Bu prenses sarayda parti de verir!

Bu prenses sarayda parti de verir!
Bu prenses sarayda parti de verir!

Kate Middleton ve Prens William üniversitede tanıştı, önceki gün nişanlandı.

Prens William aristokrat olmayan, 'avam' bir kız sevdi; Kraliçe Elizabeth 'gelin' Kate Middleton'ı bağrına bastı, İngiliz basını Lady Diana'ya benzetti
Haber: ELİF TÜRKÖLMEZ - elif.turkolmez@radikal.com.tr / Arşivi

İngiltere birkaç gündür, Prens William’ın müstakbel eşi Kate Middleton’ı konuşuyor. Aslında, hostes bir anne ve havalimanı görevlisi bir babanın üç çocuğundan ilki olan ve Kraliyet ailesine mensup olmamasından tutun, gülümsemesine kadar Prenses Diana’yı andırdığı için dikkatleri üzerine ayrıca çeken Middleton’ın hikâyesi sadece İngiltere’de değil tüm dünyada gündemi meşgul ediyor. Lady Diana’nın düğününü, komşu kızının kına gecesini camdan izler gibi televizyondan izleyen, gelinliğini, saçını günlerce konuşan, ölümüyle yas tutan bir millet olarak biz de bu yeni geline gereken ilgiyi gösterdik tabii. ‘Pek güzel değilmiş’ dedik, ‘dudağı yok’u yapıştırdık, bacaklarını kaslı, kendisini rüküş bulduk.
Middleton, 1982 Reading doğumlu. Her zaman neşeli, sanata ve spora düşkün bir çocuk olmuş. Bu sosyallik gençlikte de karakterini oluşturan önemli bir özelliğe dönüşmüş. Partileri sevmiş, gece hayatı ve eğlenceye balıklama dalmış.
Prens William’la tanışmaları da böyle bir sosyal ortamda vuku bulmuş. Marlborough College’de okurken bir hayır işi için sahneye transparan bir kostümle çıkan Kate, William’ın dikkatini çekmiş. Sonra tanışmalar, takılmalar, partiler derken aynı evde yaşamaya başlayan çift, yine de ‘adını koymuyormuş.’. Okuldan arkadaşları o dönemi şöyle anlatıyor: William hiçbir zaman bağlanmak istemedi. Başka kadınlarla ilişkisi de vardı ama Kate’i kendisine çok yakın hissettiğini ve bir şekilde hep bir araya geldiklerini anlatırdı. Bir diğeri, “Onları arkadaş sanıyordum. İki yakın arkadaş gibi dururlardı, vay be hiç çaktırmamışlar!” diyor.
Bu arada, Kate için William’ın geniş arkadaş çevresine ve ‘kasıntı’ aile meclisine girmek bir hayli zor olmuş. “Aslında ne arkadaşları ne de ailesi bana zorluk çıkardı. Herkes ilgi gösterdi ve sevimli davrandı ama ben yine de bir şekilde çekiniyordum” diyor. 

On parmağında on marifet
İngiliz basını ‘gelin hanım’ın on parmağında on marifet var’ deyip övünüyor. Kayak yapıyor, hokey oynuyor, modayla ilgileniyor diye seviniyor. Aslında bu ‘gelin hanım’ mantığının ardında yatan patolojiyi anlamak zor değil. Prens William ve Harry’nin anneleri Lady Diana 1997’de Paris’te geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybedince ‘küçük prensler’i tüm ülke bağrına bastı. Hayatlarının bundan sonraki her günü adım adım takip edildi. Pres Harry gözümüzün önünde partide dağıttı, orduya katıldı, kız arkadaşıyla ayrıldı, Prens William gözümüzün önünde büyüdü, hatta kelleşti. ‘Bizim oğlanlar’ın her ânı basına yansıdı. Annesiz prenslerden biri nihayet mutluluğu bulunca da ulusça bir coşku, bir sevinç yaşandı.
İngiliz basını Middleton’ı fena halde Lady Diana’ya benzetmiş. The Daily Mail hızını alamamış, yan yana fotoğraflarını koyup karşılaştırma yapmış. Habere göre, Middleton da tıpkı Diana gibi aristokrat bir aileden gelmiyor, sade giyinmeyi tercih ediyor, abartılı makyajdan kaçınıyormuş. Gülümsemesi de onun gibi hüzünlüymüş. Biraz ‘sorunlu’ ve ‘zorlama’ olan bu kıyaslama prensi sevindir mi üzer mi bilinmez ama Middleton’ın gayet ayakları yere basan sağlam karakterli bir kadın olduğu ortada. Kraliyet ailesinden evet biraz çekiniyor ama bunu bir ‘sınıf’ sorunu olarak görmüyor. Aslında asık suratlı Kraliyet ailesinin, böyle parti sever ve tatlı bir gelin bulduğu için sevinmesi gerektiğini de düşünebiliriz. Zaten, basına yansıdığı kadarıyla öyle de olmuş. Kraliçe Elizabeth gelini pek sevmiş, ‘güzel ve akıllı’ bulmuş. Prens Charles’sa, oğlunun evlilik kararı karşısında masaya elleriyle vurmuş, sevinçten havalara uçmuş! 

Bu gelin sarayda parti verir!
Bu arada Prens William’ın Middleton’a deli gibi âşık olduğunu anlatanlar, “Böyle aşk görmedik’ diyor. Çift, 2007 yılında William’ın ‘hataları’ yüzünden ayrılmıştı. Arkadaşları o günü şöyle anlatıyor: Bir doğum günü partisi vardı. William içeri girdi, bitkin görünüyordu. ‘Artık özgürüm’ dedi, masaya kafasını koyup hıçkırarak ağlamaya başladı.
Çift, 2011 içinde evleneceklerini açıkladı, takipteyiz; ‘çılgınlığıyla’ ünlü gelin hanımın Buckingham Sarayı’nda parti düzenleyeceği haberi ne zaman gelir meraktayız…

O yüzüğün hikâyesi...
Prens, Middleton’a annesi Lady Diana’ya kendi nişanında takılan lacivert safir yüzük ile evlenme teklif etti. Önceki gün yapılan nişandan sonra BBC ’ye açıklama yaparken neden bu yüzükle evlilik teklif ettiğini de kızara bozara anlattı. “Bu yüzük benim için çok özel; Kate de benim için çok özel olduğundan bu ikiliyi bir araya getirmeye karar verdim” dedi.
Prens, nişanlısıyla fotoğrafçılara poz verdiği sırada da, “Böylece annemin de bugünü ve tüm bu heyecanı kaçırmamış olmasını sağlamaya çalıştım” diye ekledi.
Middleton’a Kenya tatili sırasında evlenme teklif eden Prens, yüzüğü nasıl sırt çantasında Kenya’ya götürdüğünden ve doğru zamanı yakalayabilmek için üç hafta kadar yanında taşıdığından da bahsetti. “Kaybedersem başım derde girerdi o yüzden yüzüğü bir an yanımdan ayırmadım çok stresliydi!” dedi. Videonun bu kısmında prensin, ‘Yüzüklerin Efendisi’ filminde oynamış da, setten söz ediyor olduğunu sanabilir insan!
1981’de 28 bin 500 pounda Prens Charles tarafından satın alınan yüzük, oval şeklinde ve etrafında 14 adet pırlanta var. 1981 yılında Crown mücevher şirketine sipariş edilen yüzük, Lady Diana’nın parmağına göre üretilmişti. Diana’nın 1997 yılındaki ölümünden sonra yüzüğün değerinin 250 bin pounda çıktığı konuşuldu.
Prenses Diana’nın en sevdiği yüzüklerinden biri olan bu safir yüzüğü neden trafik kazası geçirip öldüğü sırada takmadığıysa çok açık: Diana o sıra Charles’ı hatırlatacak her şeyden uzak duruyordu ve yüzüğü yatakodasında bırakmıştı.


    ETİKETLER:

    İngiltere

    ,

    Kenya

    ,

    BBC