Buz üstü insan böbreği

Buz üstü insan böbreği
Buz üstü insan böbreği
Memorial Hastanesi'nin ameliyathanesindeyiz. Nakil yapılmak için böbrek çıkarılmak üzere. Konsantre olmuş beklerken, biri kocaman bir buz torbasının içindeki buzu kırarak küçük parçalara ayırıyor. Birazdan anlıyorum, o buzun üzerine, çıkan böbrek yatırılacak!
Haber: FERHAN KAYA POROY / Arşivi

Heyecan dorukta. Op. Dr. Burak Koçak’ın bir eli ameliyat masasındaki hastanın içinde, diğer eli zaman zaman boşta, zaman zaman laparaskopik cerrahi aletleri aracılığı ile yine iç organlarda. Ekrandaki manzara şu: Böbreği çıkarmak için dokulardan ayrıştırma işlemi yapılıyor. Minik bir makas kesiyor, kesilen yerden kanamayı durdurmak için hemen bölge ısıyla yakılıyor. Bu arada bir duman ve koku çıkıyor! Biz ameliyatı Prof. Dr. Münci Kalaycıoğlu ile birlikte izliyoruz. O, Memorial Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı ve bildiğiniz üzere organ nakli konusunda, özellikle de karaciğer nakillerinde konusunda dünya çapında bir isim. Birden gürültüyle başımı sağa çeviriyorum, gördüğüme inanamıyorum. Biri buz kırıyor; barmen gibi kırık buz yapıp, parlak metalden bir kasenin içine döküyor. Hani ameliyathanede olmasak soğutmak için şampanya yatıracaklar diye düşüneceğim. Merak tabii, hemen soruyorum.
Münci Bey buz mu kırıyorlar, yoksa ben mi yanlış görüyorum?
Evet, doğru görüyorsunuz, buz kırıyorlar. İnsan vücudunda organlar 37 derecede yaşıyor ancak içine kan pompalanması şartıyla. Ama organ dışarıya çıkınca kan pompalanmadığı için hiç beslenemiyor. Bu nedenle organ dışarıya çıkınca dokunun ihtiyacı olan oksijeni azaltmak için, metabolizma aktivitesini mümkün olduğu kadar minimale indiriyoruz. Kesinlikle çok soğuk, buz gibi bir ortam da yaratmıyoruz. Dokuları öldürmeden, uzun süreli muhafaza edilmesi için organları ameliyatla çıkardığımızda, dört derecelik ısısı olan özel bir serumun içinde tutuyoruz. İşte bu nedenle şimdi buz kırılıyor.
Birazdan organ çıkacak ve bu kabın içine mi konacak?
Evet, böbreğin çıkmasına 15 dakika var. Vücuttaki dokularından ayrılıp tüm bağlantıları kesildikten sonra doktor Burak, böbreği eline alacak ve getirip artı dört derecedeki bu kabın içine yerleştirecek. İçindeki kanın hepsi özel bir sıvı şırınga edilerek temizlenecek. Çünkü eğer kan içinde kalırsa dokuların ölümüne neden oluyor. Daha sonra böbreğin üzerinde fazla yağlar da temizleniyor ve böbrek diğer hastaya takılacak duruma getiriliyor. Bu yöntemle 12 saat bu solüsyonun içinde durabilir.
***
Ve büyük an. Türkiye’de böbrekli nakli yapan sayılı doktorlardan biri olan Op. Dr. Burak Koçak, elinde böbrekle, içi buz dolu kaba doğru ilerliyor. Aman Allah’ım! Hayatımda ilk kez bir insan böbreği görüyorum, üstelik dokunabilecek kadar yakın! Böbrek tıpkı biyoloji derslerinde anlatıldığı gibi avucun içine sığacak kadar. Şekli de tıpkı klasik tanımıyla fasulye şeklinde. Bu arada bir başka cerrah hastanın başında kapama işlemini gerçekleştiriyor. Burak Koçak, organ nakli koordinatörü Mümin Uzunalan ile böbreğin başında. Önce tıpkı Münci Hoca’nın anlattığı gibi böbreğin damarlarının içindeki kanı boşaltıyorlar. Bir şırıngayla özel bir solüsyon vererek yapıyorlar bu işlemi. Böbreğin üzerindeki yağ dokuları da temizlendikten sonra yan ameliyathanede iki böbreği çalışmadığı için hayati tehlikesi olan ablasına takılacak. Bu kez söz sırası Op Dr. Burak Koçak’ta… 

Böbrek yetmezliği ölümcüldür
Cinsiyet, yaş, akrabalık ne olursa olsun hep aynı senaryo değil mi? Birilerinin böbreğe ihtiyacı ve böbrek bulmak çok zor!
Her yıl binlerce insan kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını kaybediyor. Tahmin edildiğinden çok daha büyük bir sorun olan kronik böbrek yetmezliğinin en etkili tedavisi ise kuşkusuz organ nakli.
Kronik böbrek yetmezliğinin görülme sıklığı nedir?
Erkeklerde en sık görülen kanser, prostat kanseridir. A.B.D.’de 2004 yılında 232 bin kişiye prostat kanseri tanısı konmuş, 30 bin kişi bu hastalıktan hayatını kaybetmiştir. Aynı yıl 96 bin kişiye ise kronik böbrek yetmezliği tanısı konmuş, 43 bin kişi bu hastalıktan hayatını kaybetmiştir. Kronik böbrek yetmezliği ölümcül bir hastalıktır.
Peki nedir kronik böbrek yetmezliği?
Aslında çok sinsi bir hastalık. Hiç belirti vermeden kişiyi acile götürecek kadar sinsi olabiliyor. Genellikle kişide halsizlik, yorgunluk, sabah uyandığında göz kapaklarının altında şişme, ayak bileklerinde şişme gibi şikayetler ortaya çıkıyor. Böyle olunca genelde doktora gidiliyor ve ortaya çıkıyor. Ama bazen hasta nefes darlığı, sıkışma hissi, ödem gibi hislerle acile başvurabiliyorlar. Orada bir bakılıyor, hastanın üre kreatini çok yükselmiş, o zaman acil diyalize alınıyor. Kişinin kansızlığı varsa, tansiyon yüksekliği oluyorsa, halsizlik, yorgunluk oluyorsa o zaman böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesinde fayda var.
Verici tek böbrekle sağlıklı yaşar mı?
Burada bakılan şu: Vericinin uzun vadede böbrek hastası olma riski nedir? Eğer kişinin böbrek verdikten sonra böbrek hastası olma riski yoksa, o zaman verici olabiliyor. Bunlar araştırılmış, böbrek verenlerin uzun vadede böbrek hastası olma riski toplumdaki diğer insanlardan pek farklı değil. Bu nedenle böbrek vericisi olmak son derece güvenlidir.
Kanunlar ne diyor?
Türkiye’de şu anda dördüncü derece akrabalara kadar böbrek verici olunabiliyor. Ya da eşinizin dördüncü derece akrabasına kadar böbrek verebiliyorsunuz.
Hastalığı son evresinde olan ve akrabaları arasında da organ vericiliği için tıbbi olarak uygun hiç kimse olmayan ne yapacak?
Akrabalık bağı dördüncü dereceyi aşan ya da komşusu, arkadaşı gibi çok yakın olduklarını belirten diğer bir kişi de organ vericisi olmak için gönüllü olsun. Şu halde önünüzde iki yol var. Birincisi akrabalık bağı olan hiç kimseden organ alamadığınız için hastayı ölüme terk etmek. İkincisi ise akrabalık ilişkisi kanunlarca belirlenmiş sınırların dışında olan kişileri verici olarak kabul ederek, kişinin hayatını kurtarmak. Bu gibi durumlarda yine kanunlarca belirlenmiş esaslarla görev yapan ‘etik kurullar’ devreye girmektedir. İçimizden birileri çok yakınlarına dahi organ vericisi olmaktan çekinebilir. 

Yarın: Organ mafyası hikayeleri gerçek olabilir mi?


Rakamlarla böbrek nakli
*Böbrek nakli hastaların yaşamını 2.5-3 kat uzatır.
*A.B.D.’de 61 binden daha fazla insan kadavra böbrek bekleme listesinde. Bu hastaların sadece yüzde 15’i bir yıl içerisinde böbrek nakli olabilecek.
*Ortalama böbrek bekleme süresi 4-5 yıl.
*Türkiye’de 40 binden fazla insan kadavra böbrek bekleme listesinde.
*Yılda yapılan kadavradan alınan böbrek nakillerinin sayısı 150’yi geçmiyor. Yani yüzde 1 bile değil.
*Gelişmiş ülkelerde her dört kronik böbrek yetmezliği hastasından biri böbrek nakli olabilirken, ülkemizde bu oran yüzde 11.7.

Üç haftada normale dönüş
Canlı vericiden nakil süreci nasıl?
Tüm dünyada gösterilen bütün çabalara rağmen beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılan kadavra nakiller belli bir sayıya ulaşmıştır ve bu sayıyı yıllar içerisinde artırmak pek mümkün olmamaktadır. Organ yetersizliğine bir çözüm olarak canlı vericilerden yapılan nakillerin artırılması akla gelmiştir. Gerek vericiler, gerekse alıcılar bu nakile kuşkuyla bakmaktadır. Sevdikleri kişiye organ vermek isteyen kişiler böyle büyük bir ameliyattan çekinmektedir. Böbrek yetmezliği hastaları da sevdikleri bir insanın kendileri için böyle ciddi bir ameliyat riskini almalarını istememektedir. Laparoskopik cerrahi ameliyatın hastanın vücuduna yapılan açık bir kesi yerine, hastanın karnına açılan küçük deliklerden yapılmasıdır. Bu deliklerden birinden cerrahın yaptığı işlemi görebilmesini sağlayan bir kamera, diğer delik veya deliklerden de operatörün cerrahiyi yapmasını sağlayan aletler sokulmaktadır. Bu teknik tüm dünyada son 10 yılda yaygınlaşmış, eskiden açık şekilde yapılan bir çok cerrahi, laparoskopik yöntemle uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemizde ise hastanemiz dahil olmak üzere beş merkezde bu operasyon yapılabilmektedir.
Ameliyattan sonra alıcı ve verici nasıl bir süreç yaşıyor?
Laparoskopik donör nefrektomi, yani kapalı yöntemle böbrek verme ameliyatı hastanın karnına açılan 0.5-1 santimetrelik iki delikten yapılır. Ameliyat sonunda böbrek, hastanın kasık bölgesine yapılan yedi santimlik bir kesiden çıkarılır. Açık ameliyata oranla hastalar operasyon sonrası daha az ağrı çeker, hastanede daha kısa kalır.Ayrıca, açık cerrahide yapılan kesiye bağlı olarak ortaya çıkan istenmeyen yan etkiler bu operasyon ile minimuma indirilmiştir. Eskiden kullanılan açık yöntemde hastalarda ameliyat sonrası görülen ameliyat yerinde fıtıklaşma, hissizlik, yara enfeksiyonu, akciğerlerde hava birikmesi gibi istenmeyen yan etkiler bu teknikte çok düşük oranlarda görülmektedir. Ameliyatların daha riskli olduğu şişman hastalar ameliyat sonrası oluşabilen yara enfeksiyonu, ağrıya bağlı olarak yetersiz soluk alıp-verme gibi yan etkilerin laparoskopik yöntemde daha az görülmesi ve hastanın daha erken ayağa kalkıp yürüyebilmesi gibi sebeplerden dolayı bu tip cerrahiden diğer hastalara göre daha fazla fayda görmektedir. Ameliyat akşamı gezmeye, su içmeye başlayan vericiler, ertesi sabah yemeklerini yiyebilir ve duş alabilirler. Hasta ameliyatın ertesi günü evine gidebilir. Dikişler estetik yapılır. Genelde hastalar operasyondan bir hafta sonra araba kullanmaya başlar, üç hafta sonra ise normal yaşamlarına ve işlerine dönebilirler.


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    Türkiye

    ,

    Ağrı

    ,

    YAŞ

    ,

    organ nakli