Çarpıcı fikirle olsaydı...

Çarpıcı fikirle olsaydı...
Çarpıcı fikirle olsaydı...
Mübadeleyi, ev odaklı bir hikâye üzerinden işleyen 'Evdeki Yabancılar', bol katmanlı bu çıkış noktasını yeterince değerlendiremiyor.
Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

“İçini yeterince doldurabildiğimiz bir şey mi ‘ev’ kavramı?” diye sorduğumuzda, bunun cevabını tatmin edici bir şekilde veremiyoruz, belli bir noktada afallamaktan alıkoyamıyoruz kendimizi. Bunun temel sebebi, evle ilgili ‘net’ bir görüşe sahip olacağımız iklimi (iklimde) yaşayamıyor oluşumuz kuşkusuz. Bu ülke , evini bir türlü bulamayanlar ve evine bir türlü kavuşamayanlarla dolu .
İki yönetmenli ‘Evdeki Yabancılar’ da memleketin ‘evsiz’ hali üzerinden hareketle bir şeyler söyleme derdinde bir film . Ancak söylemeye çalıştıklarının altını sağlam donelerle dolduramadığından olsa gerek, etkisi alabildiğine sınırlı kalıyor, bol katmanlı çıkış noktasını yeterince iyi değerlendiremiyor.

Paylaşılamayan ev

Ege sahillerinde bir kasabada eski bir ev var hikâyenin merkezinde. Evin Türkiyeli yeni sahibi ile torunuyla birlikte birdenbire çıkagelen Rum sahibi arasındaki ‘sahiplenme’ temelli çatışmayı resmediyor film. Mübadele sonrası evinden olan yaşlı Rum kadının bu evi ‘istemesi’ kadar doğal bir şey yok aslında. Öte yandan, evin yeni sahibinin de haklı gerekçeleri var. Anlayacağınız, içinden çıkılması zor bir durum söz konusu. Araya bir de kadının torunu ile ‘yeni sahip’ arasındaki duygusal titreşimler devreye girince, bu durum daha da karmaşık bir hal alıyor. Filmin aşkı devreye soktuğu noktada yalpaladığını ve odaktan uzaklaştığını söylemek mümkün. Oysa, elindeki ‘doğru’ malzemeyi daha iyi işleyip sağlam bir cümle kurabilir ve ‘ev’ meselesine dair etkin bir fikir ortaya sürebilirdi.
‘Palyaşılamayan ev’ konusu, ‘Evdeki Yabancılar’ı belli bir yere kadar taşıyor, doğru. Ancak daha da ilerleyebilmesi için fazlası gerekiyor bu film için. Ve bu ‘fazlalık’ı bir türlü göremiyoruz. Nedenler ve nasıllara kafa yorulmadığı, ‘çarpıcı’ çıkış noktasının yeterli görüldüğü aşikâr. Rum kadının bu evle kurduğu ilişki ya da inatla destekli ısrarı üzerine tatmin edici bir argüman geliştirilmemiş hikâyede. Keza, evin yeni sahibinin motivasyonu da yeterince anlaşılır değil, ki aşkla kafası karış(tırıl)ıyor zaten onun da.


    ETİKETLER:

    Ege

    ,

    ülke

    ,

    film

    ,

    dolu

    ,

    İlişki