@omererbil

Çalınan tabloları sadece bakanlık biliyor!

Çalınan tabloları sadece bakanlık biliyor!
Çalınan tabloları sadece bakanlık biliyor!
Çalıntı tablo skandalı 'matruşka' gibi. Operasyonla ele geçen eserlerin kayıp veya çalıntı olduğuna dair listenin 'hiç yayımlanmadığı' ortaya çıktı.
Haber: ÖMER ERBİL - omer.erbil@radikal.com.tr / Arşivi

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nden yıllar içinde çalınan 256 tablonun peşine düşen Kültür ve Turizm Bakanlığı geçen günlerde müzayede evleri, galericiler ve koleksiyonerlerin elindeki 30 tabloya el koymuş tespit ettiği 40 tablo için de çalışmalara başlamıştı. Bakanlığın bu güne kadar kayıp ve çalıntı tablolar için duyuru yapmadığı ortaya çıktı. Resmi internet sitesinde müzelerden çalınan eserlerin listesini yayınlayan bakanlık Resim ve Heykel Müzesi’nden çalınan eserleri duyurmadı. Diğer yandan elinden eserleri alınan koleksiyoner Çengiz Çetindoğan da açıklama yaparak ‘elinden alınan tabloları müzayedelerden topladığını, bu güne kadar Kültür Bakanlığı’ndan kendisine bir uyarı gelmediğini ve zarara uğradığını’ söyledi. 

Bir eser nasıl alınır? 

Koleksiyonerlerin bağlı olduğu bir müze vardır. İstanbul ’da bu müzeler Yıldız Sarayı Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, Ayasofya,Türk İslam Eserleri Müzesi ve Arkeoloji Müzeleri. Koleksiyoner olacak kişi buradan koleksiyoner defteri oluşturup tüm eserlerini envanter numaraları ile birlikte bu deftere işlemek zorunda. Müzeler koleksiyonerlerin defterlerini inceleyip kontrol eder. Galeri ve antikacılar da müzayede öncesi eserleri bağlı oldukları müzelerin uzmanlarına liste halinde gönderir, gerekirse eserler yerinde incelenir, ekspertiz raporları oluşturulur. İncelemede eserlerin çalıntı olup olmadıkları da araştırılır.
Bu kadar detaylı incelemeye tabi tutulan müzayedeler ya da koleksiyonerler nasıl olup da müzeden çalıntı eser satabiliyorlar? Müze çalışanlarının da ihmali olduğu açıkça ortada. Kültür ve Turizm Bakanlığı şimdi geriye dönük olarak çalıntı tabloların satıldığı müzayedelerde ekspertiz raporu düzenleyen müze uzmanlarının da peşine düştü.
Ancak müzeciler de bu konuda dertli. Çünkü bakanlık Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nden çalınan 256 tablo ile sahte olduğunu tespit ettiği 56 tabloyu 2011 yılındaki soruşturmayla tespit etmiş ama bu eserlerin arandığını hiçbir yere bildirmemiş. Hatta kendi resmi internet sitesinde duyurduğu çalıntı eserler bölümünde bile bu tabloların isimleri yok. Müze uzmanları da kendilerini ‘‘Tabloların çalıntı olduğunu nereden bilelim’’ şeklinde savunuyor. Ancak ortada kesin olan bir şey var ki 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yasası çerçevesinde çalıntı eseri satan da alan da suçlu kabul ediliyor.
8 Aralık 2013 tarihli Radikal gazetesinin bir ve ikinci sayfasında ‘40 tablo için yeni operasyon’ başlıklı haberimize koleksiyoner Cengiz Çetindoğan bir açıklama gönderdi. Açıklamada şöyle deniliyor:
‘‘Çetindoğan, bahsi geçen tabloları müzayede ve piyasada ismi bilinen koleksiyonerlerden 2006 -2007 arasında satın almıştır. 2013 yılı kasım ayına kadar bu eserlerle ilgili Kültür Bakanlığı’ndan bir açıklama veya bildirim almamıştır. Kaldı ki; Kültür Bakanlığı bunca yıl kayıp eserlerle ilgili olarak bir liste hazırlayıp kamuoyu ile paylaşmamış, bu eserleri ilan etmemiştir. 2013 Kasım ayında 12 eserle ilgili olarak bakanlık müfettişleri bu eserlerin satın alınmasına ilişkin belgeleri istemiş, müvekkilim de belge ve bilgileri bakanlık ile paylaşmış, bu eserlerin müvekkilimin koleksiyonunda olduğunu kendisi bildirmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı halen çalınmış ve değiştirilmiş olan bu eserlerin listesini ne kamuoyu ile ne de koleksiyonerler ile paylaşmamıştır. Hiçbir kusuru olmayan iyi niyetli olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bildirimde bulunan, ülkemize müze kazandırmak için çalışmalar yapan müvekkilimin bu operasyon içinde isminin anılması müvekkilimi derinden üzmüştür. Kaldı ki, müvekkilimin bu tablolar nedeniyle uğramış olduğu zararların nasıl ve kim tarafından karşılanacağı müvekkilim tarafından bilinmemektedir.’’