Bu yazarla yan yana oturulur mu?

Bu yazarla yan yana oturulur mu?
Bu yazarla yan yana oturulur mu?

V.S Naipaul, Yaşar Kemal le birlikte onur konuğu .

Hilmi Yavuz, İstanbul'da Yazarlar Parlamentosu'nu açacak V.S. Naipaul'ün 'Müslümanlara hakaret ettiğini' yazdı. Cihan Aktaş, toplantıdan çekilirken diğer yazarlar bunu gereksiz görüyor

İstanbul ’da düzenlenecek Avrupa Yazarlar Parlamentosu’nun açılışını V.S. Naipaul’ün yapacak olması tartışma yarattı. Hilmi Yavuz, Zaman gazetesindeki köşesinde Naipaul’ün Müslümanları, ‘geri zekalı’, ‘yaratıcı olamayan’, ‘hiçbir şeyi başaramayan’ bir güruh olarak gördüğünü yazdı. Yavuz’un 17 Kasım tarihli yazısı şu soruyla bitiyordu: Avrupa Yazarlar Parlamentosu’nun Türkiye temsilcileri ve bu oturumda konuşmayı kabul eden yazar dostlarımız, Müslümanları, bunca hakareti reva görerek aşağılayan bu adamla yan yana oturmayı nasıl içlerine sindirecekler?
Hilmi Yavuz’un yazısı üzerine dün Yeni Şafak gazetesinde Salih Tuna, ‘Bu şerefsizin burada ne işi var?’ diye yazarken, katılımcılar arasında yer alan Cihan Aktaş toplantıdan çekildiğini açıkladı. Naipaul’ün ‘onur konuğu’ olmasının Müslüman olarak kendisini bağlayan bir durum olduğunu söyleyen Aktaş, “17. yüzyılda Hindistan ’da, sayısız insanın ölmesine sebep olan Babür Camisi’nin bombalanması hadisesinden ‘yaratıcı tutku’ diye bahseden bir yazarın onur konuğu olması bana ağır gelir” dedi.
25-27 Kasım’da gerçekleşecek, 27 ülkeden 100’e yakın yazarın katılacağı Yazarlar Parlamentosu, 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın desteğiyle gerçekleşiyor. Toplantıyı düzenleyenlere ve katılımcı yazarlara tartışmayla ilgili görüşlerini sorduk.
Ahmet Kot (2010 Kültür Başkenti Edebiyat Direktörü): Her bir yazarı bugüne kadar ne demiş diye araştırarak, tartarak çağırmak doğru değil, bu aklımızdan da geçmez. Biz bu toplantıyı edebiyatın geleceğini değerlendirmek üzere yapıyoruz. Yazarları edebiyatlarıyla değerlendirmek gerek, kişisel görüşlerini yargılamaya hakkımız yok.
Murat Menteş (Yazar): Dünyada birtakım yazarların şu dinden bu dinden, şuna yandaş buna karşı olmaları doğal. 1932 doğumlu Naipaul’ün görüşlerine katılmam ama onun olduğu yer mundar olur diye de düşünmem. Hilmi Yavuz’u da anlıyorum ama o konuşacak diye ben niye çekiliyorum, onu anlamıyorum. Naipaul’ün hayranı değilim ama vampir olarak da görmüyorum. Bence bu işlerde centilmenlik esastır.
Bülent Somay (Yazar): Naipaul için sömürge entelektüeli kavramı doğru. Yazar olarak sevmem. Salman Rüşdi, Amin Maalouf, Hanif Kureishi, bizde de Elif Şafak bu kategoriye giriyor. Konuşabilmek için efendinin dilini kullanan yazarlar. Şarklı olduğu halde batının diliyle yazmayı seçenlere sömürge entelektüeli deyip geçmek fazla kolaycı. Maduna efendinin dili dışında konuşmanın bir yolunu göstermemiz, bunun için sömürge, sömürgeci gibi kavramları derinden incelememiz gerek.
İskender Pala (Yazar): Naipaul’ün yazdıktan 30 yıl sonra, 80’ine merdiven dayamışken hâlâ aynı fikirleri koruyup korumadığını merak ediyorum. Eğer yazdıklarından dolayı İslam algısı dünyanın bir yerinde olumsuzlandıysa elbette ona verecek cevabımız vardır. Bu cevap gerekirse protesto olabilir. Ama ben inanıyorum ki kitabının 80’lerde yarattığı tepkilerden o da ders almıştır. Türkiye’ye gelip özür dilemesi de söz konusu olabilir, kapıyı aralık bırakmak lazım. Öte yandan yeni bir Kusturica hadisesi yaratmaya da Türkiye’nin tahammülü yok.