'Cesur kovboy' hâlâ faal

'Cesur kovboy' hâlâ faal
'Cesur kovboy' hâlâ faal
Sinemanın seksi kovboyu Kris Kristofferson'ın yeni kaydı 'Feeling Mortal' sıradan bir country albümü gibi tınlıyor olabilir. Aldanmayın, en azından bir kere kulak verin.
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

70’lerin sonunda video pazarı, sadece dünyayı değil, türlü sosyo/ekonomik/politik sebeplerle her şeyden geri kalmayı beceren ülkemizi de kasıp kavurmuştu. Zaten zar zor ayakta duran sinema endüstrisine inen son balta darbesi Beta, onun da üzerine inen ise VHS oldu. Benim sevgili babacığım elinde bir kutuyla eve geldiğinde annemle sevinçten deliye dönmüş ama içinden çıkan cihazın Sony’nin Betamax’ı da JVC’nin gururla sunduğu VHS formatlı da olmaması karşısında yaşadığımız hayal kırıklığı ve kafa karışıklığı içinde kaybolup gitmiştik. Anlayacağınız, bu iki dev sistemle yarışa girmeye karar veren Grundig, Video 2000’i çıkarmış, açıkgöz bir satıcı da babamı fena halde kafakola almıştı. Bu beni öylesine yaralamış bir hikâye ki, o dönemden bir film aklıma geldiğinde, papağan gibi düşünmeden anlatıp duruyorum. İdare edin. Bahsettiğim film 1978 tarihli ‘Convoy’... Eh Betamax ve VHS’den fırsat bulamayan Video 2000 sayesinde bizim eve girmesi 80’lerin başlarını bulmuş meğer. Başrollerde dönemin tartışmasız bir numaralı kadın yıldızlarından Ali MacGraw ve seksi kovboy Kris Kristofferson var. Bu karizmatik kovboy amcayla ailece tanışıklığımız işte böyle başladı. Benim yaşım ne yazık ki ‘A Star is Born’ ve ‘Alice Doesn’t Live Here Anymore’da yeri göğü inlettiği altın günlerini vaktinde yakalayacak kadar çok değil.
Gel zaman , git zaman bizim diyarlarda unutulur Kristofferson. Halbuki o durmaksızın çalışır durur. Çoğu TV için çekilen önemsiz tonla filmde oynar, ortalama 5 yılda bir ise mutlaka yeni bir albüm yayımlar. Yaşı da bayağı ilerler haliyle. ‘Konvoy’dan yaklaşık 20 yıl sonra olanca karizmasıyla döktürdüğü ‘Blade’deki yan rolüyle tüm dünyada bir kez daha hatırlanmasına üzülmeli mi sevinmeli mi hâlâ bilemiyorum. Yaşayan en mükemmel kovboylardan biri olduğu konusunda hemen herkesin hemfikir olduğu Kris Kristofferson, 2009 yılında ABD ’de bile ilk 200’e kıl payı girmeyi başaran ‘Closer to the Bone’dan hemen sonra bir kez daha stüdyoya kapandı ve 10 şarkılık pek sakin country albümü ‘Feeling Mortal’ı kendi adını taşıyan KK Records etiketi ile geçen ay piyasaya sürdü.
Yaşlandığını açıkça dile getirmekten çekinmeyen bu cesur kovboy, bir önceki albümünde artık yolun sonuna gelmiş bir adamın, hayatın manasını sorgulayan şarkı sözlerini yazmaya başlamıştı. ‘Feeling Mortal’ adından da anlaşıldığı üzere ‘yolun sonu’ meselesini bir kez daha masaya yatırıyor. Tıpkı Uncut eleştirmeni Alastair McKay gibi ben de bu albümü dinlerken ‘Crazy Heart’taki Jeff Bridges’i düşündüm. Bu size yeterli ipucunu verecektir. Kariyerinde hemen her seviyeyi görmüş ve tüm yaşadıklarını büyük bir olgunlukla karşılamayı başarmış 76 yaşındaki bir adamın, hâlâ güçlü, hâlâ çalışıyor ve bunu yaparken de huzur duyuyor oluşu tek kelimeyle müthiş. ‘Feeling Mortal’ ilk bakışta sıradan bir country albümü gibi tınlıyor olabilir. Aldanmayın. Anılarda sayısız film karesi ve unutulmaz nota bırakan bu harika adamın ‘yaşam yüklü’ sesine hiç değilse bir kez kulak vermeyi deneyin. Çünkü o istese de istemese de artık bir ölümsüz!


    ETİKETLER:

    ABD

    ,

    Sinema

    ,

    Altın

    ,

    Star

    ,

    Kadın

    ,

    Yaşam

    ,

    Fırsat

    ,

    politik

    ,

    film

    ,

    zaman

    ,

    konvoy