak zorunda kalıyoruz.

17:58: Simto sandalyesiyle kaldırıma çıkamadığı için cadde trafiğinin arasından ilerliyor. “Çoğunlukla araç yolundan gitmek zorundayım, kaldırımlarda rampa olmuyor veya önüne araçlar park ediyor” diyor.

18:00: 61 dakika sonra meydandayız. Simto mücadeleyi şöyle özetliyor: “İstiklal tek başıma çıkmayı göze alabildiğim nadir yerlerden. Fakat şu anki haliyle burada da tek başıma seyahat etmem imkânsız. Pratikte bana koyulmuş bir yasak. Sadece ben değil, yaşlılara, puset kullananlara... Oysa toplu taşıma vatandaş olarak hakkımız. N’apalım, artık biz de buz pistinde kayarız!”


Engellilere altgeçit de yok

“Eğer Taksim Kışlası hâlâ yerinde olsaydı, onarılmadığı için bir savaş verebilirdim. Ancak yıkılmış ve yerine ağaçlarla dolu Gezi Parkı yapılmışken projeye anlam veremiyorum. Bazıları ‘Kim gidiyordu o parka?’ diyor. Kimse gitmiyorduysa bu yönetim eksikliğidir. Tarlabaşı yıkıldı, halkı boşaltıldı. Sokaklarda masalar kaldırıldı, İstiklal’in göbeğine Demirören AVM dikildi, Emek Sineması yıkılıyor. Bu dönüşüm sürecinde, o kocaman meydan içinde ne barındıracak merak ediyorum. Sadece anlamsız, taş parke döşeli boş bir alan olmasından endişe ediyorum.” Altgeçit konusunda ise aklında soru işaretleri var: “Bildiğim engelli erişimi olan bir altgeçit yok.”


Asansörler her hafta bozuluyor
“Bu sadece bugüne özel bir sorun değil. Şişli, Şişhane, Levent duraklarındaki asansörler abartısız her hafta bozuluyor. Oysa aktif olarak kullanabildiğim tek toplu taşıma aracı metro. Hiç metrobüs kullanmadım çünkü engelli erişimi için tasarlanmamışlar. Engelli erişimi olan otobüs de çok az, en az 5 otobüs geçmesini beklemek gerekiyor. Bazı rotalarda ise hiç yok. Denk geldiğinde şoförler kaldırıma yanaşmıyor ve rampayı kullanamıyoruz. İşim Kadıköy’de, aynı firmada 2 yıldır çalışıyorum ancak işe bir kere bile gidemedim. Evden çalışıyorum. Sadece ulaşım değil sinema, tiyatro, sergi, konser yok.”