Çanakkale'de oyunun adı bienal

Çanakkale'de oyunun adı bienal
Çanakkale'de oyunun adı bienal
Çanakkale Çocuk Bienali, çocukların ve çocuklarla sanat yapanların buluşup ufuklarını genişletecekleri bir odak olma yolunda.

EZGİ ARIDURU*

2010 yılında 2. Çanakkale Bienali kapsamında Mavitay Çocukların Kültür Evi’nin düzenlediği bienal gezileri ve atölyelerinin ürünleri ‘Arkadaşım Bienal’ başlıklı bir sergi oluşturuyor. İşte Çanakkale Çocuk Bienali’nin mayasını çalan çalışma bu. Atölyelere katılan çocuklar bienale rakip ya da alternatif değil onunla arkadaş bir sürecin parçası olmak istediklerini söyleyince atölyenin kolaylaştırıcısı ve Mavitay’ın yöneticisi Erdinç Alnıak kendisini bir çocuk bienalinin örgütlenmesi içinde buluveriyor.
17 Kasım’da, yine Çanakkale Bienali’ni izleyen günlerde ilki açılan Çocuk Bienali’nin, kendini ‘Benimle oynar mısın?’ sorusuyla ortaya koyan kavramsal çerçevesi sanatla karşılaştıkları ortamların nitelik ve içeriğinin çocukların üzerlerinde kurduğu baskıyı kaldırmak amacını vurguluyor. Bu tutumlarını bienal küratörü Mustafa Horasan “Aslında bienalin konsepti değil ‘Benimle oynar mısın?’ çocuklara bir sesleniş. Bu aslında bir oyun, biz de oyun oynuyoruz. Sanat yaparken biz de oynuyoruz. Sen de kendini ifade edebilirsin diyen bir sesleniş. Bu nedenle katılımcılarımıza bir konsept de dayatmadık. Herkesi özgür bıraktık. O yüzden de çok rahat, kendini ifade eden işler geldi” diye açıklıyor.
Gerçekten de Çocuk Bienali’nde karşınıza çıkan yaklaşım ve tekniklerin bolluğu şaşırtıcı. Gerek Çanakkale ve bienal atölyelerinin yürütüldüğü diğer illerden gelen, gerek Türkiye ve yurtdışından gönderilen işlerde zengin bir konu çeşitliliği ve bu zenginlikle yarışan ifade biçimleri bulmak mümkün. Biraz da bu nedenle Çanakkale Çocuk Bienali çocukların ve çocuklarla sanat yapanların buluşabileceği, deneyimlerini paylaşabileceği ve ufuklarını genişletecekleri bir odak olmayı hedefliyor. Yapıtların bir araya geldiği sergi bu anlamda sürecin doruğu. Yapılan atölye çalışmalarının, derslerin, gezilerin, çalışmaların birikiminin dışavurumu. Bienal koordinatörü Erdinç Alnıak gelecek bienallerde bu paylaşım ve aktarımı somutlaştıracak bir yapının peşine düşeceklerini ısrarla vurguluyor.

Sergileme büyüklere göre
Çanakkale Çocuk Bienali aynı zamanda çocukların sergileme üzerine düşünmelerini istiyor. “Serginin kurulmasının da yaratıcı bir süreç olduğu düşüncesi, küratör kavramı ile tanışıyor, bunu sorguluyorlar” diyor koordinatör Evren Aldoğan. Sergileme, Çocuk Bienali’nin en büyük ikilemlerinden birinin de yaşandığı aşama olmuş. Çocukların sergileme sürecinde katkılarının ne düzeyde olması gerektiğini hep beraber çok düşünmüşler. Sonuçta serginin kimin için kurulduğu sorusu belirleyici olmuş. Yetişkinler için kurulan Çocuk Bienali’nde bir araya getirilen işler için Mustafa Horasan “Ben gezen olarak baktım. Nereden baksanız bir saatini verip, iki-üç büyük alan gezecek kişinin sıkılmamasını vaat ediyorum. Bir saat boyunca da ‘bu da güzel, bu ilginçmiş, bu da sanat olabilir’ diyerek bakacağı, iyi örneklerle sergiyi oluşturduk. Bu anlamda ha Picasso asmışsınız ha çocukların işlerini asmışsınız, fark yok arada,” diyor.

Çocuklara müdahale yok, teknik destek var
Çocuk Bienali’ni gerçekleştiren ekip için çocukla çalıştığın her an başlıca mesele kolaylaştırıcı, eğitmen, yetişkinin müdahalesinin en az olması. Evren Aldoğan “Çocuk sergide yaptığı işe yabancılaşmamalı” diyor ve ekliyor: “Buradaki kolaylaştırıcılık aslında teknik olarak kolaylaştırıcılık. Atölyelerde de çocuğun ifadesini değil o ifadeyi yansıtabilmesi için gerekli malzemeyi yönlendiriyoruz. Hem işine bakmayı hem de kullandığı malzemeye ait olasılıkları sonuna kadar bilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Sergi de böyle, bizim yaptığımız teknik bir müdahale.”
Serginin en güzel işlerinden biri, çocukların üzerine resim derslerinde duydukları uyarıları yazdıkları 50’ye 50 bir tuval. Nasıl bir boyunduruğu silkeleyip biraz kolaylaştırıcılıkla nerelere vardıklarını gösterdiği için bence Çocuk Bienali’nin kendisiyle bütünleşen bir iş. Çanakkale Çocuk Bienali 16 Aralık’a kadar Çanakkale Eski Otogar ve Deposu’nda gezilebilir.
*Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi