scorecardresearch.com

'Çalgı Çengi'den sonra 'Düğün Dernek' kuruldu

'Çalgı Çengi'den sonra 'Düğün Dernek' kuruldu
Yönetmen Selçuk Aydemir ve oyuncular Ahmet Kural ile Murat Cemcir yeniden bir arada. 'Çalgı Çengi' ve 'İşler Güçler'in ardından 'Düğün Dernek' için bir araya gelen ekibe bu kez Rasim Öztekin ve Zerrin Sümer gibi isimler de eşlik ediyor.
Haber: ECE ÇELİK - ece.celik@radikal.com.tr / Arşivi

Polenezköy’de yeşillikler arasında düğün standının üzerinde oyuncular, davetli sandalyelerinde ise basın mensupları… Tüm bu kalabalık senaryosunu ve yönetmenliğini ‘İşler Güçler’le tanıdığımız Selçuk Aydemir’in yeni filmi ‘Düğün Dernek’ için. ‘Çalgı Çengi’den sonra yönetmenin ikinci filmi olan Düğün Dernek’te yine artık bir ayrılmaz bir ekip olan Ahmet Kural ve Murat Cemcir rol alıyor. Filmde bu iki kafadara bir de Rasim Öztekin, Zerrin Sümer gibi ustalar dâhil olmuş. Sivas ve Erzincan’da da çekimleri gerçekleşen film, oğluna düğün yapmak isteyen bir baba ve ona yardım etmek isteyen arkadaşlarının başından geçenleri anlatıyor. Polenezköy Sivas’a benzediği için ekip düğün sahnesini burada çekmeye karar vermiş.
Dört haftadır süren çekimlerin son haftasına geçen ekipten kahkahalar eksik olmuyor. Yönetmen Aydemir aslında bu filmi yedi yıl önce yazmış. Aydemir prodüksiyonunun pahalı olacağını düğünerek filmi hemen hayata geçirememiş. Aydemir, “BKM’nin desteği ile bu filmi çekebildik, üst jenerasyondan pek çok oyuncu ile çalıştım ve onlarla çalışmak acayip eğlenceliydi” diyor. Şu ana kadar yaptıkları en komik olduğunu söyleyen Aydemir “Dilinizi anlayan oyuncularla bir araya geldiğinizde iyi bir iş çıkıyor” diyor. Aydemir’in ardından filmde kız tarafını canlandıran Leton oyuncular söz alıyor ve ekibe övgüler yağdırıyorlar.
Rasim Öztekin ise filmin neden Sivas’ta çekildiğini yönetmene sorduğunu ve “Abi ben Sivaslıyım” cevabının ardından sustuğunu anlatıyor. Sivas üzerinden bir İç Anadolu düğününü anlattığını söyleyen Aydemir “Sivaslıların mizaha yaklaşımını çok farklı bulduğum için karakterlerin Sivaslı olması önemliydi” sözleriyle açıklıyor bu tercihin nedenini. Tüpçü Fikreti canlandıran Ahmet Kural ve bir boksörü canlandıran Murat Cemcir ise filmin ailelerle izlenebilecek tatlı bir iş olduğunu ekliyorlar.

Rasim Öztekin:

Selçuk bu rolü bana korkarak teklif etti


Daha önce ‘İşler Güçler’i izliyor muydunuz?
Diziyi zaman zaman izliyordum. Ben bu sezon ‘Seksenler’de oynuyordum. ‘İşler Güçler’ de bizim rakibimizdi. Diziyi izlerken Selçuk bir yönetmen olarak çok dikkatimi çekmişti. Çok farklı bir komedi anlayışı var. Komediye çok güzel bir tempo katıyor. O yüzden Selçuk’la böyle bir çalışmanın içinde olmak istedim.

Yönetmenle buluşmanız nasıl oldu?
Selçuk bana çok çekinerek bu rolü teklif etti. Ben çoğu projeyi kabul etmediğim için namım yayılmış. Gelen senaryo çok güzel olunca böyle bir deneyimin içinde olmak istedim.

Filmde Sivaslı bir babayı canlandırıyorsunuz…
Bizlerin artık yıllarca biriktirdiğimiz ve depoladığımız karakterler var. Bu karakterleri cebimizden çıkarıp yer aldığımız projelere monte ediyoruz. ‘Düğün Dernek’teki baba da benim için öyle oldu.

Filmde hiç siyasi gönderme olacak mı?
Yok bu film sadece bir İç Anadolu düğününü anlatıyor. Herhangi bir siyasi göndermesi yok, bir durum komedisi. Ben bu filmi bitirdikten sonra doğa ile ilgili başka bir filme başlayacağım. Birol Güven’in bir projesi olacak, o filmde kara mizah yapacağız. Buradan çıkıp o filmi çekmeye gideceğim.

O filmin fikri Gezi Direnişi’nden sonra mı oluştu?
Yok tamamen örtüştü aslında. İnsanların doğa ile daha mutlu olduğunu anlatan bir film çekmek istedik.




Ahmet Kural, Murat Cemcir

Amacımız yıllarca izlenecek bir film


Filmin çekimlerin sonuna yaklaştınız…
Ahmet Kural: Çekimlerin bitmesine bir hafta kaldı. 10 gün Erzincan Kemaliye’de çalıştık. Sivas’ta çalıştık. Buradaki ortam da Sivas’a uygun olduğu için Selçuk düğün sahnesini burada çekmek istedi.
Murat Cemcir: Dört haftadır çalışıyoruz. Çok iddialı bir film oldu. Aslında konusunu çok da anlatmak istemiyoruz. Ama şunu söyleyebilirim uzun zamandır ilk defa bir komedi filminde bu kadar derin karakterler, bu kadar derin bir hikâye var. Yabancı bir gelin var ve kültürlerarası ilişkileri çok güzel anlatıyor.

Filmin kurgusu ‘İşler Güçler’deki gibi mi olacak?
Ahmet Kural: İşler Güçlerdeki gibi değil elbette ama geçişler olacak.
Murat Cemcir: Bu filmden çıkan insanların filmi birlikte izledikleri arkadaşlarıyla konuşacakları çok şey olacak. Nasıl ki Ertem Eğilmez filmleri her fırsatta izlenir, bizim de amacımız onun filmleri gibi yıllarca yayınlanacak bir film çekmek.

Fiziki olarak pek çok değişmişsiniz…
Ahmet Kural: Saçları kazıttım, boyattım. Beyaz göğüs kılları yaptık. Dışarı çıkarken şapka takıyorum bu şekilde dolaşmıyorum etrafta.
Murat Cemcir: Benim de saçımda 550-600 tane keratin kaynak var. Kısacıktı saçlarım bu hale geldi. Bu filmle kadınları çok iyi anladım. Çok sıkıntılı bir işmiş. 10 saat bir koltukta kalmak zorunda kaldım. Biz senaryoyu okuduğumuz zaman kafamızda fiziki bir şeyler canlanmıştı. Selçuk da “Tamam, nasıl isterseniz öyle yapın” dedi.

Yönetmen sizlerin senaryo üzerinde ya da karakterler üzerinde değişiklik yapmanıza izin veriyor mu?
Ahmet Kural: Tabiî ki dinliyor, değiştiriyor. Belki de bu yüzden iyi bir ekip olduk.

Filmde zorlandığınız sahneler oldu mu?
Ahmet Kural: Ben halay sahnelerinde kondisyon olarak çok zorlandım. Bir de Sivas halayları beni baya bir zorladı.
Murat Cemcir: Ben de deveyle olan sahnelerde zorlandım. Çünkü laf dinlemiyor. Ama sonunda arkadaş gibi olduk.

Siz artık ikili gibi oldunuz. Bundan sonra da projeler ikili halde mi sürecek?
Ahmet Kural: Ayrı ayrı da çalıştığımız oldu. Mesela Murat, ‘Yeraltı’nda oynadı, ben oynayamadım… (Gülüşmeler)
Murat Cemcir: Biz bu komedi ikilisi durumunu çok sevdik. Bu bizim genetik kodlarımızda var. Çağımızı yakalamak için geçmişten kopmamak gerekiyor. Yaşadığım sürece Ahmet Kural ve Selçuk Aydemir’le çalışmaya devam etmek isterim.



Zerrin Sümer:

Bu kadar güldüğüm senaryo olmamıştı


‘Düğün derneğin’ senaryosunu ilk okuduğunuzda nasıl buldunuz?
Daha önce ilk okuduğumda bu kadar güldüğüm bir senaryo olmamıştı. O yüzden hangi karakter olursa olsun “Varım” dedim. BKM’nin işi olduğu için de kafadan kabul ettim zaten.

Siz ‘İşler Güçler’i izliyor muydunuz?
Sakarya Fırat’ta rol aldığım için Isparta’daydım. Diziyi izleyemiyordum ama şimdi internetten indirip bizim çocukları izliyorum. Gerçekten çok yetenekliler. Bunlar özel hayatlarında da çok komikler. Dizilerde, filmlerde ekstra bir şey yapmıyorlar. Komedi zaten kalem ve samimiyet işidir. İyi bir senaryo ve samimi oyunculuk varsa o komedi iyi olur.

Var olan bir ekibe dâhil olmanın güçlüğünü yaşadınız mı?
Biz galiba onlarla aynı dili konuşuyorduk. Kendimi zaten onlardan farklı bir jenerasyonda görmüyorum. Yaşım var ama yaşlı değilim. Gençlerle rahat iletişim kurabiliyorum.

Siz de İç Anadolulu musunuz, oranın ağzını çok rahat konuşuyorsunuz…
Ben Karadenizliyim. Ama benim diyalektiğe bir yatkınlığım var. Her yörenin şivesini kolayca konuşabiliyorum. 49 yıldır bu işin içinde olunca otomatiğe bağlıyor insan.

50. sanat yılı gibi bir şey düşünüyor musunuz?
Konservatuvardan beri süren bir arkadaşım var. Onunla 49 yıldır arkadaşım. Biz onunla arkadaşlığımızın 50. yılı yapmak istiyoruz. Sanat yılındansa bu daha değerli geliyor bana. Sanat yılı bana jübile yapmak gibi geliyor. Daha enerjim var elim ayağım tuttuğu sürece bu işi sürdürmek istiyorum.

http://www.radikal.com.tr/114485111448510

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.