Bu oyuncaklar dünyayı geziyor, yiyor, içiyor!

Bu oyuncaklar dünyayı geziyor, yiyor, içiyor!
Bu oyuncaklar dünyayı geziyor, yiyor, içiyor!
Gazeteci ve koleksiyoner Ulaş Şentürk'ün yıllardır biriktirdiği figür oyuncaklar artık dünyayı geziyor, yiyor, içiyor!.. Ortaya çıkan birbirinden renkli fotoğraflarsa sosyal medyada boy gösteriyor... Birgün'den Ömür Şahin Keyif, Ulaş Şentürk'le ilginç projesini konuştu.

Gazeteci ve koleksiyoner Ulaş Şentürk’ün yıllardır biriktirdiği figür oyuncaklar, artık dünyayı geziyor, yiyor, içiyor... Bugüne kadar Almanya, Fransa, Belçika, İtalya, İspanya, Yunanistan, Romanya, Kıbrıs, Rusya gibi ülkelere götürdüğü oyuncaklarını fotoğraflayan Şentürk, ortaya çıkan ilginç kareleri ise Instagram, Facebook ve Flickr üzerinden takipçileriyle paylaşıyor. Oyuncakların sadece seyahatlerinin değil; mekân, yiyecek-içecek tercihlerinin de ilgiyle takip edildiğini belirtelim ve etrafın ‘şaka’larına aldırmadan büyük emekle kendine bir oyuncak dünyası yaratan Şentürk’e soralım…

Oyuncaklarla ilgili hatırladığın ilk anın ne?
Babamın üç yaşındayken beni berbere gitmeye ikna etmek için önce oyuncakçıya götürmesi… Haliyle o günden sona ne zaman saçımı kestirseler oyuncak aldılar. İlkokul yıllarımdan bu yana gördüğüm her oyuncakçıyı dolaşmışımdır, sağ olsun eşim de bu konuda çok anlayışlı, tatile gideceğimiz zaman gidilebilecek oyuncakçı, çizgi romancı ne varsa yerlerini önceden belirler. Çizgi roman okumaya da ilkokul yıllarımda başladım.

Koleksiyona ne zaman başladın?
1996’da. O zamanlar bu tür ürünleri getiren sadece bir yer vardı, Gerekli Şeyler mağazası. Şu an Kadıköy’de bir mağazaları var. Yine Kadıköy’de Dreamers, Figüratif gibi dükkanlar bulunuyor. Düzenli olarak bu dükkanları ziyaret edip, bütçemin elverdiği ölçüde figür toplamaya devam ediyorum.

Ulaş Şentürk

Pahalı mı bu iş?
Biraz pahalı sayılır. Son beş, altı yılda başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerde figür dükkanları açılmaya başladı, ama ithal ürün oldukları için yüksek bir vergiye uğruyorlar, satıcı da haliyle işi devam ettirebilmek için kâr koyunca, yurt dışında 50-60 liraya bulabileceğiniz bir ürün, 150 liraya kadar çıkabiliyor. O yüzden başlıca ürün kanalı internet. Yabancı alışveriş sitelerinden oldukça uygun fiyatlara ürün bulabiliyorum.

Neden dünyayı gezdiriyorsun onlara?
Oyunca hastasıyım. Sadece seyahatlerde değil, genelde her gün gezdiriyorum figürlerimi. Sabah evden çıkarken o gün işten sonra nereye gideceksem, yere ve yapacağım aktiviteye göre birkaç figür alırım yanıma mutlaka. Fotoğraf karesini baştan gözümde canlandırırım.

Oyuncaklarla arkadaşlık ettiğini söyleyebilir miyiz?
Elbette bir çeşit arkadaş sayılırlar, topladığım her figürün bir karakteristiği mutlaka beni yansıtır. Yıllardır yanımdan ayırmadığım figürlerim var.

Bu yaşta adamın oyuncağı mı olur, diyor mu görenler?
Türkiye’de yetişkin bir insanın sokak ortasında elinde oyuncakla fotoğraf çekmeye çalışması genelde yadırganan, hatta kimi zaman alay edilen bir durum. Yurt dışındaysa insanlar direkt yanınıza geliyor, sorular sormaya, sizinle birlikte fotoğraf çekmeye, hatta size önerilerde bulunmaya başlıyor; defalarca benim yerime oyuncaklarıma servis yapan garsonlarla karşılaştım. Haliyle güzel bir sosyalleşme yolu oluyor tanımadığınız insanlarla.

Eşim anlayışlı, dedin ama oyuncaklarınla bu kadar çok haşır neşir olmana hiç mi bozulmuyor?
Zaman içinde o da sevmeye başladı, ama hâlâ arada “Onları daha çok seviyorsun” diye sitem ettiği oluyor. Yalan tabi ki.


https://instagram.com/adwordnorton/
https://www.facebook.com/geekstyleguide
https://www.flickr.com/photos/109279894@N04/


Fiyatları binlerce dolara kadar çıkabiliyor
“Koleksiyonum içinde çocukluğumdan kalma Matchbox marka arabalar da var, teyzeme küçükken alınan ve ondan bana geçen 50 yıllık Lego’lar da. Figürlerin büyük bölümü çizgi roman ve sinema karakterlerinden oluşuyor. Son beş, altı yıldır ‘tasarım oyuncak’ olarak adlandırılan figürler topluyorum. Bunlar daha ziyade grafik sanatçılarının, tasarımcıların elinden çıkan yetişkin oyuncakları. Bizde hâlâ çok fazla örneğine rastlanmıyor dükkanlarda. Fiyatları binlerce dolara kadar çıkabiliyor. Bildiğiniz koleksiyon ürünü aslında.”


Yediren, içiren çok az!
“Oyuncak fotoğrafçılığı özellikle Japonya, Endonezya, Malezya gibi ülkelerde son derece yaygın. Japonya’da profesyonel oyuncak fotoğrafçılığı yapan insanlar var. ABD’de ise ‘vintage’ figür fotoğrafçılığı büyük ilgi görüyor. Ama iş seyahat, yeme-içme gibi dallara girince oyuncaklarla çekim yapan çok az insan var.”


ALMANYA

“Berlin’de çok sevdiğimiz bir lokanta-tekne var. Son ziyaretimizde fotoğraflarını çekmeye fırsat bulamadığım iki figürüm vardı. Yemekten sonra onları da kareye katarak ‘çapkın turist’ temalı bir komposizyon oluşturmaya çalıştım. Rüzgar ve Berlin’de her yerde karşılaşabileceğiniz arılar el verdiğince bu fotoğrafı çektim.”

KKTC

“Yaz başında yakın bir arkadaş çiftimizin düğünleri için KKTC’ye gitmiştik. Düğün saati yaklaşırken herkes bi taraflara dağılmıştı. Fırsattan istifade Woody ve Cherrybomb’u romantik bir yürüyüşe çıkarttım.”

FRANSA

“Sen mi büyüksün yoksa biz mi Eiffel”

FRANSA

“Normandiya’da kayalıklarıyla meşhur Etretat Kasabası’nda yazın sadece birkaç hafta güneş açıyor desek yalan olmaz. Yağmurlu bir günün ardından tepeden Manş Denizi’ni ve gün batımını izlerken bizim çocuklar da bu keyfi yaşasın istedim.”

RUSYA

“Bir konser için geçen mayısta eşimle Moskova’ya gitmiştik. Hayalimde Kızıl Meydan’da görkemli bir geçit töreni görmek vardı. Baktık gelen giden yok. Biz de kendi geçit törenimizi gerçekleştirdik.”

İTALYA

“Roma’yı ziyaret eden her turistin Trevi Çeşmesi’nin önünde illa ki bir fotoğrafı vardır. Bu da Homer’ın Frida’yla ilk Roma ziyaretinden bir kare.”

ROMANYA

“Geçen yılbaşında arkadaşlarımızın yanına Bükreş’e gitmiştik. Şehir çocukluğumdan beri görmediğim boyutta bir karla kaplıydı. Karla ilgili en sevdiğim hatıram ilkokulda boyum kadar kar yığınlarının içine atlamaktı. Aynı keyfi Homer’ın da yaşamasını istedim.”

İSPANYA

“Barselona’da Krem Katalan tatlısıyla meşhur bir pastane vardır. Malum Homer da tatlı delisi bir karakter. Ben kareyi çekemeden tatlının yarısına gelmişti çoktan.”
Kaynak: BİRGÜN