Caz lady'sinden enfes konser

Caz lady'sinden enfes konser
Caz lady'sinden enfes konser
İstanbul Caz Festivali kapsamında Yıldız Sarayı'nın büyüleyici dekorunda sahneye çıkan Dee Dee Bridgewater ve beşlisi Latin soslu enfes bir konser verdi.
Haber: ATİLLA DORSAY / Arşivi

Tuhaf bir geceydi. Yıldız sarayı bahçesi gibi büyüleyici bir dekorda kurulan oturma düzeni, talep büyük olduğu için çok kişiyi ayakta bırakmıştı. Biraz da geç başladı ama sonunda kendisine ‘müzisyen-şarkıcı’ diyen, 1950 doğumlu olduğuna göre 63 yaşındaki caz lady’si Dee Dee Bridgewater sahne aldı. Beş kişilik orkestranın önünde mükemmel telaffuzlu bir ‘teşekkür’ çekerek, İstanbul ’a övgüler düzerek. Ve ilk şarkısını söyledi.
Ama hemen sonra sahneyi terk etti. Ancak 45 dakika sonra dönmek üzere!... Bu, gerçekten de çok klas müzikçilerden oluşan beşliye bir saygı duruşu muydu? Galiba öyleydi. Başta üç Grammy ve 7 altın plak sahibi piyanist-besteci-şarkıcı Ramsey Lewis olmak üzere, beşli bize Latin soslu enfes bir konser verdi. Earth Wind and Fire ve Stevie Wonder gibi beklenmeyen duraklara da uğrayarak... Piyanoda Lewis ve bir ara yerini alan Edsel Gomez, keyboards’da Tim Gant, gitarda Henry Johnson, basta Joshua Ramos, davulda Charles Heath ne kadar övülse azdır. Kraliçe sonunda döndü. Her şeye rağmen, asıl onun için gelmiştik! Ve 10 şarkılık konserinde bizlere caz tekniğinin parlak örneklerini sundu. Bebop’u ve scat’ıyla, Ella, Sarah ve Billie’yi eşit düzeyde hatırlatan muazzam sesiyle, müzisyenlerine hep saygısıyla, hatta gitaristiyle düet yapmasıyla...
Ama yine de tatmin olmadık. Çünkü tekniğe fazlasıyla yaslanan Dee Dee, cazın balad veya blues duraklarına uğramadı, bir diğer deyişle duyguyu ikinci plana itti. Bir tek ‘standart’, bunca yıldır gönül verdiğimiz onca klasikten bir tek parça söylemedi. Pardon: Bir tek ‘bis’te Billie Holiday’in ünlü ‘God Bless the Child’ına kavuşabildik. Ama galiba çok geçti. Oysa o, büyük bir kadirbilirlikle Ella’ya, Billie’ye, Horace Silver’e veya Fransız chanson’una adanmış albümler yapmış, örneğin bendeki Paris konserinde Misty veya How High the Moon söylemişti.
Yine de muhteşem bir müzik gecesiydi. Sanatçının dinamizmi, bilgisi ve esprisi sonsuzdu. Ama işte, beklentiler büyük olunca böyle oluyor.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NDE BUGÜN

‘Baby I’m A Fool’, ‘Your Heart Is As Black As Night’, ‘If the Stars Were Mine’ gibi şarkılarındaki eşsiz yorumuyla geniş bir hayran kitlesi edinen Melody Gardot saat 21.00’de Almanya Sefareti Tarabya Yazlık Rezidansı’nda. Genç yaşta geçirdiği kaza sonrası doktorları tarafından keşfedilen ve müzikle yeniden hayata tutunan Gardot’nun müziği caz ve blues’un yanı sıra country ve folk etkileri de taşıyor.