Burada bir şeyler eksik...

Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

Lette büyük bir şirkette çalışıyor ve bir fuarda yeni cadının sunumunu yapacağı için heyecanlı. Fakat patron sunumu onun yerine asistanının yapacağı haberini veriyor. Yoksa Lette farkında değil mi? İnsan karşısına çıkamayacak kadar çirkin. İstanbul Devlet Tiyatroları, Alman yazar Marius von Mayenburg’un ‘Çirkin’ adlı oyununu sahneliyor. Vahşi kapitalizmle birleşen vahşi teknolojinin arasında sıkışıp kalmış birey var oyunun özünde. ‘Nip/Tuck’tan fütüristik bir bölüm izliyoruz adeta: Çirkin olduğunu ona başkaları söyleyince öğrenen bir adamın, estetik ameliyat olup güzelleşmesi, güzelleşince değişmesi ve etrafındaki insanların ona benzeme çabası. Düzgün yazılmış kara komedi, çağımızın dış görünüş takıntısıyla iktidar bağını güzel işliyor. Metin Belgin’in rejisi temiz, metinle uyumlu bir şekilde soğuk, çelik görünümlü konstrüksiyon ağırlıklı set de öyle. 8 karakteri canlandıran 4 oyuncu rollerinin hakkını veriyor. Farklı karakterlere geçildiğini vurgulamak için özellikle belirgin tutulmuş ışık değişimleri, çok fazla tekrar ettiği için rahatsız ediyor. Değerlendirmesi çok zor oyunlardan ‘Çirkin’. Görünürde yanlış, işlemeyen hiçbir şey yok. Fakat bir şeyler eksik, bir büyü, bir çekicilik; bir şeytan tüyü diyelim hadi. Orta Avrupa sıkıcılığıyla büyük şirket ofislerini bir araya getirirseniz elde edeceğiniz türden bir ruhsuzluk. Metnin vermeye çalıştığı da bu galiba ve bu başarılıyor. Ama bu başarı ‘Çirkin’i ortalamanın üzerinde bir iş olmaya götüremiyor.