Cesaretle alakası yoktu vicdanımı dinledim

Cesaretle alakası yoktu vicdanımı dinledim
Cesaretle alakası yoktu vicdanımı dinledim
Ruanda'daki katliamdan 1268 kişiyi kurtaran, hikâyesi filme çekilen Paul Rusesabagina katliamın yirminci yılında Radikal'e konuştu.
Haber: EMİR EKŞİOĞLU / Arşivi

7 Nisan 1994’te Ruanda Cumhurbaşkanı Juvenal Habyarimana’nın uçağının düşürülmesini bahane eden aşırı milliyetçi Hutular (Interahamwe) 100 günde yaklaşık bir milyon Tutsi ve ılımlı Hutular’ın vahşice ölümüne ve milyonlarca insanın zorunlu göç etmesine neden oldu. Vahşet öylesine bir boyut almıştı ki, Ruanda’da sokaklar insan kemikleri ve organlarıyla doluydu. İşte böyle bir ortamda o dönemde bir otel müdürü olan Paul Rusesabagina kendi çabalarıyla tam 1268 kişinin hayatını kurtarmıştı.
Hafta başında Ruanda Katliamı’nın 20. yılı geride kaldı. Geçen uzun süre zarfında acılarınız azaldı mı?
Yaşadıklarımdan sonra hissettiğim acı ve ıstırap biraz dindi fakat o korkunç anlar halen tazeliğini koruyor. Elbette zamanla bazı acılar iyileşebilir ama soykırım gibi korkunç bir olaydan sonra yaşadığınız acıları unutmak kolay değil.
Katliam sırasında yaşadığınız en üzücü anınız neydi?
En üzücü anım; eşim Tatiana ve çocuklarımızı tahliye için BM aracına bindirip, Interahamwe’nin öldürecekleri kişileri radyodan duyururken onların da isimlerini duymamdı.
Çocuklarınızla o anları konuşmaktan kaçınmışsınızdır..
Çocuklarımla soykırım konusunda konuşurken çok zor anlar yaşadım. Zaten bu yüzden vakfım, diyasporadaki her yaştan Ruanda vatandaşlarının bir araya gelip şiddetin önüne nasıl geçebileceğimizi konuşacağımız diyaloglara mazhar olacak.
Katliamda binden fazla insanın hayatını kurtardınız ve çoğu kişiye göre yaşayan bir kahramansınız. Bu nasıl bir duygu?
Kendimi Ruanda Soykırımı esnasında yapması gerekeni yapmış, tıpkı diğer herkesi gördüğüm gibi sıradan bir adam olarak görüyorum. Böyle olumlu bir şekilde hatırlanmak oldukça güzel bir şey fakat insanlardan ne Ruanda’daki barış çabalarının ne de benim daha iyi bir Ruanda için çalışmamın bitmediğini unutmamalarını istiyorum.
Katliam öncesi Ruanda ve katliam sonrası Ruanda arasında ne gibi farklılıklar var?
O yıllardaki Ruanda ile bugünün Ruandası arasında maalesef çoğu insanın tahmin ettiği gibi büyük farklılıklar yok. 1994’teki soykırımın sebeplerinden olan siyasi , ekonomik ve etnik eşitsizlikler bugün halen devam ediyor. O zamanlar Hutu elitleri nüfusun geri kalanını baskı altında tutarken bugün üst sınıf Tutsilerden bir grup başa geçti ve baskı devam ediyor.
En son ülkenize gittiğinizde neler hissettiniz?
Orada bulunmaktan tabii ki de mutluydum ama iktidarın her geçen gün daha da baskıcı hale gelmesi beni endişelendiriyordu. Vatanımda yaşayamayacağım için üzgündüm ama çocuklarıma nerede doğup büyüdüğümü gösterebildiğim için mutluyum.
Hutu ve Tutsiler ile aranız nasıl? Tekrar Ruanda’da yaşamak sizin için güvenli mi?
Aslında bu çok karışık bir durum. Halk ile aram iyi ama korkarım ki şimdiki Ruanda hükümeti her geçen gün daha da zorbalaşıyor. Cumhurbaşkanı Kagame ne zaman insan hakları ihlalinde bulunsa, siyasete müdahale etse ya da basın özgürlüğünü engellese sesimi yükseltiyorum ve bu yüzden de bugün Ruanda’da bazı kişiler tarafından hoş karşılanacağımı sanmıyorum.
2004’te vizyona giren ‘Hotel Rwanda’ filmi katliamı anlatıyordu ve sizi Don Cheadle canlandırdı. Cheadle’nin oyunculuğundan ve filmin saydamlığından memnun musunuz?
Çekimlerden önce Don ile bir hafta geçirebilecek kadar şanslıydım. Beni canlandırırken de çok iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum, o çok iyi bir oyuncu. Onun dışında o zamana dair birçok anım var ve bu anılarımı iki saatlik bir filmle tamamen anlatmak imkânsız. Film sadece soykırıma açılan küçük bir pencereydi.
Katliama sessiz kalan ülkelerin çoğu daha sonra ironik bir şekilde size ödüller takdim etti..
Evet. Kimsenin aramalarıma, uğraşlarıma cevap vermemesine ve soykırım sırasında dünyanın Ruanda’ya karşı üç maymunu oynamasına çok kızmıştım. Bugün o ödülleri kabul etmemin sebebi katliamın tekrarlanmaması için elimden gelen her şeyi yapmak.
Peki bu ödüllerden en önemlisi hangisiydi?
Birçok ödül aldım ve bu ödüller beni onurlandırdı. Ancak aldığım en iyi ödül –ve hayatım boyunca bu değişmeyecek- ailem ve orada saklanan 1268 Ruandalıyla birlikte Milles Colines Oteli’nden güvenle çıkabilmekti.
Bu yaptığınız gerçekten büyük bir cesaret örneği aynı zamanda..
Cesaretle pek alakası yoktu. Vicdanımı dinleyip doğru olan her şeyi yaptım. Ve her şeyi günübirlik yaptım, her birimizin bir gün daha hayatta kalacağından emin olmaya çalıştım.
Son olarak, hayaliniz nedir?
Fırsat eşitliğinin olduğu, gücün paylaşıldığı ve barış içinde bir Ruanda hayal ediyorum. Umuyorum ki bir gün Ruanda’ya güvenli bir şekilde dönüp evimi tekrar görebileceğim.