Cazın bir kesimin müziği olmasına karşıyım

Cazın bir kesimin müziği olmasına karşıyım
Cazın bir kesimin müziği olmasına karşıyım
Mimarlık kariyerini bir kenara bırakıp müziğe yönelen caz vokalisti Başak Yavuz, ilk albümü 'Things'i Kalan Müzik'ten yayımladı. Yavuz, "İnat edip gerçekleştirdiğim hayallerimin 12x12 boyutundaki bir ispatıdır bu albüm" diyor.

‘Things’ bir ilk albüm.
Nasıl bir duygu bu?

Hayat uzunca bir süre aksini diretse de inat edip gerçekleştirdiğim hayallerimin 12x12 boyutundaki bir ispatıdır ‘Things’. Yıllar süren mimarlık eğitimim ve kariyerim sonrasında her şeyi bırakıp müzik okumaya gidişimi bana hep hatırlatacak. Elime her aldığımda hınzır bir gülümseme beliriyor yüzümde.

Türk davulcuları çok beğeniyorum 

Caz müziği için hep bir kesimin müziği derler. Siz bunu ABD’de kaydettiniz, eğitiminiz de orda. İki ülke arasında icra ve bakış açısından farklar neler?

Ben cazın bir kesimin müziği olmasına karşıyım, ama illa ki bir kesime ait olacaksa, elit bir kesim olmasındansa underground bir kesim olmasını yeğlerim. Albümü ABD’de kaydettim, bunun sebebi orada bu projeyi bir süredir çalıyorduk, kayıt yapmak çok mantıklıydı. Ama aynı proje buradaki grubumla da çok farklı ve çok iyi tınlıyor. Özellikle Türk davulcuları çok beğeniyorum, ritme karşı özel bir duyarlılığımız olduğunu düşünüyorum. Türkiye ile ABD’yi karşılaştırmak yerine New York ve diğer yerleri karşılaştırmak daha doğru geliyor bana. Bu müziğin kalbi, New York’ta attığı için, orada çok sayıda müzisyen, kulüp ve sosyalleşme imkânı var. 

İki önemli okulda okudum 

Okulunuz çok özel ve siz orda eğitim alan ilk Türkiyeli kadın vokalsiniz. Bu süreç nasıl oldu?
Bu süreç, Randy Esen’in beni yurtdışında eğitim almam gerektiği konusunda ikna etmesiyle başladı. Aslında Manhattan School of Music’in master programına kabul edilmiş olmama rağmen, ilk etapta New School for Jazz and Contemporary Music’e gitmeye karar verdim. İkinci sene Manhattan School of Music’e transfer oldum. Böylece iki okulun da vizyonundan faydalanmış oldum. 2012 yazında MSM’den, caz performans dalında Master of Music derecesiyle mezun oldum. Gerek David Liebman, Peter Eldridge, Theo Bleckmann, Darmon Meader, Jim McNeely gibi inanılmaz hocaları, gerek yüksek nitelikli öğrencileri nedeniyle gururlandığım bir okul ve derecedir.

Bağlantı olmadan karşılık zor 

Türkiye’de gayet nitelikli caz festivalleri var. Onların ilgisi nasıl size? Sizi buralarda görebilecek miyiz?

Eğitimim öncesinde İstanbul Caz Festivali’nin genç caz seçmelerini kazanmış ve bu kapsamda sahne almıştım. 2011’de İstanbul Caz Festivali Tünel Şenliği’nde sahne aldım. Geçen sene içinde, Miles Davis’le uzun süre çalmasıyla bilinen, albümümde de yer almış olan değerli öğretmenim David Liebman’la bir konser vermek için birtakım başvurularda bulundum. Hatta David Liebman’la, onun müziğe olan yaklaşımı ve geliştirdiği metotlarla ilgili bir workshop düzenlemek konusunda çok istekliydim. Bu başvurularımın karşılıksız kalması benim için üzücü bir sürpriz oldu. Geçerli bağlantılarınız olmadan girişimlerinize karşılık bulmanız çok zor oluyor.

Lieb’le konser en büyük hayalim 

Çalıştığınız isimler dünyaca ünlü ve sizinle ilgili yorumları da harika. David Liebman nasıl dahil oldu?

Lieb iki sene boyunca MSM’de hocamdı. ‘Chromatic Music’ kavramıyla ve uygulamasıyla ilgili bir ders veriyordu. Ders için hazırladığım beste ve performansları beğenmişti. Albüm planlarımdan kendisine bahsettiğimde albümün yapımcılığını üstlenmek istedi. Ben ise kendi kendimin yapımcısı olmak istediğimi ancak birkaç parçada çalmasını çok istediğimi söyledim, o da çok mutlu oldu ve kabul etti. Lieb’le hâlâ iletişim halindeyiz, onunla Türkiye’de konser vermek en büyük hayallerimden biri.

21 Ekim’de Nardis’te

21 Ekim’de Nardis Jazz Club’da bir performansım ve 2 Kasım’da Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü Oda Orkestrası Salonu’nda albüm lansman konserim olacak. Ücretsiz gerçekleşecek lansman konserinde piyanoda Adem Gülşen, elektrik basta Alper Yılmaz, davulda Erdem Göymen, klarnette Öykü Karadağ, trompet ve flugelhornda Şenova Ülker, saksofonlarda Yahya Dai, trombonda Bulut Gülen, gitar ve kemanda Cansun Küçüktürk’ten oluşan kalabalık bir ekiple sahne alacağım.