Çağdaş sanatın en büyük şovu Venedik

Çağdaş sanatın en büyük şovu Venedik
Çağdaş sanatın en büyük şovu Venedik

Bienalin Türkiye pavyonunda bu sene Ali Kazma nın Reziztans başlıklı video serisi sergilenecek.

Sanat dünyası, gövde gösterisine hazır. Venedik, 1 Haziran'dan 24 Kasım'a kadar çağdaş sanatın nabzını tutacak. Biz de bu heyecanı paylaşalım dedik, iyi partilerin nerede olduğuna kadar bienali madde madde masaya yatırdık.

Venedik Bienali nedir, neden önemlidir?
Dünyada çağdaş sanat alanındaki en büyük şov. 88 ülkenin işlerinin tüm Venedik’te ve 300 binden fazla ziyaretçinin katıldığı bir şov. Hem kariyerinin zirvesinde olan en iyi sanatçıları hem gelecekte iz bırakacak yeni çıkış yapanları birlikte görebiliyoruz. Mesela 1905’te Gustav Klimt bienalin starıydı. 1950’deyse Henri Matisse büyük ödülün sahibi oldu. Son yıllarda ise Cy Twombly’nin ‘Battle of Lepanto’ resimleri (2001) ve Ed Ruscha’nın ‘Couse of Empire’ (2005) serileri ilk kez Venedik’te sergilendi. 2007’de Tracey Emin, Britanya’yı temsil ederken, Mike Nelson ve Alman sanatçı Gregor Schneider (2001’de insanlar ‘lanetli’ Alman Pavyonu’nu görmek için kuyruğa girmişti) başarılı resimleriyle Turner Ödülü’ne aday olmuşlardı.
Bu dev şov ne zaman başladı?
İkinci Dünya Savaşı’nda altı yıllık ara dışında 1895’ten beri devam eden saygıdeğer bir kurum. Bu yıl 55’incisi düzenleniyor. 1 Haziran’da açılıp 24 Kasım’da kapanacak.
Bu dev sergi kanallar şehri Venedik’in neresinde gerçekleşiyor?
Bienal’in resmi fuar alanı olan Giardini, yalnızca sanat için oluşturulmuş bir olimpik park gibidir. Şehrin kenarında bulunan her biri farklı bir ülkeye adanmış 29 pavyondan oluşan bir yer. Pavyon deyince, Beyoğlu pavyonları gibi değil, İzmir Fuarı’ndaki pavyonlar gibi. Her biri farklı ülkeler tarafından özenle inşa edilmiş binalar. Her ülke kendi seçtiği sanatçı ya da sanatçılarla sanat dünyasının karşısına çıkıyor.
Sadece ulusal pavyonlar mı var?
Hayır, Arsenale adı verilen eski askeri fabrikaların ve tersanelerin olduğu alana doğru uluslararası sergi uzanıyor. Bu büyük alandaki sergiyi her yıl bir küratör düzenliyor. Bizim Türkiye gibi, oyuna sonradan dahil olan ülkelere verilen geçici pavyonlar da bu alanda. Ayrıca kentin her tarafındaki müzeler özel sergiler düzenliyor, boş saraylar, sergi alanları kendi sanatını göstermek isteyen ülkeler, sanatçılar tarafından kiralanıyor. Mesela daha önce İsmail Acar, Hüseyin Çağlayan böyle kişisel sergiler açmıştı. Bu yıl da Ahmet Güneştekin kendi çabasıyla işlerini Venedik’te sergileyecek.
Türkiye, Venedik’e nasıl katılıyor?
Yıllarca Beral Madra gibi isimlerin kişisel çabalarıyla sergiler açıldı. 2006’dan bu yana İKSV’nin organizasyonuyla, devlet ve sponsor desteğiyle Venedik’e katılıyoruz. Bu yıl Türkiye Pavyonu’nda Ali Kazma’nın ‘Rezistans’ adındaki yeni video serisi sergilenecek. Küratör Emre Baykal, sponsor ise TOFAŞ.
Bu yıl Venedik’in küratörü kim, nasıl bir sergi hazırladı?
Tüm zamanların en genç küratörü Massimiliano Gioni’nin (39) seçtiği tema ‘Ansiklopedik Saray’. Tüm dünyadan 150’den fazla sanatçının işlerini sergileyen büyük bir sergi hazırladı.
İşin ticari bir yanı var mı?
Görünürde yok. Çünkü 1968’de ticari aktiviteler yasaklandı. Fakat pratikte, sadece sanat dünyasına açık olan ilk üç gün eser satmak isteyenlerin de almak isteyenlerin de heyecanla beklediği bir tarih.
Hangi ünlü isimler gelir?
Ünlü ziyaretçiler arasında Elton John, Karl Lagerfeld, Courtney Love, Neil Tennant ve Rufus Wainwright gibi isimler sayılabilir. Ama asıl etkili isimler ise pazarlıkla işi bitirmek isteyen süper zengin koleksiyoncular ve galericilerdir. (Ciriani Hotel’in havuz kenarı ise ‘resmi’ buluşma noktasıdır). 2011’de Roman Abromavich’in koleksiyoncu kız arkadaşı Dasha Zhukova ve mega yatı ile yaptığı ziyaret epey etki bırakmıştı. Aynı zamanda, Gucci ve Christie’s markalarının sahibi Fransız milyarder ve koleksiyoncu François Pinault, özel müzesi Palazzo Grassi’de bienal organizasyonlarına ev sahipliği yapar. Ve tabii ki dünyanın bütün büyük ve küçük müzelerinin yöneticileriyle etkili sanatçılar orada buluşur. Bizden de Vasıf Kortun’dan Nazan Ölçer’e, Oya Eczacıbaşı’ndan Levent Çalıkoğlu’na herkesi orada görebilirsiniz.
İyi partiler var mı?
Bu, sıkıcı Venedik akşamlarının en gözde sorusudur. Sayısız kokteyl düzenlenir. Ama çok büyük koleksiyoncu ve müzelerin, önemli ülke pavyonlarının küçük adalarda düzenledikleri partiler dilden dile anlatılır, bu partilere girebilen sanat dünyasının gedikli profesyonellerine imrenerek bakılır.
(The Independent/Radikal)