Bu karnaval başka karnaval!

Bu karnaval başka karnaval!
Bu karnaval başka karnaval!
Borusan Quartet, BİFO solistleri ve Ferhan & Ferzan Önder, 23 Nisan öncesinde, çocuklar için 'Hayvanlar Karnavalı'nı seslendirecek. Projenin detaylarını Borusan Quartet, Önder Kardeşler ve hikayeyi anlatacak olan Memet Ali Alabora'dan öğrendik.

Cem Yılmaz’ın şef olarak Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı yönettiği konserleri eminiz herkes hatırlar. O meşhur klasik müzik konserine Cem Yılmaz’ı hazırlayan dörtlü olarak girdiler hayatımıza… Borusan Quartet, 23 Nisan öncesinde bu kez çocuklar için hazırladıkları Saint Saëns’ın “Hayvanlar Karnavalı” ile Süreyya Operası sahnesine çıkacaklar. Dünyaca ünlü piyano ikizleri Ferhan & Ferzan Önder’in ve çocuklara klasik müziği sevdirmek için yıllardır gösteriler yapan Memet Ali Alabora’nın da anlatıcı olarak dahil olduğu projenin detaylarını Borusan Quartet, Önder Kardeşler ve Memet Ali Alabora’dan öğrendik.
Esen Kıvrak, Efdal Altun, Çağ Erçağ, Olgu Kızılay’dan kurulu Borusan Quartet başlıyor söze…

Çocuklar için "Hayvanlar Karnavalı"nı seçmenizin nedeni nedir?
BQ/EK: Saint Saëns'ın "Hayvanlar Karnavalı"nın çok daha sık seslendirilmesi gereken, özel ve özellikle çocuklar için çok faydalı bir eser olduğunu düşünüyoruz. Büyük bir keyifle programımıza aldık. Eserde flüt, klarnet gibi bazı solo enstrümanların dışında iki de piyano var ve Önder Kardeşler aklımıza gelen ilk isim oldu. Geçen yıl tesadüfen yurtdışında bir festivalde karşılaştık, beraber bir şeyler yapalım diye konuşmuştuk, bu eser de buna vesile oldu.

Klasik müzikli komedi şovlarıyla bildiğimiz Aleksey Igudesman’ın gösterinin ikinci gününde sizin için yazdığı "Edirne'den Kars'a" eserini seslendireceksiniz. Eseri biraz anlatır mısınız?
BQ/EK :
Aleksey ile Viyana’da okurken tanıştık. Her şeyden önce çok iyi bir kemancıdır ve çok yaratıcıdır. Tüm dünyanın tanıdığı bir isim oldu. Bizim için eser yazmasına aslında Önder Kardeşler önayak oldu. Eser yedi bölümden daha doğrusu yedi şehirden oluşuyor: Edirne, İzmir ( Atatürk 'e ithafen) , İstanbul, Ankara , Batman, Giresun ve Kars. Aleksey bu yedi şehri çok iyi analiz ederek kendine has elementlerini ön plana çıkartmış. Mesela İzmir’de Efe'leri, Giresun'da ise kemençeleri duyacaksınız. Bu eser ayrıca yurtdışında ülkemizin tanıtımı için de önemli eserlerden biri olacak, şimdiden bu eserle kesinleşmiş konserlerimiz var yurtdışında. Ayrıca bu esere özel bir de web sitesi www.edirnedenkarsa.com hazırlıyoruz.

Kullandığınız çalgıların bir servet olduğunu duyduk doğru mu?
BQ/OK:
Evet, bu konusunda gerçekten çok şanslıyız. İsviçre’deki Maggini Vakfı’nın Borusan Kültür Sanat ile yaptığı işbirliği sonucu Stradivarius, Amati, Storioni, Testore, Conia, ve Guarnerius gibi müthiş enstrümanlarla müzik yapıyoruz.

Fazıl Say ile de yakınlığınız biliniyor. Onun eserlerini seslendirmek nasıl? Bir besteci olarak sizi ne kadar serbest bırakıyor?
BQ/E.A:
Benim Fazıl Say'la tanışıklığım 1980 yılına, Ankara Devlet Konservatuvarı'na kadar uzanır. Birlikte başladık ama birlikte bitiremedik. Malum Fazıl 10 yıllık okulu 5 yılda bitirdi. Borusan Quartet olarak Fazıl'la yürüttüğümüz ortak projeler bizim için her zaman gurur kaynağı oldu. Fazıl Say'ı bizim için önemli kılan bir başka özellik de, onun bestesiyle 2010 yılında New York'da kazandığımız altın madalya. "Boşanma" adlı bu eseri halen büyük bir keyifle çalıyoruz. Besteci olarak, yorumumuzu beğendiği ve güvendiği için büyük oranda bizi serbest bırakır.

Gürer Aykal bir konserinizde her birinizin birer lakabı olduğunu söylemişti…
BQ/OK:
Bana takılan lakap “kirpi”, Çağ’a “küpeli”, Esen’e “bay ciddi” ve Efdal’e de “taklitçi”… Hocamız Gürer Aykal’ın dediğine göre bunlar, sürekli bizi takip eden seyircilerimizin koydukları lakaplar. Çağ’ın viyolonsel sololarda vibratosunun yoğunluğu ile küpesi de hep sallanırdı ve bu da insanların dikkatini çekerdi. Efdal’e ise taklitçi denmesinin sebebi, İstanbul’a geldiği ilk yıllarda stand-up yapması. Çok iyi Hikmet Şimşek taklidi yapar.

FERHAN& FERZAN ÖNDER
Her biri farklı bir karakteristik özellik taşıyan bölümleriyle Hayvanlar Karnavalı, müzisyenlerin adeta dans ettiği, zıtlaştığı bol inişli çıkışlı bir eser. Borusan Quartet ile nasıl yapıyorsunuz provaları? Nasıl gidiyor?
Provalarımız çok heyecanlı ve zevkli geçiyor, her birimizden sürekli yeni fikirler geliyor ve bu fikirlerin üzerinde çok yaratıcı bir şekilde keyifle çalışıyoruz. Sahnede büyük sürprizler olacak.

Hangi yaş grubuna önerirsiniz “Hayvanlar Karnavalı”nı?
Bu konserleri 7’den 70’e herkese öneriyoruz!

Martin Grubinger ile olan evliliğiniz ve müzikal birlikteliğiniz nasıl gidiyor? Anne olduktan sonra neler değişti hayatınızda?
Martin ve ben konserler nedeni ile çok yoğun olduğumuz için birlikte yaptığımız konserlerden ayrıca inanılmaz keyif alıyoruz. Oğlumuz bizim daha planlı yaşamamızı gerektiriyor. Bütün boş zamanlarımızı oğlumuzla geçiriyoruz. Onunla her fırsatta müziğimizi de paylaşıyoruz.

MEMET ALİ ALABORA
Çocuklar için “Hayvanlar Karnavalı”nda anlatıcıya epey büyük bir sorumluluk düşüyor. Ne yapacaksınız gösteride?
Ben karnaval için yazılmış kısa hikayeleri okuyorum, canlandırıyorum aslında. Anlatıcı klasik müzik ile çocukların arasındaki kolaylaştırıcı gibi. Mesela ben çocukken benim klasik müzikle aramdaki kolaylaştırıcı babamdı. Çocuklara tabi ki projeksiyonda bir şeyler gösterebilir, kartondan hayvanlar yapabilirsiniz, ama belli bir oranda süslemek lazım. Anlatıcının metinleri ve müzik bunların yerine bu hayal gücünü tetiklesin, çizimlere bakmak yerine hayal güçlerini kullansınlar istiyoruz. Çocukların dikkatlerini toplayacak elementleri koymakta fayda var ama onlara da boş bir alan bırakmak lazım.

“Hayvanlar Karnavalı”, 21 Nisan 2013 Pazar günü 16.00’da ve 22 Nisan Pazartesi akşamı 20.00’de Süreyya Operası’nda seslendirilecek. Aleksey Igudesman’ın “Edirne’den Kars’a” adlı yapıtının prömiyeri ise Pazartesi akşamı Borusan Quartet ve Ferhan& Ferzan Önder tarafından yapılacak.