Caz efsanelerden muazzam performans

Caz efsanelerden muazzam performans
Caz efsanelerden muazzam performans
Bu yılki İstanbul Caz Festivali konserlerinde albüm berraklığındaki kusursuz icra kalitesi dikkat çekiyor. Dün gece caz efsaneleri David Sanborn, Bob James, Steve Gadd, James Genus'ı buluşturan 'Quartette Humaine' konseri de bunlardan biriydi.
Haber: UMUT EROĞLU / Arşivi

İstanbul Caz Festivali, 20’inci yılına ‘pürüzsüz’ ve ‘albüm kalitesinde’ performanslarla devam ediyor. Bu yıla özel mi denk getirildi bilinmez, performansların çoğunda albüm berraklığında bir icra kalitesi dikkati çekiyor. Buna son örnek; önceki akşam Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen David Sanborn, Bob James Feat. Steve Gadd, James Genus konseriydi. ‘Quartette Humaine’ adını taşıyan bu proje -albüm turnesi, kongre salonunun dingin atmosferinde, minimum teknolojik eforla muazzam bir seyirci coşkusu yakalamayı başardı. Konserde yer alan isimleri inceleyecek olursak, biraz fazlaca kusursuz geçen performansı daha iyi okuyabiliriz. Bob James, Grammy dahil pek çok ödülün sahibi, 85 albüm yayımlamış bir piyanist. David Sanborn ise tüm zamanların en önemli saksafon virtüözlerinden. Stüdyo bateristlerinin en iyisi denilen Steve Gadd ve kontrabasın mutlak hakimlerinden James Genus da grubun bel kemiğini oluşturuyor. Hâl böyle olunca, ortaya “maksadını aşmış” bir mükemmellik çıkabiliyor. Zira canlı müzikte hafif kusurlar kötü değildir, doğallık katar. Yaş ortalaması yüksek olan grubun bir de bu kadar düzgün çalmasıyla, konserin başlarında heyecan dozu düşüktü. Bununla birlikte, efsanelere hayran bir seyirci kitlesi koltuklara kurulmuştu. Alkışlar, tezahüratlar hiç eksik olmadı. Sanborn her daim bol bol alkış toplarken, Steve Gadd adeta fabrika işi bir davul solosu döktürdü. James Genus ise hünerli bir heykeltraşın kil heykeli gibi yoğurduğu solosuyla dinleyenleri büyüledi.

9/8’lik ritimlerle dans!

Merhum David Brubeck’le birlikte çalışmış olan Bob James, esprileriyle de konsere renk kattı. Brubeck’in de bir dönem Türk müziğinden etkilendiğini anlatan James, kendisi ise sadece saymakta biraz zorlandığını söyleyerek (9/8’lik ritmi kastediyor) izleyicileri güldürdü. Brubeck’i anma değeri de taşıyan konserin temposu sona doğru giderek yükseldi. Öyle ki; ‘kabına sığmayarak’ dans etmek için soluğu koridorda alanlar bile oldu. İki kez bis’e çağrılan, ikincide seyirciyi selamlamakla yetinen grup, İstanbul’u ne kadar sevdiklerini yineledikten sonra kendilerininki gibi yüzlerce tebessümü geride bırakarak perdenin arkasında kayboldu...


    ETİKETLER:

    Haliç

    ,

    İstanbul

    ,

    YAŞ

    ,

    caz

    ,

    Akşam

    ,

    Proje

    ,

    Kongre

    ,

    Fabrika