Celal Şengör, Güzin Abla'yı aydınlattı: Kıl mı tüy mü?

Celal Şengör, Güzin Abla'yı aydınlattı: Kıl mı tüy mü?
Celal Şengör, Güzin Abla'yı aydınlattı: Kıl mı tüy mü?
İTÜ'de görev yapan Profesör Celal Şengör, Hürriyet gazetesinde okurlardan gelen sorulara yanıt veren Güzin Abla'yı uyaran bir mektup yazdı: Vücudumuzu kaplayan tüy değil kıl...

RADİKAL - Hürriyet gazetesinde Güzin Abla 'Vücudumuzu kaplayan tüy mü, kıl mı?' başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıda Progesör Celal Şengör'den gelen bur uyarı mektubuna da yer verildi. Yazı şöyle: 

"Geçtiğimiz günlerde bir okurumun lazer epilasyonla ilgili bir sorusu üzerine, vücudumuzdaki fazla tüylerden kurtulmak için neler yapılabileceği konusunda bir yazı yazmıştım.

Sayın Prof. Celal Şengör hocamız, bu yazı nedeniyle beni hem uyaran, hem de bilgi veren bir mail gönderdi.
Her şeyden önce kendisine teşekkür ederim.
Daha sonra da hem sayın hocamızın bilgilendiren yazısını, hem de internetten yaptığım araştırmalarda bu konuyla ilgili bazı yazıları sizlerle paylaşmak istedim.
Hocamız bilimsel olarak çok haklı. Ancak baktım ki tüm internet sitelerinde gerek kadınların bacak ve kollarındaki kıllarla ilgili, gerekse tüm tüy ya da kıl dökücü ilaç ve aletlerle ilgili açıklama ve reklamlarda, kıl değil, tüy sözcüğü kullanılıyor.
Bu nedenle sayın hocamızdan özür diliyor, genele uyduğum için bağışlanmamı diliyorum.
Ancak bu konuda gerekli uyarıların yapılması gerektiğini de hatırlatıyorum.

Memelilerde tüy değil, kıl var

Biz insanların da dahil olduğu memelilerde sadece kıl vardır. Kadınların bacaklarındaki ve kollarındaki de tüy değil, kıldır.

Muhterem Feyza hanım, tüyler sadece Dinosauria sınıfında bulunur (kuşların da Dinozor oldukları 20'nci yüzyılın son 20 senesinin en önemli buluşlarından biridir).
Biz insanların da dahil olduğu memelilerde ise sadece kıl vardır. Kadınların bacaklarındaki ve kollarındaki de tüy değil, kıldır.
Ülkemizde biyoloji bir yana, genel bir doğa bilimi kültürünün sıfır olduğu malumdur.
İstirham etsem de bari siz köşe yazarları böyle fırsat düştükçe yardımcı olsanız.
Doğa bilimlerinin hiyeroglifler kadar bilinmez olduğu ülkemizde her yardıma ihtiyaç var.
Sevgi ve saygılarımla.
* A. M. Celal Şengör
sengor@itu.edu.tr

Çok haklısınız hocam...

Bir de şu sürekli kafamızı ütüleyen ağda ve bunun gibi uygulamalarla ilgili TV reklamlarına sanırım.
Bir de internetteki açıklamalara göz atalım. Çocukluktan çıkıp genç kızlığa ulaşıldığı çağda genç kızların vücutlarında büyük değişiklikler ve gelişmeler olduğu biliniyor.
En başta dikkat çeken de vücutta başta genital organlarda oluşmaya başlayan tüylerdir.                                
Erkeklerin ise kıllarından şikayetçi oldukları bölgelerden biri de göğüs ve karın bölgesidir. Vücudumuzdaki kıllar ve tırnakların ne işe yaradığını izah etmemiz gerekmektedir.
Hemen yeri gelmişken, altını kalın çizgilerle çizmek gerekir ki, kuşlar harici hayvanlarda "tüy" bulunmaz ve "tüy", "kıl"ın küçüğü değildir! 
Hayvanlarda kılların evrimiyle ilgili pek çok düşünce mevcuttur. Bunların çoğu olasıdır. Dolayısıyla genel ve tüm düşünceleri kapsayacak bir kuramda birleştirmek gerekir.
Kıllar derimizin "dermis" tabakasında üretilirler.
Çoğunlukla da bir protein olan keratin içeriklidirler. Kıllar genellikle yaygın olarak memelilerde bulunur ve aslında memelileri diğer canlılardan ayıran özelliklerden biridir.
Kılların evrimiyle ilgili olarak, şu bilgiyi vermekte fayda vardır: Viyana Tıp Okulu'nun 2008'de yaptığı bir araştırma kılların evriminin memelilerin, kuşların ve sürüngenlerin atası ve yaklaşık 310 milyon yıl önce yaşamış olan bir türden itibaren başladığını göstermektedir.
Bu şekilde, ortak atada evrimleşen ve torun türlerde gözlenen özelliklere sinapomorfi denir. Yapılan bu araştırma göstermiştir ki, tavuklar, kertenkeleler ve insanlarda alfa keratin, yani kılın ana maddesini üreten genler tamamen aynıdır.
İnsanlarda ataları ve yakın kuzenlerindeki gibi yoğun kıl bulunmamasının nedeni, pek çoğumuzun bildiği, bilimsel olarak net açıklamalarının yapılabildiği gibi, vücudumuzun adaptasyon sürecinde gösterdiği uyum sonucu kıllarımızı kaybettiğimizdir."