Bu tartışma için geç mi kalındı?

Bu tartışma için geç mi kalındı?
Bu tartışma için geç mi kalındı?

Obama kararı açıklarken ?İnançlı bir insan olarak ben, gelişmelerin inanca zarar vereceğini düşünmüyorum. Bu gelişmeler insanların acılarını azaltmak için yapılıyor? dedi. FOTOĞRAF: AFP

Obama'nın kök hücre desteği bilim âlemini de böldü. Zira kemik, kıkırdak ve yağdan yapılabilen 'tartışmasız' kök hücre de embriyonik kadar kullanışlı

WASHINGTON - ABD Başkanı Barack Obama’nın kök hücre çalışmalarının önünü açan açıklamayı yapmasıyla birlikte, ülkede konuyla ilgili tartışmalar da başladı. Din adamlarını ikiye bölen konu hakkında Kardinal Justin Rigali, “Politikanın bilim ve etik üzerindeki üzücü zaferi” derken, Şikagolu teoloji profesörü Susan Brooks Thistlethwaite’dan “Bu, insan hayatına verilen değeri gösteren iyi bir gelişmedir” yorumu geldi. Obama da kararı açıklarken “İnançlı bir insan olarak ben, gelişmelerin inanca zarar vereceğini düşünmüyorum. Bu gelişmeler insanların acılarını azaltmak için yapılıyor” demiş, muhafazakârların tepkisini almak istemediği için, konuyu bilimsel çerçevede ele almak gerektiğini belirtmişti.
Katolik Kilisesi’nin şiddetle karşı çıktığı embriyonik kök hücre araştırmalarına Protestan Kilisesi ve Yahudi Cemaati daha ılımlı. Yahudi inancına göre fetüsün ruhu yok, Katolik inancına göre var. Bu durumda parçalanan fetüs öldürülmüş sayılıyor ve bilimsel gelişme için cinayet işlendiği düşünülüyor. Öte yandan, Obama’nın açıklamaları bilim dünyasının yüzünü güldürdü. Gazeteler dün, “Açıklamayı dinleyen araştırmacılar sürekli gülümsüyordu, son 30 yıldır ABD’li bilim insanları hiç bu kadar mutlu görülmemişti” diye yazdı.
The New York Times’daki bir haberse konuyu başka açıdan ele aldı. Son yıllarda meydana gelen bilimsel gelişmelerle kök hücre araştırmaları için embriyon kullanılmasının temel mesele olmaktan çıktığı belirtilen haberde kemik, yağ, kıkırdak hücrelerinden elde edilen kök hücrelerin de embriyonik kök hücreler kadar kullanışlı olduğu ve ‘bütün bu tartışmalar için biraz geç kalındığı’ yazıyor. (ap, The New York Times)