Bu hafta vizyona giren filmler

Bu hafta vizyona giren filmler
Bu hafta vizyona giren filmler
Son yılların gişe canavarı 'Transformers: Kayıp Çağ'dan 'Dişi Hangover' olarak lanse edilen 'Hayatımın En Kötü Gecesi'ne, Irvine Welsh uyarlaması 'Pislik'ten yerli dönem filmi 'Göl Zamanı'na bu hafta yedi yeni film gösterimde.

Transformers: Kayıp Çağ

 


Orijinal adı: Transformers: Age of Extinction, Yönetmen: Michael Bay, Oyuncular: Mark Wahlberg, Nicola Peltz, T. J. Miller ile Stanley Tucci

80’li yılların kült çizgi dizisinden yola çıkarak çekilen ve ticari başarısının ardından Hollywood’un gişe canavarı serilerinden biri haline gelen ‘Transformers’, bu hafta dördüncü filmi ‘Transformers ‘Kayıp Çağ’la (Transformers: Age of Extinction) sinemalara arzı endam ediyor. Dev robotların dünyasında geçen filmin yönetmen koltuğunda büyük prodüksiyonların usta ismi Michael Bay var. Mark Wahlberg, Nicola Peltz, T. J. Miller ile Stanley Tucci’nin rol aldığı yeni film, büyük bir şehri yok eden ama dünyayı kurtaran destansı bir savaşın ardından başlıyor. İnsanlık toparlanmaya çalışırken, tarihin akışını kontrol etmeyi amaçlayan karanlık bir grup kendini gösterir. Araba mezarlığından aldığı tırı tamir etmeye çalışan Cade, tırın eski transformer Optimus Prime olduğunu fark eder. Transformerlardan sonsuza dek kurtulduğunu zanneden devlet, Optimus Prime’ın hayatta olduğunu öğrenince ona el koymak ister. Dünyayı istila etmeye başlayan uzaylı robotlara karşı geliştirilebilecek tek gücün Prime olduğu çok geç fark edilir. Optimus Prime ve Autobotlar, yeni insan kadrosunun (Mark Wahlberg’in öncülüğündeki) yardımıyla bugüne kadar karşılaştıkları en korkunç meydan okumaya karşı koyarlar.
Orijinal adı: The Fault in Our Stars, Yönetmen: Josh Boone, Oyuncular: Shailene Woodley, Ansel Elgort, Nat Wolff, Laura Dern

“Gençlik filmi klişelerinin çoğuna sahip olmakla birlikte garip biçimde ‘sinema tarihinden yorulmamış’ bir örnek. ‘Juno’ falan gibi yeni tarz Amerikan gençlik filmi bu, bir yandan da banliyö filmi. Ama artısı var. Filmin iki kahramanı da kanserden ölme ihtimali çok yüksek akran çocuklar, bir kızla bir erkek. ‘Aynı Yıldız…’ın hastalıktan gözyaşı derleme önceliği yok (sonuçta ister istemez derlese de), ve/ ama garip bir güncelliği var. Banliyo denen gıcır gıcır yerin günümüz toplumlarının en hastalıklarla dolu ‘sahneleri’nden biri olduğunu düşündürüyor bir kere. (.../...) Vampirlerden daha beteri varsa o da ‘gerçek dünyada’ lösemi, kanser ya da gözünü kaybetme tehlikesi altında, daha hayattayken yarım ya da çeyrek bedenle yaşayan teenager’lardır demeye getiriyor film… (.../...) ‘Acı, hissedilmeyi talep eder.’ Pittsburgh’da da, Ataşehir’de de olsa günümüz ruhları için belki de önemli bir ders bu; projelendirilmiş bir şey olmadığı kesin ‘gibi olan’ düz acı ile
yüzleşmek. Gayet de ortalama bir sinema sanatı örneği olan ‘Aynı Yıldızın Altında’nın uzun uzun titrettiği gönül teli tam bu; şaşırtıcı biçimde yeni, yerinde.” Fatih Özgüven

Aynı Yıldızın Altında

 

Göl Zamanı


Yönetmen: Cafer Özgül, Oyuncular: Emre Canpolat, Begüm Birgören, Cemil Büyükdöğerli ile Didem Balçın
Daha önce televizyon dizilerinde yönetmenlik yapmış Caner Özgül’ün ilk uzun metrajlı filmi, Cumhuriyet döneminin Doğu-Batı ikilemi üzerine kafa yoruyor. 1930’ların Türkiye’si. Ülke Atatürk Devrimleri’ne geçişin acemiliklerini yaşamaktadır. Tıbbiyeden mezun olan iki arkadaş Ahmet ve Refik, Anadolu’yu gezmeye çıkarlar. Yolları Ege’de bir kasabaya düşer ve eski İttihatçılardan Haşim Bey onları konağında misafir eder. Haşim Bey’in kızı Elif, melankolik bir kızdır. O gece Göl kenarında Refik’le karşılaşır ve aralarında bir aşk başlar. Kafası yeni fikirlerle dolu olan Refik’in aşk konusunda da kafası karışıktır.

Sevgilinin Ardından



Orijinal adı: Lilting, Yönetmen: Hong Khaou, Oyuncular: Ben Wishaw, Morven Christie, Peter Bowles, Pei-Pei Cheng
Londra’da yaşayan genç Kai’nin ani ölümü, hem genç sevgilisi Richard’ı hem de Çin–Kamboçya asıllı inatçı annesi Junn’ı derinden sarsar. Kai’nin yaşayan tek aile üyesine karşı bir sorumluluk duygusuyla hareket eden Richard, bir huzurevinde yaşayan Junn’u sık sık ziyaret etmeye başlar. Richard, onunla iletişim kurmayı reddeden Junn’un taştan duvarlarını bir çevirmen aracılığıyla aşmaya çalışır. Bu şekilde geçmişte birbirlerine karşı oluşan önyargıları teker teker yıkmaya başlarlar.Sundance Film Festivali’nde yarışan ‘Sevgilinin Ardından’, Kamboçyalı Hong Khaou’nun ilk filmi. Farklı kültürlerden gelen iki insanın birbirlerini anlamaya çalışmasına odaklanan filmin duygusal anlamda etkileyici olmasına karşın fazlasıyla naif sularda yüzdüğü söyleniyor.

Hayatımın En Kötü Gecesi



Orijinal adı: Walk of Shame, Yönetmen: Steven Brill, Oyuncular: Elizabeth Banks, James Marsden, Gillian Jacobs, Sarah Wright Olsen
Felekten bir gece çalanlar hep erkekler olacak değil ya... ‘Dişi Hangover’ olarak lanse edilen filmde Elizabeth Banks’in canlandırdığı haber muhabiri Meghan, arkadaşlarıyla felekten bir gece çalmaya karar verir. Ancak yaşadığı tek gecelik ilişkinin ardından sabah uyandığında hiçbir şey hatırlamamaktadır. Arabasız, kimliksiz, telefonsuz ve beş parasız hiç bilmediği bir mahallede kalakalır. Kariyeri için çok önemli bir röportajı fırsatını kaçırmamak içinMeghan’ın sadece 8 saati vardır.

Pislik



Orijinal adı: Filth, Yönetmen: John S. Baird, Oyuncular: Imogen Poots, James McAvoy, Jamie Bell, Jim Broadbent
Hem sinemada hem de edebiyatta kült haline gelen ‘Trainspotting’in yaratıcısı Irvine Welsh’in aynı adlı romanından uyarlanan bu biçimci film, Welsh’in cinsellik ve şiddet konularında aşırı uçlara savrulmaktan kaçınmayan karanlık mizahını özleyenler için birebir. Bruce Robertson, yozlaşmış bir polis dedektifidir. Günlerini alkol, uyuşturucu ve seksle geçirse de nihai amacı kariyerinde hızla yükselmektir. Japon bir öğrencinin öldürülmesi olayını araştırmakla görevlendirilmesi bu amaç uğrunda güzel bir fırsat gibi görünse de diğer polislerin sırlarını ortaya çıkartan ve onları birbirine düşüren Bruce, kontrolünden çıkan hile ağında kaybolmaya başlar. Çevirdiği oyundan şüphelenen meslektaşları, geçmişi, kayıp eşi ve uyuşturucu alışkanlığı içinde yitip giden Bruce Robertson’a bir oyun oynarlar.

Derindeki Yaratık


Orijinal adı: Amphibious, Yönetmen: Brian Yuzna, Oyuncular: Elke Salverda, Francis Magee, Janna Fassaert, Michael Pare
İkinci sınıf korku ve gerilim filmleriyle tanınan Filipinler doğumlu yönetmen Brian Yuzna’nın dört yıl gecikmeli olarak gösterime giren Endonezya-Hollanda ortak yapımı filmi, ‘çöp’ korku/gerilimlerden hoşlananların ilgisini çekebilir. Deniz biyoloğu Skylar Shane, Sumatra Denizi’nde tarih öncesi çağlardan kalma yaşam formları üzerine yaptığı araştırma için kaptan Jack Bowman’ın teknesini kiralar. Yolculukları sırasında Jack’in kaçakçı dostlarının okyanus ortasında konuşlandığı platforma uğrarlar. Burada karşılaştıkları yetim köle Tamal’ı yanlarına almalarının ardından denizin derinliklerindre yaşayan kötücül yaratık harekete geçer.