Bütün rock'çılar 'Kemancı Zeki' için Roxy'de toplanıyor

Bütün rock'çılar 'Kemancı Zeki' için Roxy'de toplanıyor
Bütün rock'çılar 'Kemancı Zeki' için Roxy'de toplanıyor
Şebnem Ferah'tan Teoman'a Pentagram'dan Mor ve Ötesi'ne Aylin Aslım'dan Demir Dermikan'a pek çok müzisyen bu akşam Roxy'de düzenlenecek 'Kemancı Zeki Ateş' anmasında bir araya geliyor. Gecenin tüm geliri iki yıl önce hayata veda eden Zeki Ateş'in ailesine aktarılacak. Zeki Ateş'le Kemancı'daki son söyleşiyi üç yıl önce Kemancı'nın kapandığı gün Esra Ülkar yapmıştı. İşte o söyleşi...
Haber: ESRA ÜLKAR - eulkar@hurriyet.com.tr / Arşivi

Tarih 30 Nisan 2012’ydi. Güven Erkin Erkal’ın “Kemancı kapanıyor” tweet’ini görür görmez arkadaşımla soluğu Kemancı’da aldık. Sıraselviler’e geldiğimizde birileri Kemancı’dan dışarı bir şeyler çıkarıyor, işçiler bir içeri bir dışarı Kemancı’yı taşıyorlardı. Karanlık koridordan içeri girdik. İşçilerden birine Zeki Ateş’le görüşmek istediğimizi söyledik. Daha sonra da Zeki Ateş’le buluşup Kemancı’nın bahçesinde sohbet etmeye başladık. Bu, ne yazık ki Ateş’in Kemancı’daki son röportajı oldu. Röportajdan bir yıl sonra hayatını kaybetti. O zamanlar üniversite ikinci sınıf öğrenisiydim ve röportajı bir yerde yayımlatamamıştım. 

Zeki Ateş’i kaybedeli iki yıl olmuştu. Geçenlerde ‘Kemancı’ belgeselini tekrar izleyince ‘Zeki Ateş anısına bir konser düzenlese ne hoş olur?’ diye düşünmeye başlamıştım ki güzel haber Roxy’den geldi. Bu akşam Roxy’de düzenlenecek ‘Zeki Ateş Anısına’ gecesinde Pentagram’dan Şebnem Ferah’a Teoman’dan Mor ve Ötesi’ne Aylin Aslım’dan Demir Dermikan’a Gür Akad’dan Batu Mutlugil’e Serdar Öztop’tan Koray Candemir’e Whisky’den Volkan Başaran’a Aslı Gökyokuş & Mary Jane’den Cherokee’ye Cornflakes’dan İndians’a Josephine’den Objektif ve Zeytin’e yolu Kemancı’dan geçen pek çok müzisyen sahnede olacak. Gecenin geliri ise Zeki Ateş’in ailesine verilecek.
Bu anlamlı gece onuruna Zeki Ateş’le Kemancı’nın kapandığı gün yaptığımız o söyleşiyi sunuyoruz...

Kemancı neden kapanıyor?
Aslında kapanmadan ziyade bir inzivaya çekilme diyebiliriz. Yeniden 90’lı yıllardaki eğlence hayatına dönüş olduğu zaman tekrar hayata geçireceğim. Ama şu anda Kemancı’nın eğlence anlayışının dönemi değil. Eğlence anlayışı çok farklı noktaya geldi. Ona da Kemancı çok fazla uyum sağlayamadı. Daha doğrusu sağlamak istemedi. Çünkü Kemancı’nın belli bir çizgisi olduğu için, o çizginin dışına çıkmamak için biz de dedik ki bunu bekletelim. Bir dönem beklesin.


Zeki Ateş, FOTOĞRAF: ESRA ÜLKAR
Yeni döneme neden uyum sağlamak istemediniz?
O eğlence anlayışı bana uymadı çünkü. Bizim yaptığımız müzik belli. Genç nesil bunu dinlemez oldu. Başka müzik türlerine kaydı. Benim ‘eller havaya’ dediğim müzik türünü dinlemeye başladılar. Biz de onu Kemancı ismiyle yapamazdık zaten. Kemancı açıldığından beri bir rock mekan, öyle de kalacak. Dediğim gibi bu yeniden dönmeyeceği anlamına gelmiyor. Havayı bir koklayacağız. Belki bölge seçimi yanlış. Beyoğlu uygun değil şu anda, Beyoğlu’na gelen kitle uygun değil. Belki de İstanbul’un başka bir bölgesinde, Kadıköy gibi diyelim daha çok rockçıların olduğu bir yerde Kemancı faaliyetine devam edebilir.

Döndüğünüzde bu mekana mı döneceksiniz? Yoksa farklı bir isimle farklı bir yerde mi?
Farklı yerlerde, farklı isimlerle iş yapacağım. O zaten kafamda olan başka bir proje. Kemancı ismiyle birkaç sene iş yapmayı planlamıyorum. Kemancı ismiyle yapacak olursam da dediğim gibi Kadıköy olur. Başka bir bölgeyi düşünmem. Beyoğlu’nu düşünmem artık. Hem Kemancı için Beyoğlu hem de Beyoğlu için kemancı artık yok.

Kemancı’nın tarihinden biraz bahseder misiniz?
1986 yılında eski Galata Köprüsü’nde hayata başladı. Galata Köprüsü 16 Mayıs 1992’de yandı. Ondan sonra hayatına Beyoğlu’nda devam etti. O zamanlar Beyoğlu’nda gece hayatı daha çok pavyon ağırlıklıydı. Beyoğlu’na geldik, kendi eğlence anlayışımızı getirdik. 2000 yılına kadar çok güzel bir dönem yaşandı. 2000’den sonra müzik anlayışı değişti, eğlence mekânlarına insanların geliş amaçları da değişti. Tabii çok kaliteli müzisyenler vardı o dönemde. O müzisyenlerin ciddi bir takipçi kitlesi vardı. Belki de bir yenilik yaptık o dönemde, olmayan bir şey yaptık Kemancı olarak. Fakat zaman içinde eğlence daha çok ‘eller havaya’ tarzına dönünce Kemancı da o sisteme ayak uydurmak istemedi. İstese ayak uydurabilirdi ama Kemancı’nın geçmişine ve mazisine ihanet etmek olurdu. Çünkü ben şimdi Kemancı’yı kapatıyorum desem bile Kemancı benim kendi inisiyatifimle kapatabileceğim bir mekân değil. Kemancı da yüzlerce, binlerce insanın yaşadığı güzel anılar, duygular var. Onlar da kendisini Kemancı’nın bir parçası hissediyor. Kemancı’nın sahibi benim ama benim arkamda binlerce Kemancı’yı kendi evi gibi kabul eden insanlar var. Onları da bu Kemancı’dan mahrum bırakmayacağım.
“Bizim o dönemdeki insanlar belli bir yaşa geldi. Çoğu evlendi, mezun oldu, iş hayatına atıldı. Bu dönemdeki gençlerle uyum sağlayamadık aslında bütün sıkıntı bu. Kemancı döneme uyum sağlayamadı. Uyum sağlamak istemedi. Belki başka bir isimle bu iş yapılabilirdi ama ben de bunu yapmak istemedim. Benim yaşam biçimim o değil. Çok abes kaçacak ama ben gerçekten bir mekâna eğlenmeye gidiyorum. Kimseye bakmaya gitmem ama ne yazık ki bu anlayış kalmadı. Kimse eğlenmeye çıkmıyor şu anda bence. Kemancı işte öyle bir sistemin içinde olmak istemiyor. Ben Kemancı’ya eğlenmeye gelen, müzik dinlemek isteyen insana hizmet etmek istiyorum. Kemancı’ya, güzel bir kız ya da yakışıklı bir erkek bulayım amacıyla gelmesin zaten. Ben Kemancı’ya ‘müzik dinlemeye geleceğim’ diyen kitle kalmadı. Daha doğrusu şunu söyleyeyim, eğlence yozlaştı, o yozluğun içinde olmak istemedik. Ne bizim tarzımız, ne bize gelen müşterinin tarzı değil.

Kemancı 90’lardaki müzisyenlere destek olmuş; Şebnem Ferah, Teoman gibi isimlerin tanınmasında katkıda bulunmuş bir mekân. O dönem nasıldı?
Hepsiyle birlikte çalıştık. Hepsiyle çok güzel günlerimiz oldu. Söz ettiğiniz sanatçıların tanınmalarında bir ölçüde katkımız olmuştur ama Kemancı olmasaydı yine Şebnem, Şebnem yine Teoman, Teoman yine Özlem, Özlem olacaktı. Kemancı belki bir öncülük yaptı ama Kemancı o sahneyi yapmasaydı muhakkak bir başkası o sahneyi yapacaktı. Onlar şu an hak ettikleri noktadalar. O noktaya kolay gelmediler. Zaten şu andaki müzisyenlerle anlaşamama nedenimiz kariyer planlanmasından geçiyor.
On sekiz yaşında çocuk geliyor grubuyla davulu rodi dediğimiz yardımcısı kuruyor. Hep örnek veriyorum, Volvox’ta Gül diye bir kız vardı. Bizim davulumuzu kullanmazdı, kendi davulunu getirirdi. Üç saat o davulu soundcheck yapardı ve davulunu kimseye elletmezdi. Yani bir emek mevcuttu; şu an bir emek yok. Şu anki müzisyenlerle anlaşamıyoruz, kafa yapımız uymuyor. En son bir konser verecek çocuk benden baget istedi. İki tane bageti cebine nasıl koyamazsın kardeşim? 90’lardaki müzisyenler aptal mıydı o kadar koca koca amfileri, müzik aletlerini taşıdılar. O dönem o aletleri bulmak çok zordu. Şimdi çok kolay. Bagetini nasıl getirmezsin sen? Ben bu müzisyenle çalışamam zaten.
Bizim zamanımızda müzisyen saat altıda gelir soundcheck yapardı. Şimdi müzisyen gece saat 11.00’de geliyor soundcheck yapmaya, içeride insan dolu soundcheck yapıyor. Neden? Beyefendi gelememiş, uyanamamış ya da trafiğe takılmış. Eskiden trafik yok muydu? Eskiden çok daha zordu şartlar, daha saygılı ve daha güzel çalışıyorduk. Şimdi şartlar çok kolay neredeyse herkesin ailesinde bir otomobil mevcut. O zaman yoktu. O çocuklar o aletleri dolmuşlarla taşıyordu.
Sonuç olarak hem müzikal anlamda, hem yeni müzisyenlerle hem de eğlence anlayışıyla yıldızımız bir türlü uyuşmadı. Üzüldüğümü de söyleyemem o dönemin geri geleceğini çok iyi biliyorum. Birkaç sene sonra gerçekten Kemancı gene dönecek, çok iyi dönecek ona eminim.