Çalışma odasının başrolünde Zagor var

Çalışma odasının başrolünde Zagor var
Çalışma odasının başrolünde Zagor var
Yemeksepeti.com'un kurucusu Nevzat Aydın'ın odası fantastik bir masal diyarı gibi. Çizgi roman ve film kahramanları da çalışma arkadaşları...
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

Masanızda muhakkak ne olmalı?
Gördüğünüz mug’ların hepsi olmalı. Biri kahve, biri su, biri Coca Cola Zero, biri çay için. Kağıt ve not alabileceğim bir yapının mutlaka olması lazım. Dijital anlamda iPad, iPhone veya bilgisayar kullansam da kağıt-kalemden vazgeçemeyenlerdenim. Bir de keyifli, renkli olması lazım masanın. Dergi, gazete yığınından uzak tutmaya çalışıyorum. İlgilendiğim derginin son sayısının olması lazım. Wired, Fast Company, Esquire gibi. Bu odaya zevkle girmek istiyorum ve öyle de giriyorum. 

Odada en çok Zagor göze çarpıyor. Evet, bu odada Zagor’un her şeyini görmek mümkün. Gravür, Ferri’nin çizimi, İtalyanca kitaplar... Sahaflardan aldığım kitapları da var, yeni sayıları da. 1981’den beri Zagor okuyorum. 4.5-5 yaşında çizgi romanla öğrendim okumayı. Ondan beri de tutku şeklinde devam ediyor.

Gördüklerimiz arasında sizin için en kıymetli obje hangisi?
U2’nun albümü Joshua Tree’nin piktogramı bayağı önemli benim için. Kendimi çok özdeşleştirdiğim bir albüm. Bir de son zamanlarda eklediğim topaç var, Inception’ı izledikten sonra internetten almıştım. Inception’dakinin aynısı. 

Bu ofisin müziği nedir? Çok farklı şeyler dinlerim. Genelde Radyo Eksen. Yemeksepeti.com’un çağrı merkezinin bekleme müziklerini de Radyo Eksen yapıyor. Ondan önce ben seçer koyardım. Çok ağırlıklı olarak Brit-rock, U2 dinliyorum.

Stres altındayken ne rahatlatır?
NTV Spor ’da futbol seyretmekten büyük keyif alırım ama stresli olduğumda rahatlamak için belki Tex’in ya da Zagor’un son sayısının bir kaç sayfasını gözden geçirirsem rahatlarım.

İşiniz dolayısıyla bulunduğunuz en tuhaf yer neresidir?
Dubai’de çok garip bir Hint Restoranı’na gitmiştim. Kokudan içeri giremiyorsunuz. Üç masa var hepsi de tıklım tıklım. Zar zor konuşabildik, restoran sahibiyle. Çok geleneksel, duvarlar, masalar, her şey Hint. Çok ilginçti. 

Para kazanmak için şu anki işiniz dışında bir şey yaptınız mı? Organizasyonlar yaptım Boğaziçi Üniversitesi’nde okurken. Yemeksepeti.com ilk işim. Hiç iş görüşmesine falan da gitmedim. 2001’de kurduk ve iyi gitti, 10 senedir devam ediyor.

Masa başında yemek yer misiniz?
Hep masa başında yerim. Yemek Sepeti’nden de sipariş verebilirim. Çok hızlı yerim. Üç, beş dakika içerisinde... Sıkılıyorum, bir tek yemeğe konsantre olmuyorum. Yemek yerken televizyonu açıyorum, müzik dinliyorum... 

Bu işi yapmanın en güzel yanı ne ?
Çok sevdiğim ve keyif aldığım iki sektörün tam ortasında iş yapıyorum. Biri internet , diğeri de yemek.

Alanınızda size kim ilham verir?
Apple’ın CEO’su Steve Jobs. Hayatının her aşamasında özellikle girişimcilerin çıkaracağı çok şey var.

Ofis dedikoduları

Mevsimlik işçileri kamyonlara doldurup nasıl tarlalara götürüp getiriyorlarsa, takım elbiseli bizleri servislere doldurup aynı şekilde plazalara götürmüyorlar mı sanki! 
Ben takım elbise giyen, her gün tıraş olan, ayakkabılarına cilalı hoş kokular süren modern bir işçiyim. Her şey tamam da, neden ben! Bari mesai ücretimi verin! (K. D., kadın, 26, banka çalışanı) 

İşyerinde disipline karşı değilim ama ayda yılda bir elde olmayan sebeplerle 1-2 dakikalık geç girişlerin turnike dökümünün, müdürlerince mail’ine gönderilmesi hoş değil. Ayrıca, hani erken gelinen günler ve gece mesaileri için teşekkür? (Ç. Ö, kadın, 34, banka çalışanı) 
İş hayatına başladığından beri organize sanayi bölgesinin ortasında çalışan, iş için özel giyim harcaması olmayan, üniversiteden kalma blue jeanleri işe giyme lüksüne sahip olan benim için bir plazaya yapılacak ziyaret gerginlik yaratmıştı. Öyle ya, plaza demek takım elbise, topuklu ayakkabı, topuz yapılmış saçlar, ayakkabılarla çantanın muhteşem bir uyum içinde olması demek... Nereden çıktı tedarikçi ziyareti kardeşim! En son üç yıl önce giydiğim takım elbisenin üstüme olup olmadığını kontrol ettim. Bir yandan gardırobumun plaza hayatı için ne kadar zavallı olduğunu düşünürken, düğünler dışında topuklu ayakkabı giymemiş olan ben, sahip olduğum tek siyah ve altı santimetrelik topuklu ayakkabıyla ne kadar ayakta durabileceğimi hesaplıyordum. Binlerce insan bu işkenceyi her gün çekiyordu, bense biraz daha uyumak için beş dakikada hazırlanıyordum. Bir jean, tişört, spor ayakkabı, sıfır makyaj ve dağınık saçlarla servise koştuğum, yüzümü ofiste yıkadığım çok olmuştur. Bu şirkette çalıştığım için huzur duyduğum tek andı o... (S. M., kadın, 35, özel şirket çalışanı)
Ofis öykülerinizi gönderin, yayınlayalım
bahar.cuhadar@radikal.com.tr







    ETİKETLER:

    IPad

    ,

    İnternet

    ,

    Futbol

    ,

    Steve Jobs

    ,

    Apple

    ,

    haber

    ,

    spor