Çağdaş Marko Paşa

Belki anmısayanlar olacaktır 70'li yıllarda dönemin ünlü sanatçılarına eşlik eden orkestra Jerry ve Meltemler'i.
Haber: YEŞİM KASAP / Arşivi

Belki anmısayanlar olacaktır 70'li yıllarda dönemin ünlü sanatçılarına eşlik eden orkestra Jerry ve Meltemler'i. İşte daha sonraları solo çalışmalar da yapan o piyanist-şantör Jerry, tam adıyla Jerry Hırimyan, şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde görevli. Dört yıldır Kültür ve Azınlıklardan Sorumlu Başkan Danışmanlığı görevini yürütüyor. Titrinden de kolayca anlaşılacağı gibi Jerry Hırimyan, Belediye Başkanı'na yani Ali Müfit Gürtuna'ya azınlıklar ve kültür konularında danışmanlık yapıyor.
Hırimyan azınlıkların sorunlarıyla ilgilenmekle görevlendirilmiş, ilk üst düzey belediye yetkilisi. Peki Türkiye'deki ilk Azınlıklardan Sorumlu Başkan Danışmanı'nın görevleri neler, neler yapıyor, neleri amaçlıyor? Jerry Hırimyan anlattı...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Azınlıklardan Sorumlu Başkan Danışmanı'nın görevi nedir?
Azınlıkların her türlü sorunlarıyla ilgileniyorum. İster kurumsal, ister bireysel olsun; derdi olan bana geliyor. Mezarlıkların bakımından, okul binalarının onarımına kadar ben ilgileniyorum. Diyelim bir vatandaş hasta ama maddi gücü yok, ona ilaç alınmasını sağlıyorum. Veya bir çocuk var, okula gidiyor ama ne çantası ne giyeceği var. O zaman çocuğa çanta, tişört, kalem, kitap vs. alıyoruz. Dini bayramlarda, özel günlerde tebrikler gönderiyorum. Davetlere katılıyorum. Gerçi bunu bu göreve gelmeden önce de yapıyordum. Azınlık okullarının, çeşitli kurumlarının başkanlarıyla sürekli bire bir temas halindeyim. Sonra protokolleri ben hazırlıyorum. Yapılacak işleri gerekli yerlere iletiyorum, işleri takip ediyorum...
Yani azınlıklarla Belediye arasında köprü görevi görüyorsunuz. Peki azınlıklar deyince ne anlamak gerekiyor?
Hırıstiyanlar, Museviler, Ortodokslar, Katolikler, Gregoryanlar... Ben de Hırıstiyanım ama ben kendimi azınlık olarak görmüyorum. Babam, dedem hep burada doğup büyümüş... Hemen söyleyeyim, Başkanım da onları azınlık olarak görmüyor.
Yardımcı beni engeller
Kime bağlısınız?
Doğrudan Belediye Başkanı'na, yani Ali Müfit Gürtuna'ya bağlıyım.
Size bağlı çalışanlar var mı?
Herkes bana bağlı. Ben de Başkan'a. Bu göreve başlarken Başkanım dedi ki, "Yanına bir yardımcı verelim". Ben de dedim ki, "Ne yapayım yardımcıyı, yardımcı beni engeller."
Kimin fikriydi azınlıklar için ayrı bir danışman tutmak? Neden böyle bir makama ihtiyaç duyuldu?
Başkanımızın. Kendisi çok deneyimli biri. Dalan döneminde, Tayyip bey döneminde; iki dönem Meclis'te görev yapmış. Neden böyle bir ihtiyaç duyulduğuna gelince... Mesala kilisede ayin ve de protokolden davet var. Şimdi bir Müslüman gidip saatlerce davette ne yapacak? Ama ben ne yapacağımı, nerede duracağımı; hepsini çok çok iyi biliyorum. Başka biri gitse davete, köşede kuytuda kalır. Oysa beni eskiden beri tanıdıkları için kapıda karşılıyorlar, "Jerry Başkan hoş geldin," diye. Kaç yıldır bu görevdesiniz?
Dört yıldır.
Halefiniz var mıydı?
Hayır. Benimle başladı.
Peki Sayın Gürtuna sizi görüp de mi "Böyle bir danışmana ihtiyacım var," dedi, yoksa böyle bir danışmana ihiyacı vardı da sizi mi gözüne kestirdi?
Başkanım ve ben Hoşgörü Hareketi Derneği'nin kurucu üyeleriydik. İkimiz de yönetim kurulundaydık. Başkan çok akıllı biri. Benim dernekteki çalışmalarımı, ciddiyetimi, azmimi, yıllardır birikmiş olan kültürümü, dernekteki itibarımı, kimlerle görüştüğümü, benim kimleri üye yaptığımı görünce yararlı olacağıma kanaat getirmiş. Mesela Patrikhane'den randevu alınacak. Başkası bir haftadan evvel alamaz ama ben hemen alırım.
Siz bu göreve gelmeden önce azınlıklar ihmal mı ediliyordu yani?
İhmal ediliyordu demeyelim. Eskiden de tabii azınlıkların işleri görülüyordu. Şimdi daha hızlı görülüyor diyelim.
Peki başka belediyelerde?..
Şehir olarak biz ilkiz. İstanbul'da başka ilçe başkanları beni görüp benzer görevler verdiler arkadaşlara. Ama onlar faal değil benim gibi. Mesela Bakırköy'de, Şişli'de var. Tanıyorum ben de arkadaşları.
Siyasi davetler alıyorum
Siyasi bir görüşünüz, yakın durduğunuz bir parti var mı?
Ben burada siyasi bir taraf olarak bulunmuyorum. Sosyal hizmet olsun diye bu işi yapıyorum. Buraya gelmeden önce de biri tıkandığı zaman bana gelirdi. Karakola düşse yine bana gelirdi. Ama tabii makamın gücünü kullanıyorum şimdi.
Başka yerlerden teklifler geliyor mu?
Davetler alıyorum tabii. Partiler biraz da sembol olmuş kişileri tercih ederler.
Cazip bir teklif gelse gider misiniz?
Yok, ben Başkanım'la geldim, Başkanım'la giderim. Takımımı bırakmam. Özellikle bu göreve ilk başladığımda çok büyük teklifler geldi. Ama sonra anladılar ne kadar bağlı olduğumu. Nasıl çalıştığımı, nasıl koşturduğumu görüyorlar. Herkes böyle bir kişiye sahip olmak ister. Ben bile isterim Jerry gibi hiç başını ağrıtmayan, problem olmayan, terslik çıkarmayan biri olsun. Bulsam kendim gibi birini, yanıma alacağım!
Peki sizden sonra da bu danışmanlık makamı devam edecek mi?
Artık isteseler de kaldıramazlar bu makamı. Herkes çok alıştı.
Belediye'de göreve başlayınca çevrenizden tepki gösterenler oldu mu?
Oldu. Böyle bir işe girince tepki gösterirler zaten. Özellikle cematten "Sen akıllı bir insansın, cematte çok sevilen birisin, ünlü bir müzisyensin. Müzisyenliği bırakıp da böyle bir işe girmen herkesi şaşırttı," dediler. Sonra "Sana uygun bir makam vermezler, sadece seçim zamanı söylenir. Başına birini verirler, hiçbir şey yapamazsın..." Şimdi "Sen haklıymışsın," diyorlar.
Piyasada yüzlerce talebem var
Asıl mesleğiniz müzisyenlik mi?
Müzik hocasıyım. Piyanist. Turistlere piyano çalıp on dilde şarkı söyleyen ilk kişilerden biriyim. Hâlâ piyasada çalışan yüzlerce talebem var. 70'in üzerinde hazır bestem var. Yıllarca çeşitli yerlerde solist olarak çalıştım. Dönemin ünlü müzisyenlerinin yanında yetiştim. Sonra kariyerimi ilerletmek için Fransa'ya gittim. Tekrar Türkiye'ye dönünce Jerry Meltemler Orkestrası'nı kurdum. O dönemlerde Türkiye'nin en iyi on orkestrası arasında gösterildi Jerry Meltemler. Sonra solist olarak bir süre enternasyonal şarkılar söyledim. Yurtdışında konserler verdim.
Müzisyen olarak çalışmayı sürdürüyor musunuz?
Sadece konserler veriyorum. Bir de kısa bir süre içinde söz ve müziği bana ait olan Seviyorum isimli single'ım piyasaya çıkacak.



Kitabıyla Sorbonne'a oynuyor
Jerry Hırimyan'ın yazdığı İstanbul'da Tarihi Mabetler, İstanbul'da Cumhuriyet öncesi kurulan, semavi dinlerin ibadethanelerini anlatan 348 sayfalık bir kitap. Roma, Bizans ve Osmanlı döneminden kalma ve uluslararası düzeyde tarihi eser olarak tescil edilmiş büyük mabetler üzerine. Üç büyük dinin ibadethanelerini aynı eserde birleştiriyor olmasından dolayı da Jerry Hırimyan'ın dediği
gibi "Alanında bir ilk". Hatta Jerry Hırimyan, "Eminim Sorbonne Üniversitesi'nde bile ders kitabı olarak okutulacak," diyecek kadar iddialı. Dinler arası diyaloğa kalıcı bir katkıda nasıl bulunurum diye düşünürken, bu kitabı yazmak gelmiş aklına. Tam dört yıllık bir emek var ortada. Jerry Hırimyan, ibadethaneleri tek tek araştırmış, gitmiş, görmüş, bilgi edinmiş. Sonra da oturup kâğıda dökmüş öğrendiklerini: "Maksat faydalı
bir eser bırakmak". Ülkeye gelen turistler de yararlansınlar diye İngilizceye de çevirtmiş kitabını Hırimyan. Ne var ki kitap henüz basılmadı, şimdilik bekleme aşamasında. Belediye tarafından basılmazsa Hırimyan başkalarının kapısını çalacak mecburen ama onun gönlü kitabın Büyükşehir Belediyesi logosuyla çıkmasından yana...