Burdur Gölü 20 yıl sonra kuruyabilir

Burdur Gölü 20 yıl sonra kuruyabilir
Burdur Gölü 20 yıl sonra kuruyabilir
Su kapasitesinin üçte birini son 35 yılda kaybeden Burdur Gölü'nün 4.3 milyar ton olan su varlığının 330 milyon tonunun her yıl buharlaşma, hayvancılık ve tarımsal faaliyetler için açılan sondaj kuyularıyla harcandığı; tüketim hızının bu hızla devam etmesi halinde 20 yıl sonra Burdur Gölü'nün tamamen kuruyabileceği açıklandı.

ANTALYA - Dünyada ’Burduricus’ olarak adlandırılan balık türünün tek yaşam alanı olarak bilinen Burdur Gölü, sondaj ve vahşi sulamayla gölü besleyen akarsuların önüne yapılan göletler ve buharlaşma yüzünden hızla yok oluyor. Burdur Gölü’nün kurtarılması amacıyla gölün kuzeyindeki Karakent Köyü’nde 3 yıl önce hayata geçirilen Lisinia Doğa ve Anti Kanser Projesi kapsamında, Burdur Gölü’nün çekilmesinin önlenmesi ve proje alanındaki suyun tasarruflu kullanılması amacıyla bir çalışma başlatıldı.

YILDA 330 MİLYON TON SU KAYBI

Burdur Gölü çevresindeki göl kumu varlığına göre çok eski çağlarda gölün su seviyesinin 170 metrelere kadar yükseldiğini belirten proje koordinatörü veteriner hekim Öztürk Sarıca, gölün bugünkü su seviyesinin 17-21 metre dolaylarında olduğuna dikkat çekti. Gölün su kapasitesinin 4.3 milyar ton olduğunu belirten Sarıca, yıllık ortalama 200 milyon ton suyun buharlaşma, 130 milyon ton suyun da havzadaki hayvancılık faaliyetlerinde kullanılmak üzere, yem amaçlı silajlık mısır ile yonca üretimi ve diğer tarımsal faaliyetler için açılan sondajlar ve vahşi sulamanın yanı sıra gölü besleyen akarsu kaynakları üzerine yapılan göletler gibi nedenlerle yok olduğunu bildirdi. Sarıca, toplam su kaybının yıllık 330 milyon tona ulaştığını anlattı. Sarıca, Burdur Gölü’nü yalnızca yağışların beslediğini vurguladı.

BÖYLE GİDERSE 20 YILLIK ÖMRÜ KALDI

Gölü besleyen su kaynaklarının çok hızlı tüketildiğini, böyle devam ederse Burdur Gölü’nün 20 yıl sonra tamamen yok olacağını dile getiren Öztürk Sarıca, bölgede büyükbaş hayvancılık faaliyetlerinin azaltılması gerektiğini belirtti. Türkiye ’de hemen her yerde hayvancılık yapılabildiğinden yakınan Sarıca, bir ineğin yıllık su tüketiminin, içtiğinin dışında yem üretimi gibi nedenlerle toplam 750 tonu bulduğunu belirterek şöyle dedi:

"Bu hesap yapılmadan her önüne gelene kredi verilip, su kıtlığı yaşanan yerlerde hayvancılık yapmalarına müsaade edilerek, su kaynaklarının tükenmesine sebep olunuyor. Çünkü hayvancılık yapanlar sondajla yer altı suyunu çekiyor. Hayvancılık, bilinçli şekilde ve uygun alanlarda yapılmalı."

7 DEKARDA KULLANILAN SUYLA, 200 DEKAR SULANIYOR

Proje kapsamında, Burdur’da ilk kez tarımsal üretim için 200 dekarlık arazinin damla sulama sistemiyle sulanmaya başlandığına değinen Sarıca, arazinin 100 dekarına ’Göller Yöresi Kültürünü ve Göllerin Ömrünü Gülle Uzatma Projesi’ kapsamında 10 bin organik gül fidanı dikildiğini söyledi. Sarıca, projenin uygulandığı arazide, yöre çiftçisine damla sulama sistemine ilişkin eğitim verildiğini belirterek, ayrıca su kaynaklarının korunması yönünde bilinçlendirme çalışmaları yürütüldüğünü kaydetti.

Öztürk Sarıca, "Yöre çiftçisinin vahşi sulama yöntemiyle 7 dekar arazide kullandığı suyla, 200 dekarlık tarım arazisini damla sulama ile sulayabiliyoruz. Su tüketimimiz son derece az" dedi.(dha/Mehmet Çınar)