Bu tasarımcılara dikkat!

Bu tasarımcılara dikkat!
Bu tasarımcılara dikkat!
Türk tasarımcıların 2015 İlkbahar/Yaz koleksiyon sunumları tüm hızıyla sürerken Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul (MBFWİ) kulislerinde yaşananları gözledim ve öne çıkan isimlerini derledim.
Haber: BARIŞ ÇAKMAKÇI - baris.cakmakci@gmail.com / Arşivi

Geçtiğimiz hafta yazdığım ilk yazıda “Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul ’dan neler beklemeliyiz?” diye sormuştum. Hem size hem kendimeydi bu soru aslında. Pazartesi günü başlayan defileler, sunumlar ve yan etkinlikler boyunca bu sorunun yanıtını aradım. Kimi önümde cereyan eden kimi tamamen kulağıma çalınan bazı hususları da gözlemleyerek, kaçıranlar için mercek altına aldığım isimleri paylaşmak isterim.

BEKLENEN SANSASYON GELMEDİ
Her moda haftasında olduğu gibi, bu sezon da hummalı bir sansasyon arayışıyla start verdi. Bu kez ne tasarımcılar ne organizatörler ne de basın kuruluşları vardı namlunun ucunda. Yerli mankenlerle çalışmak istemeyen defile koreograflarını kast ederek, ne yazıktır ki Didem Soydan gibi profesyonel bir model girdi topa. Yer yer haklı gerekçeleri vardı elbette. Ama kendisini şöhrete taşıyan sosyal medyadan yaptığı “çekiliyorum” açıklaması sansasyon kıvılcımını körüklemeyi başaramadı. Doğru tartışma platform bulamadı ve gündem konuları arasında kaybolup gitti. Didem’in topu taca kaçtı.

 Tanju Babacan

RADARA TAKILAN TASARIMCILAR
Bu sezon Türk modasının her anlamda en sakin dönemlerinden birini geçirdiği aşikar. Fakat bu durumla ters orantılı olarak, çok kuvvetli koleksiyonların da podyuma çıktığını belirtmem lazım. Şaşıranların, takvime göz attığı andan itibaren “Bu listede doğru düzgün hiç kimse yok” diyenler olduğunu biliyor ve onları hiç ciddiye almadığımın altını açıkça çiziyorum. Şimdi kısaca bir toparlayalım; neler olup bitti, görelim.
Yazıyı yazdığım an itibariyle, geçtiğimiz sezonun benim için çıkış yapan iki star ismi, Gülçin Çengel ve Giray Sepin henüz koleksiyonlarını sunmamıştı. Onları da en kısa zamanda yazıyor olurum. Fakat bu sezon izlediğim defileler arasında en çok radara alınması gereken birkaç isim var. Bazılarını okuyunca itirazlar gelebilir. Gelsin! Bu yazı o isimlere bir kez daha başka gözle bakmanız için bir gerekçe olursa zaten maksadıma ulaşmış olurum.
Bu isimlerden ilki Meltem Özbek. Tasarımcının global trendlerle parallelik gösteren hafif çizgileri gittiği yolun meşakkatli ama doğru olduğunun kanıtı. Türk kadın bedenini iyi çözümlemiş. Bir diğer isim de Selim Baklacı. Orta öğreniminden beri tekstil eğitiminin içinde olan Baklacı’nın Fashion InCube’dan aldığı devlet desteği, onun yaratıcılığını köpürtmeye yetmiş. Bir de ‘parçalar bütünü’ yapmak yerine ‘koleksiyon’ yapmayı denese…
Podyumundan ziyade rafine(!) olmayan izleyici kitlesiyle adından söz ettiren Tanju Babacan ise üçüncü isim. Onun bugüne kadarki en tutarlı koleksiyonunu izledik. Hem nalına hem mıhına hitap eden kitlesi için gerek işçiliği gerek giyilebilirliği kuvvetli bir şov koleksiyonu sundu. Kendisi de bu gelişmenin farkında. Yaptığım ayaküstü görüşmede bunu kanıtladı bana.



YENİ NESİL SİZLERİN ESERİ OLSUN
Tasarımcılar yoksa, moda endüstrisinin önemli bir ayağı eksik kalır. Bu nedenle her zaman her yerde olduğu gibi moda endüstrisinde de eğitim şart. Neyse ki, İstanbul Moda Akademisi (İMA) gibi idealist bir kurum var. İMA’nın bu sezon gerçekleşen New Gen isimli iki etaplı defilelerinde coşku dolu yeni mezunlarla tanıştık. Hepsi gelecek vaat ediyor. Ama buradan özellikle Pelin İlkan Aylan ve Gözde Nadire Bıçaklı’ya sesleniyorum: Gözüm artık üzerinizde! 

 Özgür Masur


AİNESİ İŞTİR KİŞİNİN
MBFWİ takviminde yer alsın almasın, 42 tasarımcının 50’yi aşkın satınalmacıyla buluştuğu Ortaköy Hamamı’ndaki The Core showroom’unun ne amaca hizmet ettiğini bile anlamamış moda yazarlarının olduğu bir sektör var elimizde. Dolayısıyla sosyal medyanın starı olmayı şiar eylemiş kimi tasarımcıların sadece şova yüklenerek, esas yapmaları gereken işleri bir kenara bırakmaları da doğal geliyor o yüzden bana.
Neyse ki, tüm duyduklarına kulağını tıkayıp üretmenin gerekliliğine inanan Deniz Berdan var. Neyse ki, arkasına aldığı dizi ve şöhret rüzgarını canla başla çalışarak bugünlere getiren Özgür Masur var. Neyse ki, Anadolu’nun ortasındaki bir meslek yüksek okulunun ayakkabı tasarımı öğrencileriyle çalışmayı seçen Niyazi Erdoğan ve bugün moda haftasından bahsedebiliyorsak, oluşmasında koşulsuz emeği olan Hatice Gökçe gibi majör oyuncular var bu sektörde. Moda haftamız her ne kadar dekoltesi açılan modelleriyle, deri montunu omzuna atıp güneş gözlüğüyle ‘selfie keyfi’ peşinde koşanlarıyla ya da özeleştiriye yanaşmayan tasarımcılarıyla anılsa da, Antrepo 3’ün bir hafta boyunca gelecekte bu saydığım isimlerin açtıkları kanallarda ilerlemeyi seçen gençlerle dolu olduğunu görmek umut verici.