Çanakkale kahramanları torunlarıyla buluştu

Çanakkale kahramanları torunlarıyla buluştu
Çanakkale kahramanları torunlarıyla buluştu

Tania Prowle ve oğlu Ethan, büyük-büyükbaba Harry Topp ile.

Avustralya'da yaşayan fotoğraf sanatçısı Mine Konakçı Gelibolu cephesinde savaşan askerleri ve onların günümüzdeki torunlarını bir fotoğraf sergisinde bir araya getirdi. 1915 Çanakkale Savaşı anısına Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda'da araştırma  yapan Konakçı, Gelibolu'da savaşan askerlerin ve subayların ailelerini buldu. Torunlarının fotoğraflarını görüntüledi ve hem Avustralya'da hem de İstanbul'da eşzamanlı bir sergi açtı.
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Mine Hanım nereden aklınıza geldi böyle bir sergi hazırlamak?
Daha önceki fotoğraf projemde Avusturalya'ya gönderilen 160 bin mahkûmun soyundan gelenleri belgelemiştim, bu projem üç yıldır Avustralya'yı gezmekte. Bu projeden ardından bu defa da Çanakkale'de çarpışmış askerlerin varsa çocuklarını, torunlarını ve onların ataları ile olan ilişkilerini irdelemek istedim. Okumaya başlayınca siperler arasında birbirlerine sigara, yemek, hediye değiş tokuşu yapan bir düşmanlıkla karşılaştım. Bu çok enteresandı. Çok az ülke savaştığı düşmanla aynı anda dostluk kurar.

           Erdal Kabatepe büyükbabası Ali Faik ile.

Uzun yıllardır Avustralya’da yaşıyorsunuz, Türkiye’ye ve Türklere karşı yeni kuşaklar neler hissediyor?
İki ülkenin arasındaki yakınlaşmaya yakından tanık olmaktayım. Atatürk'ün Anzak annelerine hitaben söylemiş olduğu sözler üzerlerinde çok büyük bir iz bırakmış. Bu anlamda da bu sıradışı dostluk üzerine bir görsel çalışma yapmak benim için çok önemliydi.

Sizin aile büyükleri arasında var mıydı savaşa katılan?
Şahsen benim aile büyüklerim arasında Çanakkale Savaşı'na katılan yok. Fakat eşimin dedesinin babasının Çanakkale'de çarpıştığını biliyoruz. Ne yazık ki elimizde fotoğrafı yoktu.

           İdris Erle Murphy büyükbaba İdris Charles Pike ile.

Serginin konseptini nasıl çizdiniz?
Benim için önemli olan unsurlardan biri her iki tarafı da eşit sayıda görüntülemekti. Her ne kadar Türkler Anzaklar'a nazaran 10 kat daha asker kaybetmiş olsalar da dostluk bağlamında eşit sayıda Türk ve Anzak görüntülemek benim için çok önemliydi. Bunu iki ülkedeki sergimde de uygulamak mümkün oldu.
Aileleri araştırmaya başladığım zaman torunların büyük kısmının ellerinde dedelerinin fotoğraflarının olduğu dikkatimi çekti. Bu da beni torunları atalarıyla bir arada görüntülemeye yönlendirdi. Dedeleri torunların evlerinde bir mekâna yansıtarak bir araya getirme kaydıyla projeksiyonun getirdiği çok enteresan bir birliktelik oluştu. Bu teknik hem daha karanlık ve ciddi bir görsellik yarattı, hem de torunlar üzerinde dedelerinin yansıtılmış ataları görünce muazzam bir duygusallık sağladı. Ben de bunu görüntülemeye çalıştım. 

Toplam kaç kişiyle fotoğraf çekimi yapıp konuştunuz?
17 Anzak, 17 Türk olmak üzere toplam 34 kişinin fotoğrafını çektim. Mekân boyutları yüzünden Sidney'de 28, İstanbul'da ise 20 fotoğraf sergilenecek.

           Mine Konakçı

Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelandalıların bu savaş hakkındaki tepkileri, heyecanları, olayları yorumlayışları farklı mıydı?
Genel olarak insani bağlamda her iki tarafın da tepkilerini ve olayları yorumlayışlarını gayet birbirine benzer buldum. Her iki taraf da savaşa karşı benzer görüşler taşıyorlardı. Ve her iki taraf da birbirleriyle savaşmış olmalarına rağmen birbirlerine karşı saygı ve bir anlamda dostluk duyguları besliyorlar, benim projemin özü de bu.

           Timsal Karabekir babası Kazım Karabekir Paşa ile.

Bu projede neyi göstermek istediniz izleyiciye?
Sergide her iki düşman oğlunun fotoğraflar önünde el sıkışarak fotoğraf çektirdiklerini öğrendiğim zaman çok heyecanlandım. Bütün amacım buydu. Ülkeler arasındaki dostluk ve diyaloğa naçizane bir katkı.

Sergi Avustralya’da ne zaman açıldı, tepkiler nasıl?
26 Mart’ta Sidney’deki şehir kütüphanesinde açıldı. Mayıs sonuna kadar gezilebilecek. Buradaki tepkiler çok olumlu ve etkileyiciydi. Açılışı Sydney Başkonsolosumuz Şeyda Hanbay Arca yaptı. Davette Avustralya'dan ve buradaki Türk topluluğundan bir sürü önde gelen kişiler vardı. Konuşmam barış ve dostluk üzerineydi. Dedeleri çarpışmış bir sürü insan kaynaştı ve kol kola fotoğraf çektirdi. Sadece bu noktada bile projenin hedefine ulaştığına inanıyorum.

İstanbul’da ne zaman açılıyor?
Karakaköy’de Bahçeşehir BAUART galerisinde 9 Nisan’da açılıyor ve 26 Mayıs’a dek sergilenecek.