@ErkanAktug

Bu sergide polis var, kesin bilgi!

Bu sergide polis var, kesin bilgi!
Bu sergide polis var, kesin bilgi!
Radikal'deki Güncel Sanat Kafası köşesinin de yazarı, sanatçı Işıl Eğrikavuk, Gezi'den ilhamla arkeoloji mezunu bir polis üzerine kurguladığı 'Ters Köşe' adlı video yerleştirmesiyle Egeran Galeri'de. Çalışmalarında mizahi bir dil kullanan Eğrikavuk, "Mizah önemli bazı şeylerden konuşmak için. O yüzden Gezi, insanlara bir sürü şey öğretti. Ben onun yarattığı etkiyi seviyorum" diyor.
Haber: ERKAN AKTUĞ - erkan.aktug@radikal.com.tr / Arşivi

Gezi olayları nasıl ilham oldu ‘Ters Köşe’ye.
Aslında birdenbire böyle bir ilham almış da bu işi yapmış değilim. Geçen sene ‘Dönüşüm Muhteşem Olacak’ adlı projem Taksim Meydanı’nın dönüşümüyle ilgiliydi. Bu da onun üzerine bir adım oldu. Dönüşüm derken fiziki bir dönüşüm değil sadece bahsettiğim, bir de tabii sosyal bir değişimi vardı Taksim’in, projede bunu da incelemiştik. Belki oranın soylulaştırılması ve bununla beraber turizme açılması. Onun üzerine Gezi olaylarının başlaması gerçekten enteresan oldu. Çünkü bizim fikrimiz Taksim Meydanı’na piramitleri getirmekti, böyle hayali, absürd bir müdahale yapmayı planlıyorduk. Hem Türkiye ’nin komşularına yardım etme politikasını hicveden hem de dediğim bütün bu dönüşüm olurken kendi estetik mimari dilimizi yaratamama, sürekli başkasından kopyalamaları hicveden bir projeydi. Ondan önce de Tophane’de yaptığım ‘Olağandışı Bir Mahalle Turu’ projesinde de Tophane’nin değişimini konu almıştım. ‘Ters Köşe’ bunların üzerine bir ekleme oldu aslında, bir adım.
‘Ters Köşe’yi temsili bir polis üzerine kurgulamanız Gezi olaylarında ‘polisle göstericilerin karşı karşıya gelmesinden’ mi kaynaklandı?
Evet, biraz öyle. Elbette Gezi’den önce de, örneğin 1 Mayıs olaylarında da çok şiddetli günlere tanık olduk. Fakat Gezi’yle beraber bu kutuplaşma benim için, hepimiz için daha görünür oldu. Ama polisten ziyade onların da kendi içinde bulundukları sistem ve bu sistemin, yani güvenlik güçlerini oluşturan sistemin kendini yenileyememesi, tıkanması ve bunu yaratan sebepler... Bunları araştırmak projenin temel hedefiydi. Yani bir yandan polisin yetkileri genişletildi haberlerini okuyoruz gazetelerde, şu kadar daha fazla biber gazı, daha fazla TOMA, daha fazla denetim... Ama iş kendi yaptıklarını, sistemlerini sorgulamaya gelince, böyle bir hakları yok. Halen kör topal devam eden bir sendikalaşma mücadelesi var örneğin. Tüm bunları anlamaya çalışan bir saha araştırması ile başladı her şey.
‘Ters Köşe’, üç parçadan oluşuyor, fotoğraflar, kasklı ses enstalasyonu ve video. Seyirci, sergiyi hangi sırayla gezmeli?
Seyirci istediği gibi takılabilir! Serginin odak noktası video. 90’larda Mehmet Ali Erbil sayesinde hepimizin kafasına işlenmiş ‘Gol Şov’ adlı yarışma programını format alıyor. Programa telefonla bağlanan ve önce penaltı atıp para kazanırken, sonra birden bire kendi hikâyesini anlatmaya başlayan bir polis memurunu konu alıyor. Bu kurgu bir hikâye. Bu kurgunun daha sonra fotoğraflarla tekrarladığını görüyoruz. Ve en sonunda da aslında kaskları takarak hikâyedeki adamın kafasına girebiliyoruz ve bu adamın geçmişine gidiyoruz. Aslında üç tane ayrı iş ama toplamda bir işin parçaları diyebiliriz.
Gezi’de de gençlerin kullandığı mizahi dil çok konuşuldu. Sizin önceki işlerinizde olduğu gibi burada da absürd, komik unsurlar var. Fakat bir taraftan da Gezi olaylarında 5 kişi hayatını kaybetti, onlarcası gözünü kaybetti. Mizahi unsurları kullanırken bu kez tereddüt ettiniz mi?
Aslında ben birebir Gezi’yi kopyalamak yerine kendi dilimi devam ettirdim desem daha doğru. Benim için önemli olan oydu. Yaptığım işlerin bir uzantısıydı benim için. Daha önceki işler de böyle mizahi bir dile sahip olduğu için öyle bir tereddüdüm olmadı. Bence mizah önemli bazı şeylerden konuşmak için. O yüzden Gezi insanlara bir sürü şey öğretti. Ben onun yarattığı etkiyi seviyorum. İşlerimde mizahı kullanıyorum, çünkü çağdaş sanatın içine kapalı ve asık suratlı tarafını kırmak istiyorum.
Kentsel dönüşümü hicveden ‘Dönüşüm Muhteşem Olacak’ işinin üzerinden bir yıl bile geçmeden ‘dönüşüm’ün tetiklediği Gezi olaylarının patlak vermesi... Ben tahmin etmiştim hissine kapıldınız mı?
Bir sürü insan gelip “Aaa evet, öngörülü bir projeymiş” dedi. Ama kendime mal etmek derdinde değilim. Yoksa rap’çi Fuat’la yaptığımız ‘Karar Bizim’ şarkısı Gezi Parkı’nda çalındı, hatta benim tanımadığım insanlar bunu editleyip Youtube’da paylaştı, bir sürü kişi dinledi. Yani bu güzel bir şey. Artık senden çıkıyor, sadece sanat eseri olmaktan çıkıp daha kamuya mal olan bir şey haline geliyor, o önemli bir şey.
Işıl Eğrikavuk’un ‘Ters Köşe’ başlıklı sergisi 5 Ekim’e kadar Tophane’deki Egeran Galeri’de görülebilir.

‘Ters Köşe’ videosunun Radikal için özel kurgulanmış üç buçuk dakikalık
bir bölümünü www.radikal.com.tr/sanat adresinden izleyebilirsiniz.