Bu tasarımların misyonu hayatımıza tılsım katmak!

Bu tasarımların misyonu hayatımıza tılsım katmak!
Bu tasarımların misyonu hayatımıza tılsım katmak!

Ece Şirin

İlham kaynağı şefkat... Dünyanın en önemli mağazalarında satılıyor. İsviçre'nin mücevher otoritesi Gold'Or tarafından 21'inci yy'a imza atacak marka seçildi. Ece Şirin, mücevher markası Bee Goddess'ı anlatıyor.
Haber: GÜLBİN ÖZBEY - gulbin.ozbey@radikal.com.tr / Arşivi

Felsefesi ‘aydınlık lüks’, misyonu hayatımıza ‘tılsım katmak’, kişiye kendi içindeki gücü hatırlatmak ve elbette güçlendirmek. Ece Şirin’in yola çıkarkenki düsturu farklı olmaktı. Tasarımcıya göre diğer tüm markalar “Beni alınca daha güzel, daha özel olacaksın” diyerek bilinçaltımıza sesleniyor. Bu şekilde beynimiz yeterince iyi olmadığımız konusunda yıkanıyor. Ece Şirin, bunun bir cins negatif büyü olduğu görüşünde. Ortaya mutsuz, arayış içinde, tatmin olmayan, rekabet halinde insanların çıktığına inanıyor. Oysa kendi markası Bee Goddess’ı yaratırken “Senden sadece bir tane var” inancından hareket ediyor. 10 sene önce Ay tanrıçası Artemis ile semboller dünyasında başlayan bu serüven onu hayallerinin ötesine taşıyor: 50 sembol, dokuz koleksiyon, 600’ü aşan tasarım…
Ece Şirin, tasarımlarında sıkça sembolleri kullanıyor. Ona göre semboller, kalbin dili. Zamanla tüm diller değişiyor, sembollerse ifade ettikleri anlamdan hiçbir şey kaybetmeden güncelliğini koruyor. Bu aynı zamanda edebi bir dil. Gül, şimşek, kanat ve diğer semboller bilincin kapısını yeni realitelere açan anahtarlar. Bu yolculuk, her adımda ruhu keşfetme ve güçlendirme yolculuğu. Bee Goddess koleksiyonlarında her sembolün farklı bir anlamı ve farklı enerjileri var. Tılsımlarla, herkesi kalbinin sesini dinleyerek, kendi hayat mitini yazmaya davet ediyor. 

Tasarımlar Harrods’ta satışa çıktı

Ece Şirin, mistik hikâyesini Harrods’ta da paylaşmaya başladı. Harrods mağazasında Luxury Jewelery Room adıyla yeni bir bölüm açıldı. Burada sadece 35 marka var. Mağazayı günde 300 bin kişi ziyaret ediyor. Bu yüzden buraya sadece köklü markalar girebiliyor. Şirin’in tasarımlarıyla ilgilenme nedenleriyse her birinin hikâyesi oluşu. Öyle ki her mücevheri satın aldığınızda yanında bir kitap göreceksiniz, işte o kitap, tasarımın hikâyesi…
Ece Şirin, Harrods için ilk olarak Secret Garden ve Light Forest koleksiyonlarına yüklendi. Bu koleksiyondan, Şimşek, Kartal, Rosa Mundi, Yılan, Kaplanlar, Eros’un aşk oku gibi tasarımlar çok beğenildi. Ayrıca Türkiye ’de de modasını başlattığı şahmeranlar büyük ilgi gördü. Tasarımcı, “Birinci ayımızda ilk 10 marka arasına girdik” diyor. 

Rihanna da alıyor, Kate Moss da... 

Bee Goddess, Paris Hilton, Rihanna, Kylie Minogue, Kevin Costner, Kate Moss, Karolina Kurkova gibi dünya starlarına, Donna Karan, Reem Acra gibi ünlü tasarımcılara, Susan Miller’a kadar pek çok ünlü ismin hayatına girmeyi de başardı. Son olarak Joseph’ten ünlü DJ David Guetta ve stil ikonu karısı Katy Guetta şimşek tasarımlarından almış. Harrods’ta ise Alexander Burke ve Tory Burch marka elçileri arasına girmiş.
Peki Ece Şirin’in yeni koleksiyonunda neler var? Anlatıyor: “Gizli bahçenin ardından, 21 farklı tasarımla, daha çok sevelim, daha çok sevilelim diye ‘sevgilerin zirvesi, en çok sevilen ve en çok seven’ anlamındaki, esmaların en güzellerinden biri olan El-Vedud koleksiyonu doğdu. Kalbimiz ne kadar aydınlık olursa yaşam o denli güzelleşir. Fazlası olamayacak en güzel duygu aşk. Kâinatın yaratıcı prensibi olan sevgi enerjisi her şeyi bir arada tutan ‘cazibe ve çekim’. Ağaçlar sevgiden göklerin ışığına uzanırken, atomun çekirdeğinin etrafında dönen proton ve elektron sevgiden, yaşam kaynağı güneşinin etrafında dönen dünya da sevgiden dönüyor. Sevgi kalbin en büyük yeteneği ve zenginliği. Sevdiğimizde, sevdiğimize her şeyi verebiliriz. Şu sıralar birkaç farklı koleksiyon üzerinde çalışıyorum.”
Her koleksiyonun bir alıcısı, her kadının bir tarzı var. Peki Ece Şirin, koleksiyonlarına ilgi gösteren kadınları nasıl tarif ediyor? “Kendini seven, kendi gücünün farkında, pozitif, güvenli, yenilikçi, manevi gücü güçlü olan, stil ve tarz sahibi kadınlar.”