Cep'ten çıkan besteler

21. yüzyılda üreten yenilikçi müzisyenlerin kafasını en çok karıştıran konulardan biri de aplikasyonla müzik üretme meselesi. John Cage’in 100. yaşgünü için yapılan, ustanın ‘prepared’ piyanosundan çıkan seslerle oynama/üretme imkânı veren CagePiano isimli aplikasyona, Cage’in kemikleri sızlıyor gibi eleştiriler gelmişti. Projeyi hayata geçiren ‘John Cage Trust’ ise sanatçının hazırlanmış piyanosunun ceplere girmesini önemsiyordu. İşte bu cep telefonuyla müzik yapma imkânı, kimi müzisyen için geleceğin müziğine adım atma yoluyken, kimisi için bir tür dejenerasyon. Mesele mühim olunca esas konuya gelmek kolay olmuyor. Elektronik müziğin romantik isimlerinden Martin Wheeler’ın iPhone 4’üne kurduğu ‘nanostudio’ aplikasyonuyla hazırladığı albüm konumuz. Burada sözü Wheleer’a bırakalım: “Nanostudio, Reason’ın kompakt versiyonu. Bu aplikasyon sayesinde her yerde müzik yapabiliyorum. Mesela tren yolculuğu esnasında duyduğum bir anonsu hemen parçama dahil edebiliyorum; yolculuğu bitirmeme gerek yok.” Biraz reklam gibi oldu değil mi? Ne yazık ki günümüzde teknoloji ve sosyal medya araçlarından bahsederken markalardan bahsetmemek imkânsız.
Bu arada reklamın büyüğünü, albümüne iPhonica adını vererek bizzat Martin Wheeler yapıyor ama albümün adında özetlenmiş üretim biçimi dışında bir orijinalliği yok. Ambient-techno/IDM dinleyicilerinin
yakından bildiği bir makine romantizmi. Yine de bir kafede, trende veya yolda yürürken yazılmış olmaları ilginçliğini göz ardı etmemek lazım. Mobil yeni dünya .