Çift tekere yaşam hakkı!

Çift tekere yaşam hakkı!
Çift tekere yaşam hakkı!
Kentlerde 'numunelik' yollar dışında bisiklete yer yok. Sürücüler ve yayalar en sağdan gitme hakkı bulunan bisikletlilere özensiz. Ölümlü bisiklet kazalarına tepki için düzenlenen eylem ertesi bisikletçilere bağlandık...
Haber: ECE ÇELİK / Arşivi

Henüz 22 yaşındayken kırmızı ışıkta durmayan bir aracın çarparak öldürdüğü bisikletli Meril Çiğdem Durmuş 8 Temmuz’da yaşama veda ettiğinde ODTÜ İnşaat Mühendisliği’nde dördüncü sınıfa geçmişti. 19 yaşında Ankara Üniversitesi Coğrafya bölümü öğrencisi Tolga Beyenir ise bayram tatilinde dört arkadaşıyla çıktığı bisiklet turunda bir aracın çarpmasıyla hayatını kaybetti, arkadaşları ise yaralandı. Bir hafta önce ise İstanbul Dragos sahilinde sağ şeritte bisikletiyle ilerleyen Zihni Şahin’e bir dolmuşun güpegündüz arkadan süratli bir şekilde çarpması haberi ulaştı ajanslara... Son bir ayda beş bisikletli benzer şekillerde yaşamını yitirdi.
Motorlu araçların sebebiyet verdiği ölümler, bisikletlileri pazar günü ‘Bisikletli ölümleri dursun’ eylemi için bir araya getirdi. Caddebostan’da toplanan bin kişi, olmayan bisiklet yollarını, bisikletçilerin kaza yapmasına zemin hazırlayan mazgalları ve bisikletlileri insan yerine koymayan araç sürücülerini protesto etti. Ankara, Bursa ve İzmir’de eşzamanlı eylem gerçekleşti. Dragos’a dek pedal çeviren bisikletliler Zihni Şahin’in öldüğü noktaya beyaz bir ‘hayalet bisiklet’ zincirlediler. Eylemde bisikletçileri sıkıştırmaya çalışan araçlar da eksik olmadı. Uzun süre bisikletliler arasında patinaj çeken aracı durduran bisikletliler aracın çevresini sararak sürücüyü polise teslim ettiler.
Bisiklet kullanıcılarının yollarda yaşadıklarını ve taleplerini kendilerine sorduk... 

Bisikletliler olarak biz de varız
!Yayalar da saygı duymuyor
Gülhan Kadim (Tiyatrocu): Bütün bisiklet kullananlar gibi çok fazla şikâyetim var. İnsanlar sanki bisikletlilerin hiçbir yoldan gitme hakkı yokmuş gibi davranıyor. Hep birilerinin geçiş üstünlüğü var. Bu bisiklet kullananda bir tepkiye yol açıyor ve size yol vermeyenlerle kapışmak istiyorsunuz, bu yüzden de kendinizi tehlikeye atıyorsunuz. Ben Kadıköy’de oturuyorum ve sahil yolu gibi bir avantajım var. Ama sorun sadece arabalarda değil, yayalar da bisiklet yoluna saygı duymuyor. Kendilerinin geçiş üstünlüğü olduğuna inanan yayalar ısrarla bisiklet yolundan yürüyorlar. İnsanın sinirleri bozuluyor çünkü iki dakikada bir durmak zorunda kalıyorsunuz. Zil çalıyorsunuz, zili de anlamıyorlar. Diplerine kadar gidip durunca çekiliyorlar ama hatalı olduklarının farkında değiller. “Sen de nereden çıktın” gibi bir tavra giriyorlar. Bu algıyı değiştirmek için bir bisikletli olarak kendimi anlatmak istiyorum. Bisikletliler olarak biz de varız. Yolların buna göre düzenlenmesi ve var olan yolların korunmasını istiyoruz. Örneğin sahilde bazı restoranlar var olan bisiklet yollarını kendi otoparkları yapmış durumdalar. Dünkü eylem kalabalık, sesi ve sözü olan bir eylemdi. Biz giderken bir araç bisikletliler arasında patinaj çekerek savrulmaya başladı. Bisikletliler ise tepki gösterdiler. Nasıl olduysa ileride bisikletliler aracı durdurmuş ve çevrelemişti. Daha sonra polis gelerek olay sakinleşti. Ama bu tarz olaylar sürekli oluyor. Ben bu eylemlerin devamının geleceğine inanıyorum. 

Bisiklet yolları işgal ediliyor

Sarper Günsal (Özel sektör çalışanı, bisiklet kullanıcısı): Bisikletliler iki sıkıntıyla karşı karşıya. İlki sürücülerin bisikletlileri fark etmemesi, ikincisi ise fark etse de saygı göstermemesi. İnsanların kafasında yolda karşılarına bisikletli çıkabileceğine dair bir fikir yok. Sürücülere bu yönde ciddi bir propaganda çalışması yapılması gerekiyor. Özellikle tek başına bisiklet sürenleri sürücüler bakıyor ancak görmüyorlar. Burada devlete önemli bir rol düşüyor. Devletin çeşitli çalışmalarla insanların kafasına bisikletlilerin de trafikte yer aldığını oturtması gerekiyor. Ben Anadolu yakasında oturuyorum. Sahilde Kaynarca’ya kadar bisiklet yolu var ancak haftasonu o yolda bisiklete binmek bir ölüm. Yola belediye araçları park ediyor, belediye çalışanları çim torbalarını koyuyor, yayalar yürüyor vs... Bu yüzden yola iniyoruz. Bu sefer de polis “Neden bisiklet yolu varken araç yoluna iniyorsun?” diyor. Geçen sene Bağdat Caddesi’nde açılan bisiklet yolu kimi rahatsız ettiyse derhal kapatıldı. Trafik kanunlarına göre taşıtlar bisikletlinin en az bir buçuk metre uzağından geçmeli. Bu kadar tehlikeye karşı bisikletliler kendilerini korumak için grup halinde dolaşmalı. 15 bisikletli dolaşırken bu konuda bilinçsiz sürücülerin bile bir şekilde dikkatini çekmiş oluyorsunuz ve kaza riskini azaltıyorsunuz.

Bisiklet camiasıyla dalga geçiyorlar

Murat Suyabatmaz (Bisikletliler Derneği Başkanı): Büyükşehir belediyesi bisikletliler konusunda çok vurdumduymaz. Resmen bisiklet camiasıyla dalga geçiyorlar. Bisikletliler Taksim’e gidip eylem yapacak hale geldiler. New York’taki uygulamayı örnek alarak Bağdat Caddesi’ne bisiklet yolu yaptılar, ardından 13 saat sonra söktüler. Türkiye ’de bisikletliler için birincisi altyapı, ikincisi kültür sorunu var. Biz bu konularla ilgili girişimlerde bulunuyoruz. Dünkü eylem de bu girişimlerimizin dikkate alınması içindi. Bisiklet yolları konusunu çevre kanunlarının 18. maddesi kapsamına aldırmayı başardık. Artık bisiklet yolu yapımının yüzde 45’ini devlet karşılıyor. Böylece “Para yok, yol yapamayız” diyen belediyelerin bahanesi kalmamış oldu. Antalya, Konya ve Eskişehir gibi şehirlerde pek çok yol yapıldı. İkinci girişimimiz ise bisiklet kültürünü yaymak için oldu. Ortaöğretim okullarına bisikletle ilgili bir seçmeli ders koydurduk. Bu dersin bir kitabı var. Bu derste öğrenciler hem bisiklet kültürüne hem de trafik kurallarına hâkim olacaklar. Eğer izinler yetişebilirse eylülde bu proje hayata geçecek. 

Hobi değil ulaşım seçeneği

Bahar Çuhadar (Gazeteci): İstanbul, Anadolu yakasında sahil şeridine yakın oturuyorsanız, bisiklet konusunda ‘şanslı azınlığa’ mensup sayabilirsiniz kendinizi. Bisikletinize atlayıp Kadıköy’den Pendik’e kesintisiz ve güvenli bisiklet yolunda (Bisiklet şeridine konmuş çöp konteynirleri, park etmiş otomobiller falan gibi engelleri aşarsanız tabii!) seyredebilirsiniz. Gelgelelim mesele bu değil. Yani -eylem fotoğraflarını ‘Bisiklet tutkunları eylem yaptı’ başlığıyla geçen AA’nın deyişiyle- biz ‘bisiklet tutkunlarının’ derdi, boş vakitlerimizde bacaklarımızı çalıştırıp azıcık nefes almak için pedal çevirmek değil. Çok basit bir şey istiyoruz: Bisiklete artık ‘hobi’ değil bir ‘ulaşım seçeneği’ muamelesi yapılmaya başlanmasını. Sene başında Bağdat Caddesi’nde açılır gibi yapıp sonra da “Hata olmuş” diye kapatılan bisiklet yolunu da istiyoruz, boğazın Avrupa yakasında da bisikletliler için kesintisiz bir şerit açılmasını da ya da Bakırköy’de pat diye yolun orta yerinde sonlanan bisiklet yolunun mantıklı bir hatta devam etmesini de... Aktarma noktalarında bisiklet park yerleri, toplu taşımalarda bisikleti taşıma izni ve otomobil sürücülerinden, yolları bisikletlilerle paylaşmayı -artık bir zahmet- öğrenmelerini talep ediyoruz... Bisiklet yolunda salına salına yürüyüp, arkadan o yolun ‘asıl sahibi’ olan bisikletli gelince bile kenara çekilirken ters ters bakan yayalara ne demeli, onu hiç bilemiyoruz!
Bisiklet bir sınıf meselesi
İbrahim Koçyiğit (Gazeteci): Bizde bisiklet konusunda çok temel bir algı sorunu var. Hâlâ karne hediyesi olarak algılanıyor. Bisiklet bir ulaşım aracı olarak görülmüyor. Geçen gün bisiklet üzerindeyken bir araçla tartıştım, bana “Burası bisiklet yolu mu?” diye sordu. Çünkü trafikte bisikletlilerin varlığına saygı duymuyorlar. Trafikteki araçların birbiriyle yaşadıkları sorunlar bisikletlilerle yaşadıkları sorunlar kadar ciddi. Taşıtların bizlere ekstra dikkat etmeleri gerekiyor. Bisikletlileri sıkıştıranlar 10 dakika sonra da araçları sıkıştırıyor. Bisiklet yolları zaten yetersiz, olanlar da hafta sonları mangalcılar tarafından işgal ediliyor. Ben artık sabah 6’da çıkarak spor amacıyla bisiklet kullanıyorum. Ancak ulaşım amacıyla kullanmak zorunda olan insanlar var. Belki görmezden geliyoruz ama asgari ücretle çalışanlar ve ulaşım yolu olarak bisiklet binmek zorunda olan insanlar var. Yani bu yönüyle bunun bir sınıf sorunu olduğunu unutmamak lazım. Bu insanlar işe bisikletle gitmek zorundalar ve kelle koltukta yola çıkıyorlar. Bu düzenleme belediyelerin yaşamsal bir sorumluluğu.

Bisikletlinin dört büyük çilesi


Bisiklet yolu mu? Türkiye’de İstanbul’un ve diğer büyük kentlerin şehir planlamasında çevre ve sağlık dostu çift tekerin göz önüne alınmadığı herkesin malumu. İstanbul’daki kısıtlı bisiklet yolları ancak ‘gezi ve spor’ amaçlı kullanılabilecek nitelikte. Yeterli bisiklet yolu olmadığı gibi, otomobil kullanıcıları da sağ şeritte makul bir mesafe bırakarak bisikletlilere yol hakkı tanımak gibi bir yaklaşıma sahip olmuyor. Dolayısıyla çile en baştan başlıyor, bisikletini sürecek yol bulamamakta! 

Mazgalların gazabı

“Yolda ilerlerken mazgalları ve bisikletin ince tekerini hesaba katamadım ve bir anlık dalgınlıkla yola dik olarak koyulmuş kanalizasyon ızgarasına takılıp biraz uçtum. Sonuç: Bir-iki çizik ve patlak bir ön lastik.” Bu sözler antrenman yapan bir bisikletçiye ait. Bisikletçiler yollardaki mazgallar yüzünden sık sık kaza yapıyor. Bisiklet dostu belediyeler ise mazgalları çapraz olarak yerleştirerek bu kazaları önlüyor.

Sağdan açılan araç kapıları

Trafik yasalarına göre bisikletlilerin yolun en sağından gitme hakkı var. Yine yasalara göre motorlu araçlar bisikletlere en fazla bir buçuk metre yaklaşabilir. Trafik sıkışık olduğu zamanlarda bisikletler araçların arasından hızla süzülürken onları bekleyen bir tehlike var: Arabaların arkalarına bakmaksızın sağa doğru olan kapılarını açması. Kapılara çarparak yapılan kazalar bisikletlilerin başına en çok gelen durumlardan…

Toplu taşımada da yer yok!

Bisikletlileri sorunsuz kabul eden tek toplu taşıma aracı vapurlar. Metrobüs ilk açıldığında bisikletliler ile güvenlik görevlileri sürekli metrobüse bisikletlerin girip giremeyeceğine dair tartışıyorlardı. Bisikletliler Derneği’nin girişimleri sonunda konu bir standarda bağlandı. Bisikletliler gece 12’den sabah 7’ye kadar metrobüsleri kullanabiliyorlar. Metro ise yoğun
saatler dışında bisikletlileri kabul ediyor. Otobüslere ise bisikletle binmek yasak.